Senin, benim, herkesin bildiği, Kömür, Bakır, Demir benzeri bir maden.

Bunu diğerlerinden ayıran, biraz sıkıntılı tarafları var ama hiç ellemesen orasını burası kurcalamasan, dokunmasan dellenmeyecek, kimseye zarar vermeyecek. Yani sen niyetini bozmadığın müddetçe diğer madenlerden hiçbir farkı yok, hatta faydalı tarafları daha fazla.

Doğadaki diğer birçok maden gibi Uranyum da toprak altında, kayalıklarda su altlarında falan bulunuyor.

Granit gibi değilde ondan biraz daha fazlaca radyasyon içeriyor, ağır, gümüş renkli bir metal olarak tanımlanıyor

Son zamanlarda şöyle fena, böyle zararlı diye dile düşürdüler ama az öncede ifade ettik, iyi niyetle kullanılırsa, insanoğlunun işini oldukça kolaylaştırıyor çok işine yarıyor.

Söylediklerine göre teknik tabirlerle anlatılan popüler deyişle zenginleştirme işlemlerini yaptığınızda 1 gramından evet yazıyla da bir gramından 24.000 kWh elektrik veya 2,5 ton kömürün, olmadı 1 ton petrolün ürettiği enerjiye eşdeğer bir enerjiyi elde edebiliyorsunuz.

Zaten ülkeler de bu ve benzeri birçok alanda kendisinden yararlanıyorlar.

Nükleer santrallarda, elektrik üretiminde, ağırlık amacıyla hava araçlarının kanatlarında, zırh kaplamalarında, hatta camlarda renk verici bir madde olarakta işe yarıyor kullanılıyor.

Bunlar işin önemli iyi ve faydalı tarafları.

……………….

9 ülkenin nükleer silaha sahip olduğunu biliyoruz.

Rusya, ABD, Çin, Fransa, İngiltere, Hindistan ile birlikte Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore de bu ligin diğer üyeleri.

Dünyada 12.000’in üzerinde olduğu tahmin edilen nükleer savaş başlığının çoğunun Rusya ve ABD de olduğu da biliniyor.

Kimsenin kafasının arkasından şeytani bir şeyler geçmese, herkes haddini hukukunu bilse, aklına hâkim olsa hiçbir sıkıntı yaşanmayacaktı.

Hadi onu da bir kenara bırakın, zamanında kasabanın büyüklerinin çok kullandığı icat çıkartmayın! kasaba atasözünü bile biraz olsun dinleselerdi, yine bunlar başımıza gelmeyecekti.

Uranyum-235 veya Plütünyum-238 gibi bilimsel fiziksel kimyasal terimleri yan yana getirip radyoaktif madde, fisyon, çekirdek gibi kelimeleri de ekine koyduğunuzda işin rengi öyle bir değişiyor ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Söz buraya geldiğinde,

İnsanın aklına 1945 yılı geliyor, Japonya’nın Hiroşima, Nagazaki şehirleri geliyor.

Yüzbinlerce insanı öldüren kalleş icat Atom Bombası geliyor.

O atom bombasını insanların üzerine atan, o günde bu günde dünyanın başındaki en büyük bela ABD geliyor.

ABD zaman zaman bazı arızalar çıkartıyordu ama 1945 yılından 2026 yılına gelene kadar geçen 80 yılı aşkın sürede, ülkenin başına ikinci kez getirdikleri, insanlığa zararlı, evlat olsa sevilmeyecek garip canlı.

Kıymetli sırdaşı Epstein’i kaybetmesinin üzüntüsünden mi, yoksa özel sebeplerle oluşan özel dostluklarının sayfa sayfa ortalara saçılmasından mıdır ne yaptığını bilmez halde.

Önce

İran’da 450 kg zenginleştirilmiş uranyum var dedi.

Bunun İran’dan çıkartılması gerekiyor, dedi.

Dediklerimi yapmazlarsa taş üzerinde taş bırakmam dedi.

Kolunu kanadını kırdım, bir daha ayağa kalkamazlar dedi.

Onu dedi bunu dedi, hızını alamadı.

Medeniyet nedir bilmediğinden, yönettiği ülkenin medeniyet ile de bir tanışıklığının olmadığından.

Yarın sabah bir medeniyet yok olacak dedi.

Akşam yatmadan önce, medeniyetin ne olduğunu biraz sormuş soruşturmuş olmalı ki.

Sabah olunca ilk iş olarak, İran büyük bir medeniyet, İranlıları seviyorum dedi.

Delidir ne yapsa yeridir, diye geçiştirilecek bir durum değil ki, binlerce insan öldü.

……………..

İnsanoğlu’nda, yeryüzünde başka bir canlıda olmayan değişik bir şeyler var.

Yok, yok, öyle akıl fikir duygu düşünce gibi şeylerden söz etmiyorum.

İnsanoğlu, enteresan bir canlı, yeni yeni icatlar çıkartıyor! ama gözü bir türlü doymak bilmiyor, nerde nasıl doyar onu da tahmin edemiyorsunuz, bilemiyorsunuz.

Türlü çeşitli yakıştırmalar yaparak, sebepler yaratarak, şaşırtmalar saptırmalar yoluyla bir şeylerin de arkasına saklanarak,

Kendi yaşamının sınırlı olduğunu bile bile, başka yaşamlara son verilebiliyor.

Kendi yaşamının da ölümle sonuçlanacağını bile bile, başkalarının ölümlerinden medet umabiliyor.

Yakın zamana kadar kasabadaki fabrikanın, insanların yaşamına zarar verdiğini, birçok ölümcül zehirli maddeyi hoyratça kasabanın üzerine salarak kalıcı hastalıklara yol açtığından söz ediyorduk.

Devletin resmi makamları da açıkladıkları verilerle söylenenleri doğruluyordu.

Bayağı bir zaman da yazdık çizdik, bağırıp çağırdık meseleyi duymazdan gelenlere duyurmaya çalıştık.

Erdemir-9

Son yıllarda,

Bilinen veya bilinmeyen davranışlarımızın yanına,

Her şeyin önüne geçen başka bir özelliğimiz daha eklendi.

Bu durum bize çok zarar vermeye başladı, böyle giderse çok daha da fazla zarar verecek gibi gözüküyor.

Artık her şeyi çok çabuk tüketir, hemen unutur olduk, çok övündüğümüz hafızamızda bile birkaç gün dahi tutamaz hale geldik.

Nuri ÖZTÜRK / İzmir

#erdemir #maden #karadenizereğli #iran #Epstein