Mutluluk dediğin kavramın içini, ayrıntıları yakalayarak oya gibi işleyip doldurabiliyor ve incir çekirdeğinin içinde paylaşmanın iletişimini kurabiliyorsan, bilinmeyen ve yakalanmayanlara ulaşırsınız.
Zordur zor.
Çok zor.
Yaşamın en zor ama bir o kadar da kolay evresidir.
Anlatılmaz.
Anlatılamaz.
Anlattırılamaz da.
Sadece ve sadece, içine girmek gerekir incirin çekirdeğinin.
Yaşamak gerekir orada.
O ve sen.
Baş başa ve çılgın.
Mutluluk için.
Mutluluk su gibidir.
Akar bir anda akarına.
Belki sesli,
Belki sessiz.
Belki de çığlıkların derinlerinde fırtınalar kopararak bulur yolunu.
Mutluluktur adı.
Şarkı mı ki?
Eh çoğunlukla da sözü ve sözleri kat üzerine üzerine.
Deli olsun.
Delirsin.
Delirtsin.
Sür defne yaprağından marmelatı,
Gecenin ıssızlığının kokusunu günbatımında gökkuşağının ıslığıyla serenada çevir özünle, özgürlüğünle.
Gülümseyerek ay dedene.
Gaipteki tüm canlılara selamlar göndererek.
İç bir yudum nar suyu.
Kar ayazında yeşilin tadını tat ve tattır.
Üşütmeden,
Germeden,
Anlayarak, anlatarak ve anlatımdaki sıcaklığı yıldızlar yağmuruyla sunarak.
Yaşa.
Yaşadıkça paylaş.
Paylaştıkça çoğalt.
Çoğalttıkça önce ırmaklara, sonrasında da nehirler olup çağlat.
Çılgınlık diz boyu.
Şans çiçeği ek tek etek.
Çift çiçek.
Çitlenbiğin çıtını duyduğunda birlikte uzanın çimen çayırına.
Taklalar atın.
Oynaşın kelebeklerle.
Tekme sallayın boşluğa.
Sarmaş dolaş olun ağaçların dallarıyla.
Delirin.
Deli gibi saldırın doğaya.
O sizi anlar.
Kızmaz da.
Mutluluğunuzla mutlu olur.
Göremeseniz bile yüzünü, duyamasanız bile sesini, o hem güler hem de sarar sizi bağrına.
O da mı delirir ne?
Belli olmaz.
Doğa da sevgi yüklü.
O da sevdalı aşkına.
Yosununa, börtüsüne, böceğine.
Sever ak güvercinleri.
Dalgaların çığlık dolu çılgınlıklarını.
Kendini bulur sizinle sizde.
Koşar uçurtmaların ardından.
Gizemlerindeki yalnızlığının gözyaşlarıyla usulca.
Tutar bir tutam kır çiçeğini ?beni affet? diyerek.
Sunar morumsu ve kızıl gözyaşını.
Muhabbet sofralarında ?dilber dudakları? ile çala kaşık yaptıkça çoğalıp çoğaltın sevginizi.
Şimsekler özel çakmalı ılıklığı ışıtarak.
Arzuların kucağında.
Ve illa ki, göz?
Gözlerle oynaşsın dünya.
Gözlerin dansını alkışlasın dostlar.
Can olup aktıkça sevda lavları yüreklere doğru delice, kavak yellerinin pamukları silsin geçmişi.
Yeni yepyeni bir geleceğe, elele koşun birbirinizi iterek.
Biz deyin.
Biziz deyin.
Kendinizle biz oldukça, olabildikçe yarının aydınlığında oynaştırın özünüzün geleceğini.
Sımsıkı.
Ateşleri yakıp yıkarak sımsıkı.
Tutun ?biz?i?
Sakın ola ki; yorulmak yormasın sizi.
Siz sizi, biz yapın.
Sizinle siz güzelleştikçe, sizi gönüllerde alkışlayıp yollarınızdaki dikenleri çalı çırpıları temizleyecek o kadar çok sevgiye aç dostları görmeden bulacaksınız ki?
Kader?.
Sizi sizden ayırmadan, yarınlara muştular yollasın.
Yorumlar