Bursa'nın Yenişehir ilçesinde kamu emekçileri, emekliler, sendikalar ve STK'lar Yenişehir’de “eşitlik, özgürlük, adalet ve emeğin hakları” için bir araya geldi. Platform, hem ekonomik kayıplara hem de demokrasiye yönelik baskılara karşı ortak mücadele için yola çıktı.Gürhan ADANA / BURSA (İGFA) - Bursa’nın Yenişehir ilçesinde kamu emekçileri ve emekliler, yıllardır büyüyen ekonomik kayıplara, artan işsizlik ve yoksulluğa karşı seslerini birleştirdi.

Platform, Eğitim-Sen, Tüm Emeklilerin Sendikası, Eğitim-İş ve Yenişehir Çevre Platformu’nun bir araya gelmesiyle oluşturuldu. Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu, ilk basın açıklamasıyla kuruluşunu ilan edecek. Platformun önümüzdeki dönemde yeni katılımlarla daha da genişlemesi hedefleniyor.

"İz’in Peşinde" İzmir'in geleceğini anlatıyor
"İz’in Peşinde" İzmir'in geleceğini anlatıyor
İçeriği Görüntüle

Platform yalnızca toplu iş sözleşmesi (TİS) süreçlerinde değil; yoksulluk, iş güvencesizliği, kadın emeğinin görünmezliği, çevre tahribatı, tarımsal krizin derinleşmesi, su kaynaklarının tükenmesi ve genç işsizliği gibi yerelde en çok hissedilen sorunlara da dikkat çekecek.

Platform sözcüsü Erkan Erdem, “Bizim itirazımız yalnızca kaybettiğimiz ücretlere değil; emeğin, hakkın ve insan onurunun değersizleştirilmesine. Demokrasi olmadan emeğin hakkı, emek olmadan da demokrasinin geleceği olmaz. Yenişehir’de kurduğumuz bu platform, adalet arayışının ve halkın ortak sesinin ifadesidir. Sarı sendikalara da, yoksulluğu dayatan politikalara da, halkın iradesini yok sayan baskılara da karşı çıkıyoruz. Bu mücadele yalnızca emekçilerin değil, tüm toplumun mücadelesidir” dedi.

Platformun öncü bileşenlerinden Eğitim-Sen Yenişehir Şubesi Temsilcisi Şafak Ayhan da toplu sözleşme sürecine dair yaptığı açıklamada, bugün kamu emekçilerinin karşısına bir tiyatro çıkarıldığını belirterek, "İktidarın yanında duran, emekçilerin gerçek sorunlarını görmezden gelen iki büyük konfederasyon var: Memur-Sen ve Kamu-Sen. Bizler bu oyunun farkındayız. Konfederasyonumuz KESK olarak iktidarlar ve yetkili sendikalar arasındaki emekçi aleyhine yapılan bu işbirliğinin nedenini 4688 Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda görüyoruz . O sözleşme masasına oturmanın tek şartı grevli bir toplu sözleşmenin kanunlarla güvence altına alınmış olmasıdır. Grev biz işçi sınıfının en güçlü mücadele silahıdır. Grevsiz bir toplu sözleşmenin sonucu 8 dönemdir izlediğimiz bu tarz Ali Cengiz oyunlardır. Emekçiler güçlerini birlikteliğinden alır, birleşik bir mücadele için mücadeleci sendikalarda örgütlenmek gerekiyor. KESK’in’ EĞİTİM -SEN’in yüz yıl öncesinden aldığı mücadele mirası yolumuzu aydınlatıyor. Bu nedenle kamu emekçilerini, haklarını savunmayan bu yapılardan ayrılmaya ve emeğin onurlu mücadelesine katılmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

Kaynak: İGF