- Ereğli’de Bozhane denen yerde Madenci Peron’nun Komiler yanlılarıyla beraber ortak bir Kominel yaptığını ve direndiğini yazan belgeler var.

Whatsapp Image 2026 04 27 At 10.39.27

Zonguldak ve bölgesi denildiğinde ilk akla gelen elbette kömürdür. Kömür ve emek. Emek ve mücadele denildiğinde ise bir zamanlar sendikada danışmanlık görevinde de bulunan emekli EKİ işçisi Erol Çatma yazdığı kitaplarla Zonguldak’ın kömür tarihine önemli katkılar sağlamaya devam ediyor. Erol Çatma Kdz. Ereğli’de açılan kitap fuarına katılan yazar arkadaşlarını ziyaret etti ve onları bu özel ve anlamlı günlerinde yalnız bırakmadı. Çatma’yı gördüğümde, “eski dostlar eski dostlar” diyerek sarılıp özlem giderdik. Yanındaki Gürdal Özçakır ile son kitabı üzerine çalışma yaptığını ve bir saat sonra buluşabileceğimizi söylediğinde elbette çok mutlu olduk.

Tarihtir Erol Çatma. Çok okuyan ve çok yazan bir emekçidir Erol Çatma. Nihayetinde buluşup söyleşi yaptığımızda ortaya şöyle bir yazı çıktı.

- Erol abi merhaba, Karadeniz Ereğli’de seni görmek çok güzel.

- Merhaba. Teşekkür ederim.

Samsun'da su papatyaları baharın güzelliklerini yansıtıyor
Samsun'da su papatyaları baharın güzelliklerini yansıtıyor
İçeriği Görüntüle

- Nasıl gidiyor yazmak işleri?

- Ben sürekli çalışıyorum. Biraz ara verdik ama son zamanlarda bir kitabı buradaki editörde Gürdal Özçakır’da onun devamını çalışıyoruz.

- Kaçıncı kitap oluyor?

- Gürdal’daki Zonguldak serisinden dördüncü kitap olacak. Diğer kitaplarla da altıncı kitap olacak.

- Maşallah. Aklında abi tüm kitapların isimleri?

- Zonguldak Madenlerinde Hükümlü İşçiler, Kömür Tutuşunca, Asker İşçiler, Zonguldak Maden Tarihi 1840-1865, 1865-1908, 1908-1923, evde çalıştığım da 1923-1939.

- Kitapla ilgili bölgesel yerel yazarlarımız var çabalıyorlar fuarlar açılıyor. Onların sorunları istekleri nelerdir ilk anda aklınıza gelen bir şeyler var mı? Yerel yönetimlerden sivil toplum kuruluşlarından?

- Şöyle söyleyeyim. Kamu kurumlarından yardım gelmesi için kamu kurumlarının istediği gibi yazman lazım. Yani tabi ben emek tarihi çalıştığım için kamu kurumunu anlatsam da işçi ağırlıklı çalışıyorum onun için oradaki işlerin yaşam tarzlarından çalışma koşullarından vermiş oldukları bedeller ben de daha ağır basıyor öncelikle.

- O zaman sendikalardan?

- Sendikalar biz de 1846’da kurulmuş ama ondan evvel doğal liderler dediğimiz köylü topluluğunun önünde gelenlerin buralarda mücadele ettiğini duyuyoruz. Mesela 1875 yılında yazışmada Ereğli’de Bozhane denen yerde Madenci Peron’nun Komiler yanlılarıyla beraber ortak bir Kominel yaptığını ve direndiğini yazan belgeler var. Yani Zonguldak’ta hemen hemen 1871 tarihinden sonra sendikalar yani bilinçli örgütlenme adıyla kurulan ilk budur.

- Hangi kitapta var o?

- Bu son çıkan kitabımda var yayınlandı ama tabi daha çok deniz işçileri ve mavnacılar Ereğli indeksli çalışıyorlardı. Ereğlili liderleri vardı Alaplı liderleri vardı onlar kahyaydılar bütün Karadeniz’de olan İstanbul’da olan kahyalar kurumuna bağlıydılar. Türkiye genelindeki eylemlerde de Zonguldak’ta maden havzasında çalışan kayıkçılara da etkiliydiler onlar bu memlekette emek mücadelesini en iyi şekilde yapanlardı ama ocakta çalışanlardan da daha çok Doğu Karadeniz’den gelen lazların burada çok iyi örgütlendiğini çok iyi mücadele ettiğini biliyoruz. İttihat Terakki döneminde de Zonguldak havzasında İttihat Terakki’nin örgütleri olduğunu fark ediyoruz. Belirle şeylerde kendini gösteriyorlar. Tabi ki daha sonraki dönemlerde de burada herhangi bir 1927’de mavnacılar, deniz işçileri, Amele Birliğine bağlandıktan sonra mavnacılar da burada TTK yöneticileri tarafından yönetilmeye başlanıyor. Zamanla yapılan demir yolu yapılan limanlar hızlı deniz taşıtları çıkması mavnacılığı öldürüyor. Mavnacılar 1935’den sonra burada çözümleniyorlar böylesi bir şey var ama en iyi ocaklarda Armutçuk’ta Çamlı ocakları teknik açıdan son dönemde en iyi teknik ocaklardı 1935-36 gibi onlar da devlet ocakları karşısında kendilerini koruyamadılar. 1935’de burada her şey devlete bağlandı.

- Bu çalışmalarınız için nasıl zaman buluyorsunuz?

- Ben emekli olmadan evvel okuyordum lisedeyken de okuyordum ortaokuldayken de sonra siyasi bir yaşama da girdim ben 1975-76’dan sonra 84’te hapisten çıkınca da okumaya devam ettim. Hapishanede de okudum. Sendikada çalıştım oradan EKİ’ye geçtim EKİ’den emekli olunca ilk yaptığım şey sigarayı bırakmak oldu.

- Herkese tavsiye ediyoruz.

- Evet, daktiloyla 3 tane kitap yazdım. Ondan sonra Osmanlıca’yı öğrenmeyince bir şey yapamayacağımı anladım oturdum adam gibi Osmanlıca’yı öğrendim kendi çevirimi kendim yaparım ondan sonra Erol Şeref Eğitim Müdürüydü o zaman eski okulda kütüphanede orada dünyanın eski Türkçe belgelerini buldum.

- Arşive ulaştın?

- Ulaştım. Bıkmadan usanmadan Osmanlıcayı öğrendim aşağı yukarı emekli 95 yılında oldum 31 yıl olmuş emekli olalı. 28 yıl bir fiil çeviri yaptım. Ve yazdığım kitapları Osmanlıca çevirilerden yazdım. O nedenle gerçekçi bulunuyor. Tabi akademisyenler hep birbirlerinden alarak şey yapıyorlar aktarma kitaplar yazdıkları için benim kadar detaylı anlatma şansları yok. Onlar da başladılar belgeleri aramaya ama mesela son dönemlerde de güzel çalışmalar yapıyor üniversitede arkadaşlar. Osmanlıca bilenlerin yapmış olduğu çalışmalar eski zamanlarla ilgili daha önemli oluyor ama 1950 senesinden sonrasını yazmayacağım ben 50 senesinden sonrasını yazanların da orijinal belgelere ulaşması daha önemlidir onun için tavsiyem budur. Ama öyle az çalışmayla bugün yazmayayım da yarın yazayım dersen bu işi yapamazsın çok disiplin isteyen bir iştir. Eğer sevmiyorsa yapamazsın bu bir yaşam tarzıdır. Ömrümün sonuna kadar da yazacağım.

- Kutluyorum abi. Erol Çatma Ereğli’ye geldi bazı bilgiler verdi. Bozhane ile ilgili anlattıkları için ayrıca teşekkürler.

- *Eyüp Bektaş

#erolçatma #karadenizereğli #yazar #bozhane #madenci #emekçi #işçi #osmanlıca #zonguldak #sendika #gürdalözçakır

Muhabir: Mustafa Kemal Bektaş