Emekli Meclisleri Sendikası (EMS), Yargıtay 9. Dairesi’nin, Ankara 4. İş Mahkemesi’nin sendikanın kapatılması yönünde vermiş olduğu kararı onaması üzerine Anayasa Mahkemesine başvurdu.
Emekli Meclisleri Sendikası Eş Sözcüsü Ali Ersin Gür, yaptığı açıklamada, Türkiye’de emekli sorunlarının aşılabilmesi için emeklilerin örgütlenmekten başka çarelerinin olmadığını söyledi.
Ali Ersin Gür, Türkiye’deki yaklaşık 17 milyon 720 bin emekliyi örgütlemek amacıyla kurulan EMS’nin, kuruluşunu Ankara Valiliği ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirdiğini, kendilerine uzun süre cevap verilmemesi üzerine 6. İdare mahkemesinde tüzel kişiliğin tescil edilmesi için açtıkları davanın lehlerine sonuçlandığını istinaf mahkemesinin de bunu onadığını anımsattı.
-BAKANLIK MAHKEME KARARINI UYGULAMADI
Kesinleşen bu karara göre bakanlığın 15 gün içerinde sendikanın kütük kaydını yaparak tescil işlemlerini tamamlaması gerektiğini vurgulayan Gür, şöyle devam etti.
‘’Ne yazık ki Bakanlık, Türkiye’de emekli sendikaları için kütük kaydı olmadığı için mahkeme kararını yerine getiremeyeceğini bize bildirmiş ise de bir hukuk devleti bünyesinde böyle bir şey kabul edilemez. Çünkü çok zor bir şey değil. Bilgisayar operatörü 2-3 dakika içerinde sanal ortamda kütük kaydı açabilir, ya da bir deftere kütük kaydı yapılabilir, defter tutulabilir. Bu çok zor bir şey değil.
İktidar mahkeme kararlarını tanımıyorsa var olan hukuk kurallarını uygulamıyorsa bir hukuk devletinden bahsedemeyiz. Nitekim uluslararası Sözleşmeler Anayasa’nın 90. Maddesine göre iç hukuk normlarına dönüşmüş durumda. Türkiye’nin taraf olduğu birçok sözleşme BM. Evrensel Beyannamesi’nin 23. Maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 12. Maddesi olsun örgütlenme özgürlüğünü düzenlerken sendikal örgütlenmeyi de düzenlemiş buralarda herkes sendika kurabilir diyor. Dolayısıyla özetlersek Türkiye’de emeklilerin sendika kurmasının önünde hiçbir hukuksal engel yok. Bütün problem iktidar blokunun fiili engellemelerinden kaynaklanıyor. Nüfusun beşte birini temsil eden bu kitle örgütlenmediği taktirde aldıkları reel maaşlar gittikçe düşecek, Kısaca örgütsüzlük devam ederse daha kötü günler gelecek.’’
-KÜTÜK KAYDI YAPILMAYAN SENDİKAYA KAPATMA DAVASI-
EMS’nin kütük kaydının yapılması için açılan Ankara 6. İdare Mahkemesi’ndeki davayı kaybeden Ankara Valiliği’nin, tüzel kişiliği tescil edilmeyen sendikaya karşı Ankara 4. İş Mahkemesi’nde ‘’Kapatma Davası’’ açtığını ve Yargıtay 9. Dairesi’nin bunu onadığını vurgulayan Gür, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘’Halen yürürlükteki hukuk sistemimize göre sadece gerçek ve tüzel kişiliklere karşı dava açılabildiği halde, henüz tüzel kişiliği tanınıp kütük kaydı dahi yapılmamış sendikamıza karşı açılan “kapatılma Davası” tüm itirazlarımıza rağmen reddedilmeyerek sendikamızın kapatılmasına karar verilmiştir. Böylece Mahkeme, hukuken var olmayan Sendikamız hakkında kapatma kararı vererek ucube bir karara imza atılmıştır. Birçok açıdan hukuka aykırı olan bu karar, ne yazık ki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından da onanmıştı.’’
-ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULDU
‘’Sendikamıza karşı yürütülen bu haksız ve hukuksuzluğa karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru hakkımızı kullandık’’ diyen Gür, sözlerini şöyle tamamladı.
‘’Çünkü bu yargı sürecinde; Sendika hakkı ve örgütlenme özgürlüğü (AİHS m.11 ve Anayasa m. 51), Etkili Başvuru Hakkı (AİHS m. 13, Anayasa m. 36 ve 40), Adil yargılanma hakkı, (AİHS m.6, Anayasa m.36, m.40 ve m.138), Silahların Eşitliği İlkesi, Adalete ve Mahkemeye erişim hakkı vs. gibi temel hukuk normları ve bu normlar tarafından güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ve dolayısıyla Sendikamıza karşı ciddi bir hak ihlali söz konusu olduğunu ileri sürdük. Anayasa Mahkemesi’nin bunca hak ve hukuk tanımazlığa geçit vermeyeceğine inanıyor ve emeklilerin sendikalaşmasının önündeki fiili engellerin hak ihlaline sebep olduğuna dair adil bir karar bekliyoruz.
Biz; emeklilerin sendikalaşmasının önünde hiçbir hukuksal engel olmadığı ve İktidar Blokunun konuya dair engellemelerinin hukuk dışı ve hukuka aykırı fiili engellemeler olduğu değerlendirmesini yapıyoruz. Bu yüzden de fiili ve meşru sendikacılığa devam diyoruz.’’





