Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel gereksinimli çocuklar için uygulamaya başladığı özel eğitim kampüsleri uzmanlar ve veliler açısından endişeyle takip edilirken şu andaki mevcut koşulların da çok iç açıcı olmadığı biliniyor.

DİLEK GEDİK YAZI DİZİSİ (KISA DALGA'DA YAYIMLANDI)

Özel çocukların kaynaştırma eğitimi çerçevesinde devlet okullarında öğrenim görmeleri büyük engellerle karşı karşıya. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal bir devlet. Sayın Cumhurbaşkanı'mız da özel eğitime ihtiyacı olan çocuklarımızı çok ciddi şekilde önemsiyor ve bize bu konuda sürekli özel çocuklarımızla, özel eğitime ihtiyacı olan çocuklarımızla ilgilenmemiz konusunda talimatları var” diyor.

Özel eğitim öğrencileri kimler?

Otizmli, Down Sendromlu, dil ve konuşma güçlüğü, özel öğrenme güçlüğü, hafif, orta, ağır, çok ağır düzeyde zihinsel yetersizlik yaşayan, işitme veya görme yetersizliği olan, bedensel engeli olan çocuklar ile üstün yetenekli çocuklar, özel eğitimden yararlanıyorlar. Otizm Dernekleri Federasyonu’na göre bu özel gereksinimli öğrenciler için bilinen en büyük tedavi: Eğitim… Dünya Otizm Organizasyonu üyesi olan ODFED, otizmli çocukların eğitimine ilişkin şu tespiti yapıyor:

“Bilimsel olarak erken yaştaki çocuk için kanıtlanmış yoğun eğitim süresi haftada bireysel ve grup eğitimi olarak 40 saat. Oysa ülkemizde sosyal güvenlik kapsamında ‘otizm özel eğitim raporlu’ çocuklar için aylık 6- 12 saat olan özel eğitim süreci, dünya genelinin oldukça gerisinde kalıyor. Otizmli çocukların mutlaka eğitim sistemi içinde yer almaları gerekiyor. Çünkü eğitim, otizmli birey için her şeyden önce tedavi anlamına geliyor. Otizmi diğer engel gruplarından ayıran en önemli fark; erken tanı ve erken bireysel/kaynaştırma eğitimiyle otizmli çocukların sorunlarının büyük bir kısmını aşmaları.”

Kayıt dışı çok fazla

Özel çocuklarla ilgili sivil toplum kuruluşlarının en fazla dikkat çektiği konu kayıt dışılık. Bu konuda sağlıklı veri yok. Konu sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nı değil Sağlık Bakanlığı’nı da ilgilendiriyor. Özel çocukların eğitim öğretim hayatına katılabilmeleri için engelli olduklarını kanıtlamaları ve 7 veya 8 branştaki doktordan alacakları değerlendirme ile engelli olduklarını bildiren bir rapor almaları gerekiyor. Çarpıcı bir örnek: Türkiye’nin ikinci özel eğitim kampüsünün açılacağı 125 bin nüfuslu Kdz. Ereğli’nin tek devlet hastanesinde 1 ayı aşkın süredir Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı uzmanı yok. Bu nedenle özel çocuklar yaşadıkları yerde raporlarını uzatamıyor ve alamıyor, çevre illere gitmek zorunda kalıyorlar.

Okul yöneticilerinin ve velilerin baskısı

Özel çocukların devlet okullarında eğitim görmesi çoğunlukla okul yöneticileri ve diğer velilerin direnci ile karşılaşıyor. Kamuoyunun bu konuda en iyi bildiği örneklerden birisi 5 yıl önce Aksaray’da Mehmetçik İlkokulu'nda otizmli çocuklarla aynı binada eğitim gören diğer çocukların velilerinin otizmli çocuklara karşı eylem yapmasıydı. Veliler, otizmli çocukların kendi çocukları ile aynı okulda eğitim görmesine karşı çıkarken okul müdürünün de bu eylemi desteklediği iddiaları gündem olmuştu. Dönemin AKP Antalya Milletvekili Kemal Çelik başkanlığındaki TBMM Araştırma Komisyonu 12 Kasım 2019 tarihinde Aksaray’a bu haberler üzerine bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Meclis heyeti, sonradan hazırladığı raporda, “Olayın her iki tarafında yer alan aileler ayrı ayrı ve bir arada dinlenmiş, konuyla ilgili istişareler yapılmış ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için alınması gereken önlemlerle ilgili değerlendirmelerde bulunulmuştur. Aksaray incelemesi neticesinde, özel gereksinimli bireyler hakkında ailelere yönelik farkındalık çalışmalarının ve kaynaştırma yoluyla eğitimin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır” denildi.

Sınıflar standart dışı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı “Özel Eğitim Sınıfları” kılavuzunda yer alan standartların uygulanmasında da sorunlar yaşanıyor, Öyle ki okul yönetimlerinin karşısına çıkan en büyük problem ödenek yetersizliği. Çoğu okulda özel eğitim sınıfları için gönderilen ödeneklerle okulun temel ihtiyaçları karşılanıyor. Her eğitim öğretim yılı öncesi Okul Aile Birlikleri desteğiyle eğitimini sürdüren devlet okullarına özel eğitim sınıfları için önerilen standartlardan bazıları şöyle:

  • Kişi başına düşen alan otizmli öğrenciler için 5, diğer yetersizliğe sahip öğrenciler için 2.5 metrekareden az olmamalıdır.
  • Özel eğitim sınıfları öğrencilerin ihtiyaçlarını rahatça karşılayabilecek büyüklükte olmalıdır.
  • Projeksiyon, ses sistemi (hoparlör), bilgisayar gibi teknik donanıma sahip olmalıdır.
  • Masalar bölünebilir (L,U şekline gelebilecek ve bireysel kullanılabilecek) konumda olmalıdır.
  • Sınıflar; ışık alan, havalandırılması kolay, gerekli ses ve ısı yalıtımına uygun yerlerde olmalıdır.
  • Duvarlar ve zemin kullanışlılığını (çarpma ve düşmelere karşı) en üst düzeyde tutacak biçimde tasarlanmalıdır.

Uzman öğretmen sorunu

ogret.jpg

Öğretmen açığı en büyük sorunlardan biri olan branş da özel eğitim öğretmenliği. MEB verilerine göre, Türkiye genelinde 2024 yılında tüm branşlarda 110 binin üzerinde öğretmen açığı mevcut. Öğretmen açığına göre en çok ihtiyaç duyulan branş İngilizce öğretmenliğinden sonra ikinci sırada özel eğitim öğretmenliği. MEB istatistiklerine göre örgün eğitim çağındaki 625 bin özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciden (104 bini öğrenci bilim sanat merkezlerinde özel yetenekli öğrenci) 359 bini eğitimini kaynaştırma ve bütünleştirme uygulamaları kapsamında sürdürüyor. 2019 yılında 69 bini aşkın öğrenci özel eğitim sınıflarında eğitim görürken 2023 yılı sonunda bu sayı yaklaşık yüzde 24 oranında artarak 86.509’a yükseldi.

ozel-egitim-rakamlar4-meb.jpg

MEB’e bağlı okul ve kurumlarda kaynaştırma, bütünleştirme yoluyla eğitim gören toplam 359.710 öğrenci bulunmakta. Özel gereksinimli öğrenciler, 19 milyon öğrencinin eğitim gördüğü Türkiye’de yaklaşık yüzde 1.5’luk bir oranı temsil ediyor.

ozel-egitim-rakamlar2-meb.jpg

İÇİŞLERİ BAKANINA TALEPLER İLETİLDİ İÇİŞLERİ BAKANINA TALEPLER İLETİLDİ

Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olan okul ya da kurum sayısı 2.518. Bakanlık verilerine göre, Bilsem’ler dahil özel eğitim hizmeti kapsamında kurumlarda çalışan personel sayısı 29 bin 430. Özel eğitim sınıflarında çoğunlukla branş dışı veya ücretli statüsünde öğretmenler görev yapıyor. İlk aşamada 15 bine yakın özel eğitim öğretmenine ihtiyaç var.

ozel-egitim-rakamlar4-meb-001.jpg

Taşımalı eğitim

Köy okullarının kapatılması ve taşımalı eğitimin yaygınlaştırılması, eğitim sisteminin ayrı bir tartışma konusu. Ancak taşımalı eğitim, özel gereksinimli öğrenciler için de ayrı bir sorun. Çocukların servis araçlarında taşınması sırasında yardımcı personel bulundurulması ve taşıma ihalesine giren firmaların daha önce engelli öğrenci servisi yapmış olmaları göz önünde bulundurulması zorunluluğuna rağmen büyük aksaklıklar yaşanıyor.

“Çok ciddi sorunlar var”

Kemal Irmak… Eğitim-Sen Genel Başkanı. Erzincan’da sınıf öğretmeni olarak görev yaptığı sırada özel gereksinimli öğrencilerle destek eğitimi sınıflarında bir arada olmuş bir eğitimci. Kısa Dalga’ya konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, özel eğitimde yaşanan sorunları ana başlıklarıyla şöyle sıralıyor: “Çok ciddi boşluklar var. Bunlardan birincisi eğitimci boşluğu. Türkiye’de öğretmen yetiştirme konusundaki sıkıntılar bu alanda da karşımıza çıkıyor. Özel çocukların taşınmasında ciddi problemler var. Servis araçlarında yardımcı personel yok. Özel eğitim sınıflarında sınıf içi donanım çok farklı olmalı. Ancak kaynaklar gerektiği gibi aktarılmıyor. Zaten yatırımlar bölgelere göre eşit değil. Maalesef okul yöneticileri de, bizzat özel çocuklarla ilgilenenler de engelliler konusunda yeterli bilince sahip değiller. Türkiye’de eğitim konusu, bir bütün olarak yük ve kambur olarak görülüyor.”