ANKARA (AA) - OSMANCAN GÜRDOĞAN - Türkiye'nin ilk ağır sanayisi olarak 1937'de temelleri atılan Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarının (KARDEMİR) çalışanları, demirin yolculuğunda fedakarca mesai yapıyor.
Cumhuriyet'in kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından 3 Nisan 1937'de Türkiye'nin ilk ağır sanayisinin temeli Karabük'te atıldı.
İlk yüksek fırının 9 Eylül 1939'da ateşlenmesinden 1 gün sonra 10 Eylül 1939'da ilk Türk demiri üretildi.
Aradan geçen yıllarda 'fabrikalar kuran fabrika' ünvanıyla anılmaya başlanan KARDEMİR, üretimiyle ülke ekonomisine katkı sağlıyor.
Otomotivden inşaata, demir yolundan ağır sanayiye kadar birçok sektörün ihtiyacına yönelik ürün geliştiren KARDEMİR'de çalışanlar, üretim sürecinde özveriyle görev yapıyor.
Fabrikada çalışan işçiler, mesailerine başlamadan önce koruyucu ekipmanlarını giyerek görev yerlerine geçiyor.
Üretim sürecinde ham madde yüksek fırınlarda eritildikten sonra sıvı demire dönüştürülüyor, ardından çelik üretim aşamalarından geçirilerek demir yolu tekeri, ray, profil, kangal, inşaat demiri gibi çeşitli sanayi ürünlerine dönüştürülüyor.
Modernizasyon çalışmalarıyla üretim süreçleri mekanize olsa da birçok aşamada insan emeği büyük önem taşıyor.
KARDEMİR'de üretim süreci, 1200 ile 1600 derece arasında değişen ısı ve zorlu sanayi koşullarında titizlikle yürütülürken, iş güvenliği kuralları çerçevesinde sürdürülen çalışmalarla tesislerde üretilen demir ve çelik ürünleri, hem yurt içinde hem de yurt dışında farklı sektörlerde kullanılıyor.
- 'Kazasız, belasız çalışma ortamı için var gücümüzle çalışıyoruz'
Fabrikada 16 yıldır çalışan işçilerden Harun Özcan, AA muhabirine, görevli olduğu çelikhanede yüksek fırından gelen sıvı ham demiri çeliğe dönüştürdüklerini söyledi.
İşlem sürecinden bahseden Özcan, 'En zorlandığımız kısım sıcaklık oluyor. Burada 1600 derecede çalışıyoruz. Stresli ve en ufak dalgınlığı kaldırmayan iş yapıyoruz. KARDEMİR olarak burada ray yapıyoruz. 72 metre uzunluğunda raylar üretiyoruz. Türkiye'nin yanı sıra Avrupa hatta dünyadaki en kaliteli demiri üretiyoruz. KARDEMİR, dışarıya bağımlılığımızı minimize edecek bir kuruluş, bununla da gurur duyuyoruz.' şeklinde konuştu.
Bu mesleğin sevilerek sürdürülebileceğini vurgulayan Özcan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı.
Özcan, '1 Mayıs bizim için işçi ve emekçinin dayanışma günü, umut günü ve umuda bakışı ifade ediyor. Kazasız, belasız çalışma ortamı için var gücümüzle çalışıyoruz.' dedi.
- 'Burada en büyük yardımcılarımız işçi arkadaşlarımız'
Fabrikanın 5. Yüksek Fırın Bölümü'nde görevli işletme başmühendisi Hüseyin Ayhan da 2011'den bu yana fabrikada çalıştığını dile getirdi.
Üretim sürecine değinen Ayhan, 'Demiri yaklaşık 1500 derece sıcaklıkta, sıvı halde fırından dışarı alıyoruz ve çelikhaneye işlenmek üzere gönderiyoruz. Emek yoğun bir tesis. Burada en büyük yardımcılarımız işçi arkadaşlarımız. Burada üretilen demir çelik Türkiye'nin birçok yerinde hatta dünyanın birçok yerinde mamul olarak kullanılmaktadır. Türkiye'nin ilk ve tek ray üretici şirketiyiz. Bu, bizim için her zaman gurur kaynağı. Bu açıdan da KARDEMİR'in ekonomimize katkısı büyüktür.' ifadelerini kullandı.
KARDEMİR'in işçi ve 1 Mayıs yönüyle emek sektöründe büyük yere sahip olduğuna işaret eden Ayhan, 'Bütün işçi arkadaşlarımın, emektarlarımızın 1 Mayıs işçi bayramını kutlar, kazasız belasız nice 1 Mayıslar dilerim.' dedi.
- 'Emeğimizin olması onur ve gurur verici'
Enerji tesislerinde elektrik bakım işçisi olarak çalışan Mustafa Ulukaya ise 16 yıldır fabrikada çalıştığını söyledi.
Fabrikanın Cumhuriyet'in ilk fabrikası olduğunu ve köprülerde, inşaatlarda sanayi sektörlerinde çeşitli alanlarda kullanılan mamuller üretmesiyle önemli bir tesis olduğunu anlatan Ulukaya, şöyle devam etti:
'Bugün Türkiye'de üç entegre demir çelik fabrikası var. Ereğli Demir ve Çelik, İskenderun Demir ve Çelik ile Karabük Demir ve Çelik. Diğer iki fabrikayı KARDEMİR yapmıştır. Fabrikalar yapan bir fabrikada çalışıyorum. Türkiye'nin her yerinde bilinen, çok prestijli fabrikada çalışıyorum. Yerli üretim çok önemli. Bugün bindiğimiz trenler, gördüğümüz binalar, üzerinden geçtiğimiz köprülerin tamamında emeğimiz var. Yüzde 100 yerli ve milli olması, bunlarda da emeğimizin olması onur ve gurur verici. Ülkemiz, dışa bağımlı olmamak adına gerek savunma sanayisinde gerek diğer alanlarda çok güzel şeyler yapıyor. KARDEMİR de bence bunların bir parçası.'
- 'El ele, sırt sırta, omuz omuza mücadelemize devam ediyoruz'
Fabrikada görevli mühendislerden Mustafa Yaşar, bir anlamda 'Türkiye'nin geleceği'nin burada üretildiğini belirterek, 'Türkiye'nin belki de yüzde 80'i, 90'ı hiç Karabük'e gelmemiştir ama muhakkak çok büyük kısmı burada ürettiğimiz çelikle bir şekilde muhatap olup dokunmuş, farkına varmıştır. Emeğimizle, alın terimizle geleceğimizi inşa etmek adına burada diğer emekçi arkadaşlarımızla el ele, sırt sırta, omuz omuza mücadelemize devam ediyoruz.' diye konuştu.
Emeğini, alın terini akıtan işçiler için 1 Mayıs'ın çok önemli olduğunu dile getiren Yaşar, 'Beraber çalıştığım emekçi arkadaşlarımın ve bütün emekçilerin 1 Mayıs işçi bayramını kutluyorum. Kazasız çalışmalar temenni ediyorum.' ifadesini kullandı.



