Hani ne? Evet ne!.. Susma? Haydi söyle?. Ne?!! Nedir ve ne değildir bu süreç? Ne yaptın, nereye gittin ve ne elde ettin? Ve dahası, bilinç altında saklı tutup sinsi bir yılan gibi elde ettiklerin ne? Çarptın, böldün, topladın ve sinüs ile cosinüs denklemlerinin ardından eline ne geçti? Ne?!! Tatminsizliğini mi tatmin ettin? Geçmişten intikam almak için konu mankeni mi kullandın? ?Salak? diye dalga geçip isteri kahkahaları mı attın? Yoksa çevrene hava basıp, her şey yıkılsa da bi şeylerin arzının karşılığında bulduğu talebin var olduğunu mu kanıtladın? Nedir? Ne değildir eline ve kucağına geçen? Üç buçuk tık mı? Doğrudur? Üçtü ve buçuğu da ardından geldi. Attırdın hüppedenek. Yaşşa. Varol!.. Kelebekler uçmasın. Balıklar karaya vursun. Doğa tsunamilere kucak açsın. Ağaçlar çürüsün. Dalgalar kendi kendilerine harakiri yapsın. Tükensin her şey. Buçuğu var ya. İki yüzük bir bilezik. Açlık ambarında kim neyi bulmuş ki. Teselli ikramiyesi veriyorlar böylelerine. Sadaka niyetine. Buçuklu da? Gitti işte Abbas. Gitti. Bir dengesizin git-gel ihtirasının kurbanlığı olarak gitti acıların bayramına. Gidiverdi; titreyen bedeninin duygularını toprağa boşaltmaya olan kararlılığıyla ?telaşe yok? direncini de koruyarak. Evet? evet? evet? Görecek günler olmalı. Olmalı sevgi. Olmalı sevda. Olmalı tutku. Yalansız. Riyasız. Maddiyatsız. Olmalı aşklar. Olmalı mutluluklar. Olmalı çiçekler bin-bir nadidelerden demet. Olmalı, oldurmalı? Şimdi yolculuk zamanı. Koşmalı. Durmadan koşmalı o özel mi özel hedefe. Durakta bekleyen bir mutluluk kervanının yolcusu alınmalı sırta yüreğe. ?Canım? denmeli. ?Biz? kavramının önemi vurgulanıp, anladığını anlaşılmalı. Kararsızlıklar arasında dolanıp, yaşama ve mutluluğu kendine zehir etme aptallığına düşüp düşmeyeceği sorulmalı. Sık dokunmalı ilmikler. Hep de temiz olmalı. Makam, şan, şöhret, para, pul, ev-bark düşünülmemeli. Küçük bir barakada, sıcak bir tarhana çorbasına fit olabilecek kadar deli yaşanmalı sevgi. Can gibi. Canımın canısın denmeli. Bugün, ertelenmişlikler ve gelecek o güzel ve tatlı görecek günler selamlanmalı. Abbas yolcu; yola çıkmalı. Zeytinlerin dallarına bağsız uzanıp, yıldırımlar çaktırmalı egenin sokaklarında. Geceler boyu. Gündüzlerin sıcaklığında. Samanyollarından taçlar hazırlayarak, koşmalı adını sevgiden almanın cesaretini taşıyanlara. Her an. Her dakika. Her yıl, yıllara meydan okuyarak?