Sen boşuna “görecek günler var daha” de!

De.. de… de…

Demeye devam et.

Yaşam bu.

Umut bu.

Beklentiler.

Hayaller.

Hepsi birbirine karışsa da, umutlu olmalı insan.

Umut denen kavram her ne kadar Mehmetlerin ekmeği olsa da, yine de umut et.

Umutlar.

Sanki yelkenlinin içinde saklı bir gizem.

Renk veya!

Çok şey.

Çok da tutku.

Bekle ve gör de.

Yaşa.

Yaşamın içindeki görülmemişleri de gör.

Korkmadan ama.

Titremeden.

“Bana da yapılır mı bu?” demeden.

Yapılır.

Yapılır her şey.

Neler neler.

Sınırsız yapılmalar.

Belki de, ihanet.

Evet  evet o!

İhaneti de göreceksin günü geldiğinde.

Gösterecekler sana.

Aldatma ve aldatılmanın bıçak keskinliğindeki soğuğunu da yaşayacaksın.

Kıpkırmızı kesilecek yer.

Gökyüzü de bembeyaz olacak.

Kireç tutacak her şey.

Titretecek.

İnanamamak boşuna.

İnansan ne yazacak, inanmasan ki.

Gerçeğin ta kendisi bu.

Görmektir bunun adı.

Görmek ve görülmek.

Her yeni günde belki yeni bir şey öğrenmek.

Ama adı üstünde gerçek.

Her şeyiyle.

 

Ama yaşam devam edecek.

Kırmak yok ümitleri.

Bu denemeden de ders aldın ise, keyfini sür.

Hoh de.

Yaşasın naraları patlat.

Kuş bu.

Bir uçar bir konar.

Oradan oraya.

Şuradan şuna.

Hep böyledir.

Çünkü kuş.

Kuş kadar özgür.

Kuş kadar da akıllı!

Güle güle kuş.

Güle güle.

Hep uç.

Hep alışkanlıklarından vazgeçme.

Kokla.

Her biri ne şeker değil mi?