İSTANBUL (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Hanelerin elektrik giderlerini karşılayabilen ve çevresel açıdan olumlu etki sağlayan çatı üstü güneş enerji santralleri (GES), iklim değişikliğiyle mücadelede bireysel katkı olarak öne çıkıyor.

Artan karbon emisyonları ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hanelerde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Fosil yakıt kaynaklı sera gazı salımlarının azaltılmasına katkı sağlayan güneş enerjisi, konutların çevresel ayak izini düşürerek sürdürülebilir şehirleşmeye destek veriyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölüm Başkanı Üyesi Prof. Dr. Ozan Erdinç, AA muhabirine, hane halkının güneş enerjisi kullanımının, enerji dönüşümünün tabana yayılması açısından kritik bir adım olduğunu belirterek, 'İklim değişikliğiyle mücadele yalnızca büyük ölçekli yenilenebilir santrallerle değil, bireysel katkılarla da mümkündür ve çatı GES'ler bu noktada somut ve etkili bir araçtır.' dedi.

Yerel üretim-yerel tüketim modelinin, dağıtım kayıplarını azaltarak sistem verimliliğini artırdığına dikkati çeken Erdinç, hane halkının bu modele katılmasının, yeşil ekonominin sadece bir politika hedefi değil, günlük hayatın bir parçası haline gelmesini sağlayacağını ifade etti. Erdinç, 'Hane halkının güneş enerjisi kullanımı bireysel ölçekte küçük gibi görünse de toplumsal ölçekte büyük bir dönüşüm etkisi potansiyeli taşımaktadır.' değerlendirmesinde bulundu.

- Güneş enerjisi paneli kurulum süreci

BAİBÜ ile ROKETSAN arasında stratejik işbirliği anlaşması yapıldı
BAİBÜ ile ROKETSAN arasında stratejik işbirliği anlaşması yapıldı
İçeriği Görüntüle

Güneş enerjisi sistemleri üretimi yapan Sunera Yenilenebilir Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Raşit Akyol da konutlarda güneş enerjisi paneli kurulum sürecinin başvuru ve izin aşamalarıyla başladığını söyledi.

Süreçte yatırımın doğru mühendislik ve hatasız fizibilite çalışmasıyla planlanması gerektiğinin altını çizen Akyol, ihtiyaç duyulan kurulu gücün belirlenmesinin ardından bağlı bulunulan elektrik dağıtım şirketine proje ve gerekli evraklarla başvuru yapıldığını anlattı.

Akyol, sistemin kurulum sürecinin ilk adımında çatının statik uygunluğu ve mevcut elektrik altyapısının analiz edildiğini belirterek, ikinci aşamada ihtiyaç duyulan kurulu güç belirlenerek teknik proje hazırlandığını ve dağıtım şirketine başvuru yapıldığını, üçüncü aşamada resmi onayların alınmasının ardından panel, invertör ve taşıyıcı sistemlerin montajının gerçekleştirildiği kaydetti.

Son aşamada ise sistemin şebekeye bağlantı testlerinden geçirilerek devreye alındığına işaret eden Akyol, başvurunun değerlendirilmesinin yaklaşık 2-3 ay sürebildiğini, izinlerin alınmasının ardından santralin büyüklüğüne göre kurulum süresinin de ortalama 2-3 haftayı bulduğunu söyledi.

Kurulum aşamasında panel, invertör, taşıyıcı konstrüksiyon ve diğer elektrik ekipmanlarının çatı statiğine uygun seçilmesi gerektiğinin altını çizen Akyol, 'Özellikle mevcut binalarda çatı statiğinin ve mevcut elektrik altyapısının incelenmesi gerekiyor. Yeni projelendirilen binalarda ise süreç daha hızlı ilerleyebiliyor. Burada en önemli husus, uygun konstrüksiyon ve malzeme detayıyla, doğru mühendislik çerçevesinde kurulum yapılmasıdır.' ifadesini kullandı.

Akyol, yeni yapılacak binalarda güneş enerjisi altyapısının proje aşamasında planlanabildiğini belirterek, mevcut yapılarda ise çatı uygunluğu ve elektrik altyapısı kontrol edilerek sistemin sonradan da kurulabildiğini ifade etti.

Şebeke bağlantılı sistemlerde üretilen elektriğin öncelikle evin anlık tüketimini karşıladığını aktaran Akyol, üretimin tüketimden fazla olması halinde fazla elektriğin şebekeye verildiğini söyledi.

Akyol, Türkiye'de uygulanan mahsuplaşma sistemi kapsamında şebekeye verilen enerjinin fatura döneminde tüketimden düşüldüğünü anımsatarak, sistem doğru projelendirildiğinde yıllık bazda elektrik faturasının sıfıra yakın seviyelere indirilebildiğini ve fazla üretim olması halinde satış imkanı bulunduğunu kaydetti.

- 'Ortalama büyüklükte bir konut için 5 kilovatlık güneş enerjisi sistemi yeterli'

Ortalama büyüklükte bir hane için enerji tüketimi ve güneş enerjisi kurulum maliyetlerini paylaşan Akyol, şunları kaydetti:

'Ortalama büyüklükte bir konut için 5 kilovatlık güneş enerjisi sistemi yeterli. Bununla Türkiye şartlarında bölgesel farklılıklara bağlı olarak yılda yaklaşık 8 bin kilovatsaat elektrik üretilebilir. Bu da ortalama bir hanenin yıllık tüketimini karşılayabiliyor. Bu büyüklükte bir sistem için yaklaşık 10 panel gerekiyor. 5 kilovatlık bir şebeke bağlantılı sistemin maliyeti 150 bin ile 200 bin lira arasında değişiyor. Depolamalı sistemlerde yatırım maliyeti yüzde 30-40 artıyor. Şebeke bağlantılı sistemlerde yatırım yaklaşık 3 yıl içinde kendini karşılıyor. Depolamalı sistemlerde ise bu süre 5-6 yılı buluyor.'

- Büyük binalara yenilenebilir enerji zorunluluğu

Akyol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yayımladığı Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında belirli büyüklüğün üzerindeki binalarda elektrik tüketiminin en az yüzde 10'unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasının zorunlu hale getirildiğini anımsattı.

Düzenlemenin özellikle site ve büyük yapı projelerinde güneş enerjisi yatırımlarını artıracağını dile getiren Akyol, sadece ortak alan elektrik giderlerinin bile yenilenebilir enerjiyle karşılanmasının maliyetleri düşüreceğini kaydetti.

Akyol, artan enerji maliyetleri ve karbon emisyonlarının azaltılması gerekliliğinin yenilenebilir enerjiye ilgiyi artırdığının altını çizerek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının öz tüketim amaçlı yeni yenilenebilir enerji kapasite tahsisleri açıkladığını hatırlattı. Akyol, bireysel tüketiciler için doğrudan bir teşvik mekanizmasının bulunmadığını ancak kamu ve özel bankaların yeşil enerji kredileriyle yatırımları desteklediğini bildirdi.

Ticari ve tarımsal işletmeler için ise çeşitli hibe ve destek programlarının bulunduğunu aktaran Akyol, tarım sektöründe özellikle sulama pompaları, seralar ve soğuk hava depolarında güneş enerjisi yatırımlarının yaygınlaştığını söyledi.

Akyol, tarımda 5 kilovatlık bir sistem için yatırım maliyetinin 5 bin ile 7 bin dolar arasında değişebildiğini belirterek, bazı tarım yatırımlarında yüzde 50 ila 70 arasında hibe imkanının bulunduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA