Bazen düşünüyorum; hiç okumasam hiç tv-radyo izleyip dinlemesem, hiç gazete girmese evimize
Ve dünyada olup bitenden hiç haberim olmasa
Kazalar, cinayetler, bebek katilleri, acımasız sapıklar, rezil siyaset dünyası, kafamızı karıştıran tutuklamalar, çözemediğimiz toplumsal bozulmalar
Hiçbiri olmasa dünyamda
Suyu bol havası temiz oksijeni bol yüzü daime gülen insanlar sokakta mutlu mutlu koşuşan çocuklar
Nasıl olurdu diyorum
Hiçbir şeyden haberim olmasa
Dış dünyam kirlenmemiş insanlardan ibaret olsa
Nasıl olurdu acaba
Eminim daha mutlu olabilirdim.
Endişelerim olmazdı.
Kızım nasıl bir dünyada büyüyecek ve onu nasıl bir gelecek bekliyor diye karar düşünüp çırpınıp korku içinde olmazdım
Kalbi saf kirlenmemiş hislerle çarpan çocuklar ve büyükler arasında yetişmek yaşamak nasıl da güzel olurdu
Ama ben şanslıyım çünkü küçüklüğüm Kandilli de böyle geçti.
Aynı şansı kızıma veremedim
Evimizin anahtarı kapının ağzında olur öyle komşuya giderdik. Kimse üstünde anahtar taşımazdı böylece
Güvendeydik.
Çocukluğumuz oyunlarla kırda bahçede dağda ağaçların arasında geçti. Ve en güzeli güzel insanların içindeydik.
Hatırlıyorum küçükken icatlar yapmaya çalışırdık
Mahallede misket oynardık.
Bebeklerimize kıyafet dikmek için toplanırdık bizim bahçede
Bahçelerimiz mahallemiz çiçekle donatılmıştı. Hep gülen birbirini seven kollayan insanların arasındaydık.
Kötülüğü bilmedik hiç.
Ayrıcalıklıydık. Çünkü KandİLLİ DE yaşıyorduk. Şanslıydık KandİLLİ DE büyüdük.
Ve yine çok şanslıyız çünkü bizler insanlığı insan olmanın meziyetlerini KandİLLİDE ÖĞRENDİK.
Şimdi Kandilli gözlerimizin önünde yok oluyor. Hayalim hep oturduğumuz eve sahip olabilmekti. Özellikle kışın orada yaşamak hele baharda bambaşkadır.
Ama çocukluğumdaki saflıkla güzeldi oralar.
İçim öyle yanıyor ki
Öyle özledim ki
Ve diyorum ki hiçbir şeyden haberim olmadan güzel saf kalplerin olduğu bir köyde yaşasam evime hiç gazete girmese TV seyretmesem ve tek beklentim iyilik güzellik saflık olsa