Şimdi aç pencereni.
Derin bir soluk çek.
Gözlerini ufuklara kilitle.
Ve düşün
O yıllara geri dön anılarını saklı bahçelerden çıkararak.
Hatırlıyor musun ilk kez karşılaştığın o anı?
Bir otobüs durağında.
Yağmurlu bir günün ıssızlığında sormuştular sana saat kaç? diye.
Gülümsemiştin.
Belki o anda patladı enerjiler.
Bir hareket ve heyecan.
Sonrası fırtına gibi işledi derinliklere.
Günler günleri ve yaşam da güzellikleri sundu sizlere.
An gelecek ve sonsuzluğa koşacaktınız elele.
Yeminler ve sözler ne kadar çoktu.
Ancak bir gün kopuverdin.
Kopuşun beklentilerinin uzağa düştüğü endişesiydi belki.
Aldatıldın.
Kandırdılar seni ve yeni bir ilişkinin kucağına top tepsisiyle sürdüler ikramiye olarak.
İşte; o an, o andı!
Yani, an gelip de kavuşacağın mutluluk denizinin önüne setleri çekivermiştin.
Senin bol kahkahalı gecenin acısını seni sevene çektirdin.
Ağlattın.
Sicimler aktı gitti o yanaklardan.
Süzüldüler.
İsyanlarıyla buluşarak köreldiler.
Bu kez günler intikamı tetikledi.
Yeni bir an arayışıydı bunun adı.
İntikam intikam.
Can yakanın canı yakılmalıydı.
Belki de ilahi adalet!
Nefes al şimdi.
Bir kez daha.
Anılarını tazele.
Düşün tekrar tekrar.
Tüm olayları yanyana koy.
Kültürün ve birikimin can yakmak olmamasını kabul et.
Bir anlık zaafın nelere yol açtığının da gerçek duvarı olduğunu gör.
Yaşam bir süreç.
Bitirdiğin ve yok ettiğin o büyük sevginin küllerinde bile gözyaşı var.
İsyanlar var.
Umutlara doğranan ihanet var.
Ateş hep öyle yapıyor.
Düştüğü yeri yakıp yıkıyor.
Geride öyle de iz bırakıyor ki, unutulmuyor.
Can yanmış çünkü.
Sevgi kırılmış.
Yerini alan intikam duygusu da hiç sönmemiş.
Yıllar alıp götürüyor.
Belki bir inat veya boşluk.
Bitirince sevginin çiçeklerini karanlığın koynunda, olmuyor olamıyor.
Şimdi sen yoksun.
O da yok.
Her ikiniz de başka yerde.
Başka diyarlarda.
Belki de Kaz dağlarının koynunda varlık içindeki yalnızlığın ile penceredesin.
Dışarıda deli mi deli bir rüzgar.
Esiyor anıları ayağa kaldırdıkça duygusallığın açmazları.
Dalıyorsun.
Dalıyorsun.
Dalıyorsun.
Daldıkça yaktığım can beni de yaktı diyebilmelisin artık.
Çünkü bu.
Sonunu böyle bitirdin.
İntikam duygusuyla sana kısasa kısas yapana sakın ola ki kızma.
Kızgınlığın anlamı yok artık.
Hiç yok!..
Yaşam bir yağmur tanesi.
Yağdı ve ıslattı sevgiye aç sürekleri.
Sonrasında da süzüldü gitti.
Geride koskocaman bir acı bırakarak.
Pencereni kapatabilirsin şimdi.
İstediğin gibi.
Yakıp yıkarak bıraktığın izler de kolyen olsun.