Aşka geldim derler ya. Bende aşka geldim satırlar dökülüverdi bir anda. ( Ama yine de ne demek lazım. Aşk eski bir yalan ademle havvadan kalan… )

 

 

 

Küçük harflerle yazmamalıydın ismini

Küçük harflerle yazdırmamalıydın ismini.

Kayıp kentin,  kayıp yüzü.

Şimdi her zamanki masamda

Demli çayımı yudumluyorum.

Eski isyanlarım yok artık,

Eski sessiz çığlıklarımda

Artık sadece kaybolmuşluğunla  demleniyorum

 

Her zamanki masamdayım,

Deniz mavisini kaybetmiş gibi.

Senin kendini kaybettiğin gibi.

Dört köşesi de yırtılmış ruhun

Geldi gözlerimin önüne.

Onarmak, yapıştırmak

Benim harcım değilmiş.

Arpanın derin suyunda boğulurken sen

Seni kurtarmak benim harcım değilmiş.

Fahişe bedenini temizlemek

Benim harcım hiç değilmiş.

 

Sen kaybolmayı seçerken

Ben seyretmekle yetinebildim.

Ne gel dedin ne kal  dedin.

Ne de git dedin.

Boşluklarında sallarken kendini

Beni de salladın boşluklarında.  

İsmin  her söylediğinde

Acı kelimeler geliyor ardından.

Boşluklarda sallanan acı kelimeler.

 

Bir çember vardı

İçinde sen ve ben.

İçindeyken göremedim

İsminin  anlamının acı, yokluk,

Kayboluş, boşluk olduğunu.

Şimdi çıktım çemberden

Dışarıdayım

Şimdi görüyorum fenerinin ışıkları hep sönük,

Arpanın derin suları senin kaçışın

Kayboluşun,

Konuşabildiğin tek yoldaşın.

 

Bitmişliğin yüzünü yüzünde görmüştüm.

Gördüm..

 O an bende bitmiştim.

Yüzündeki bitmişlik

Benim yüzüme bulaşmıştı.

 

Ucuz yaşanmışlığını düzeltmek

Benim harcım değilmiş.

Ucuz dostluklarını.

Ucuz sevişmelerini.

Ucuz okşayışlarını,

Ucuz nefes almanı

Düzeltmek benim harcım hiç değilmiş.

 

Şimdi çemberin dışındayım.

İttiğin yerdeyim.

Kaybolmuşluğunla demleniyorum.

Bedenin fahişe iken

Ruhun bakirdi,

Göremedi kimse

Gösteremedin kimseye,

Gördüm kayboldum

Gördüm,,,

Çemberin dışına atıldım.

 

Kayıp kentin kayıp yüzü.

Artık ısıtmıyor montunun içi.

Huzur vermiyor talan olmuş göğsün.

Ölmeye niyetim yok

Kaybolmuşluğunla demlenirken

Güçsüzlüğünle güçleniyorum,

Kaybolmuşluğunla ben yeniden var oluyorum.

Sen siyahını daha da siyaha boyarken

Ben beyazımı daha da beyaza boyuyorum

Sen arpanın derin suyunda hayattan

Vazgeçerken

Ben hayata kilitleniyorum

 

Çemberin dışında büyütüyorum seni

Bakir ruhunu gördüğüm anı anımsıyorum

Başka yüzlerini hatırlatmıyorum kendime

Onlarca yüzün vardı.

Sana ait olmayan onlarca yüz.

Hatırlatmıyorum bunları kendime.

Biliyorum hatırlatırsam acırım sana.

Yanlış harfle yazdırdığın ismin

Karşıma çıkıyor sürekli.

İsminin sonrasından acı bir kelime,

Ekşi bir kelime,

Kırık dökük bir kelime,

Siyah bir kelime geliyor.

Ne garip en çokta küfürler geliyor.

Küfürlerle anılıyor ismin.

 

Küçük harflerle yazmamalıydın ismini

Küçük harflerle yazdırmamalıydın ismini.

Her zamanki masadayım

Birileri fotoğraf çektiriyor

Bizim fotoğraflar siyah beyaz

Silik, fulu, demli.

 

Kayıp kentin kayıp yüzü

Şimdi mutlumusun?

Saçların okşanıyor mu?

Gözlerin öpülüyor mu?

Gülerken gözlerin parlıyor mu?

Göz kenarındaki üç çizgi belirginleşiyor mu?

Her kafe ye girip çayını içiyor musun ?

Sahilin her köşesinde sevdiğinle fotoğraflar çektiriyor musun ?

Sabah uyandığında

Gülen gözlerle pencereden bakıyor musun ?

 

Sayende öyle sağlam dikişler attım ki ruhuma

Kanasa da ağlamıyorum.

Ağlasam da göstermiyorum gözlerimi.

Tanıdık yüzleri bir bir çıkartıyorum  günlerimden.

Yalanlı , beklentili, renksiz yüzleri

Siliyorum hayatımdan.

Senin tanıdığın benim tanıdığım olmamalı.

Senden iz kalmamalı.

 

Bir harf hatan ismini yanlış yazdırmamalıydı

Bilemedin o harfi silmeyi

Beceremedin isminin büyük harflerle yazılmasını

Korktun mu?

Yorgunmuydun?

Cesaretini nerede kaybettin?

Gücünü nerede tükettin?

 

Kayıp kentin kayıp yüzü

Artık mutlumusun?

Kendin için güzel şeyler yapmaya başladın mı ?

Kendini düşünmeye başladın mı.?

Kendini önemsemeye başladın mı.?

Şimdi utanmadan,

Canın yanmadan aynaya bakabiliyor musun ?

Sahi vermeden almaya başladın mı ?

Görmeye başladın mı çevrende ki sahte yüzleri

 

 

Her zaman ki masamdayım

Demli çayım

Mavisi gitmiş deniz

Ve sen

Seninle demlenerek çoğalıyorum.

Senin yapamadığını yapıyorum

Çoğalıyorum, güçleniyorum.

Kendine öğretemediğin bana öğrettiğin

Hayata bağlanıyorum

Sahtelikleri eliyorum  birer birer.

Sevgiye daha da saygı duyuyorum

Ucuza almıyorum nefesimi.

Sahi bensiz çok mu mutlusun ?