Kanun “Çocuk” kavramını Türk Ceza Mevzuatı bakımından yeniden tanımlamıştır. Bu düzenleme ile öncelikle çocukların suç işlemesini önlemek ikinci olarak ise çocukların bir suçta daha az ceza alacağı düşüncesiyle suçta fail olarak kullanılmasının önüne geçilmek istendi.

Yeni yargı paketiyle ilgili görüşlerini bildiren Avukat Şafak Orhan, uyarılır sıraladı. Kamuoyunun bu konuda bilgilenmesi amacıyla Şafak Orhan'nın Av. Yılmaz Efe aracıyılğı ile ulaştırdığıaç açıklamanın tamamı şöyle:

**Çocuk Koruma Sisteminde Yeni Dönem: Koruma, Denetim ve Cez**a

A-Genel Olarak

1-15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda bir öğrenci tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 1 öğretmen ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş ve 15 kişi yaralanmıştı. Yaşanan bu olay nedeniyle mevcut kanunlardaki çocuklar lehine olan düzenlemelerin yetersiz kaldığı hususunda ağır eleştiriler

yapılmıştı. Bu nedenle, kanun koyucu Suça Sürüklenen Çocuklar ile ilgili bazı önlemler alacağını kamuoyu ile paylaşmıştı. Buna ilişkin olarak ilk düzenleme yapılarak Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girdi.

2-7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, çocukların korunması ve çocuk adalet sisteminin işleyişi bakımından farklı kanunlarda önemli değişiklikler getiriyor. 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı belirtilen düzenleme; ateşli

silahların muhafazasından çocukların ceza sorumluluğuna, sosyal inceleme raporlarından çocuk eğitim evlerine, bıçak taşıma yasağından dijital risklere kadar geniş bir alanı kapsıyor.

HİBE EDİLEN KEPÇE TÖRENLE HİZMETE ALINDI
HİBE EDİLEN KEPÇE TÖRENLE HİZMETE ALINDI
İçeriği Görüntüle

3-Kanun, bir yandan çocukların suçtan ve çeşitli risklerden korunmasını hedefleyen sosyal, eğitsel ve sağlık temelli tedbirler getirirken, diğer yandan ağır suçlar bakımından çocuklara uygulanabilecek ceza rejimini belirli ölçülerde ağırlaştırıyor. Bu nedenle düzenleme, çocuk koruma politikası ile kamu güvenliği ve cezalandırma

politikalarını aynı çerçevede birleştiriyor.

**B-Anne ve Babanın Dikkat ve Özen Yükümlülüğü Arttırıldı: 1 yıldan 3 yıla kadar Hapis Cezası**

1-Kanunla 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a yeni bir hüküm ekleniyor. Buna göre, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi ve bu nedenle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olunması hâlinde, daha ağır bir suç oluşmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanabilecek.

2-Düzenlemenin amacı, silah sahiplerinin muhafaza yükümlülüğünü daha açık ve yaptırıma bağlı hâle getirmek. Uygulamada ise “kişinin gerekli özeni gösterip göstermediği, silahın nasıl saklandığı, çocuğun silaha hangi koşullarda ulaştığı ve olayın öngörülebilir olup olmadığı” önem taşıyacak. Bu nedenle yalnızca silahın çocuk tarafından ele geçirilmiş olması değil, yetişkinin somut olay bakımından kusurlu davranışı da belirlenmek zorunda olacak.

**C-Başka Mattia Ahmet Minguzzi’ler Ölmesin: Ağır Suçlarda Çocuklar Bakımından Farklı Ceza**

1-Türk Ceza Kanunu’nun çocukların ceza sorumluluğunu düzenleyen 31. maddesinde de değişiklik yapıldı. 12-15 ve 15-18 yaş gruplarındaki çocuklar bakımından bazı ceza sınırları yükseltilirken, kasten öldürme ve bazı ağır neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında farklı bir değerlendirme yapılabilmesine imkân tanındı.

2-Bu kapsamda kastın ağırlığı, suçun amacı ve saiki, fiilin işleniş şekli ve çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olup olmadığı dikkate alınabilecek. 15 yaşını doldurmuş, ancak 18 yaşını tamamlamamış çocuklar hakkında belirli hâllerde daha düşük ceza rejiminin uygulanmamasına karar

verilebilecek. Ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından da daha ağır hükümlerin uygulanması mümkün olabilecek.

3-Düzenleme,ağır suçların özelliklerinin ve çocuğun kişisel durumunun birlikte değerlendirilmesini amaçlıyor. Ancak çocuk adalet sisteminin temel ilkeleri gereğince her olayda çocuğun gelişim düzeyi, algılama ve yönlendirme yeteneği, sosyal çevresi ve rehabilitasyon ihtiyacı ayrıca incelenmek zorunda olacak. Hâkimin takdir yetkisini kullanırken kararını somut ve denetlenebilir gerekçelere dayandırması önem taşıyacak.

**Ç-Sosyal İnceleme Raporu Zorunlu Hale Getirildi**

1-Kanunun dikkat çeken yönlerinden biri, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmasını zorunlu hâle getirmesi. Bu inceleme yapılmadan düzenlenen iddianamelerin iadesi gündeme gelebilecek. 15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılmaması hâlinde ise savcılık veya mahkeme tarafından gerekçe gösterilmesi gerekecek.

2-Sosyal inceleme raporu, çocuğun aile ilişkilerini, eğitim durumunu, ekonomik koşullarını, sosyal çevresini, psikolojik özelliklerini ve korunma ihtiyacını ortaya koymayı amaçlıyor. Böylece çocuğun yalnızca isnat edilen fiil üzerinden değil, içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi mümkün olabilecek.

3-Bununla birlikte düzenlemenin etkili olabilmesi, yeterli sayıda sosyal çalışma görevlisi, psikolog, pedagog ve çocuk gelişimcisinin bulunmasına bağlı. Uzman personel ve kurumsal kapasite güçlendirilmediği takdirde zorunlu rapor uygulaması şekli bir sürece dönüşebilir.

**D-Çocuk Eğitimevlerinin Kapsamı Genişledi**

1-5275 sayılı İnfaz Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, çocuk hükümlülerin çocuk eğitimevlerine ayrılmasına ilişkin değerlendirme sürecine farklı uzmanların katılması öngörülüyor. Psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, öğretmen ve çocuk hakları alanında görev yapan avukatların sürece katkı

sunabilmesi amaçlanıyor.

2-Kasıtlı suçlardan üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise beş yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilmesi de düzenlemenin başlıkları arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, kısa süreli hapis cezaları bakımından çocuk kapalı ceza infaz kurumları yerine eğitim ve

rehabilitasyon merkezli bir infaz modelini öne çıkarıyor.

3-Firar, bazı tutuklama kararları veya belirli disiplin durumlarında çocukların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmesi mümkün olabilecek. Bu kararların ölçülü, gerekçeli ve etkili biçimde denetlenebilir olması, çocukların daha ağır infaz koşullarına gönderilmesinin keyfîleşmemesi bakımından önem taşıyacak.

**E-18 Yaşından Küçüklere Bıçak Satışı Yasaklandı!**

Toplumda infial yaratan çocuk cinayetlerine ilişkin olarak getirilen bu düzenleme son derece önemli.Kanun, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan belirli bıçak ve kesici aletlerin 18 yaşından küçük çocuklara satılmasını, çocuklar tarafından satın alınmasını veya taşınmasını kabahat olarak düzenliyor. İhlal hâlinde idari para cezası ve eşyanın kamuya geçirilmesi söz konusu olabilecek. Sanat, meslek ve eğitim faaliyetleri bakımından gerekli araçlar ise istisna kapsamında tutuluyor.

**F-Çocuklara Yönelik Dijital Tedbirler**

1-Düzenlemenin en tartışmalı alanlarından biri dijital risklerden korunma tedbiri. Çocukların kullandığıtelefon, telefon hattı, bilgisayar ve benzeri cihazların belirli takip yazılımlarıyla denetime açılması ve bazı dijital platformlara erişimin sınırlandırılması mümkün olabilecek.

2-Bu tedbirin amacı çocukları çevrim içi istismar, bağımlılık, kumar, uyuşturucu ve şiddet içerikleri gibi risklerden korumak. Ancak hangi verilerin toplanacağı, bu verilere kimlerin erişeceği, kayıtların ne kadar süre saklanacağı ve tedbire karşı hangi başvuru yollarının kullanılacağı açık biçimde belirlenmek zorunda. Çocukların korunması ile özel hayatın ve kişisel verilerin güvenliği arasındaki denge, uygulamanın temel tartışma başlıklarından birini oluşturacak.

**G-Ailelere Tazyik Hapsi: 3 Günden 10 Güne Kadar Hapis**

Koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişiler hakkında üç günden on güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek. Bu yaptırımın uygulanmasında, tedbire uymamanın kasıtlı olup olmadığı ve ailenin yükümlülüğü yerine getirme imkânının bulunup bulunmadığı önem taşıyacak.

H-Çocuk Suçlularda “Suça Sürüklenen Çocuk”, “Adli Süreçteki Çocuk” Olarak Değiştirildi Ayrıca çeşitli kanunlarda “suça sürüklenen çocuk” ifadesi “adli süreçteki çocuk” şeklinde değiştirildi. Bu değişiklik, çocuğun isnat edilen fiille özdeşleştirilmesini ve damgalanmasını azaltmayı amaçlayan terminolojik bir yenilik olarak değerlendiriliyor.

I-Sonuç

Kanun “Çocuk” kavramını Türk Ceza Mevzuatı bakımından yeniden tanımlamıştır. Bu düzenleme ile öncelikle çocukların suç işlemesini önlemek ikinci olarak ise çocukların bir suçta daha az ceza alacağı düşüncesiyle suçta fail olarak kullanılmasının önüne geçilmek istenmiştir.

Yine, ülkemizde son zamanlarda yaşanan Kahramanmaraş’taki okul saldırısı, Mattia Ahmet Minguzzi’nin öldürülmesi nedeniyle şikâyetçi olan ailelere yönelik tehdit durumlarının yaşanması gibi olaylar nedeniyle getirilmiş önemli bir düzenlemedir. Dolayısıyla, 18 yaşından küçük olmayı avantaj olarak kullanıp suç işleyenlerin

yaptıklarının yanına kalmaması, adaletin tecellisinin gerçekleşmesi, toplumun ve mağdur ailelerinin adalete olan güvenlerinin arttırılması amaçlanmıştır. 7593 sayılı Kanun, çocuk adalet sisteminde koruyucu, eğitsel, sağlık temelli ve yaptırım içeren araçları aynı düzenleme içinde toplamış. Sosyal inceleme raporlarının zorunlu hâle getirilmesi ve çocuk eğitimevlerinin güçlendirilmesi rehabilitasyon yönünü desteklerken; ağır suçlarda ceza rejimi, dijital takip ve ailelere yönelik tazyik hapsi daha yoğun bir denetim anlayışını ortaya koymuştur.

Kaynak: BÜLTEN