İSTANBUL (AA) - Lokman Hekim Akay Hastanesinin sağlık okuryazarlığını artırmak ve toplumda doğru sağlık bilgisi erişimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği 'Lokman Hekim Sağlık ve Düşünce Atölyesi' programında uykunun insan sağlığı üzerindeki etkileri ele alındı.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, atölye kapsamında düzenlenen 'Yaşamak İçin Uyku İhtiyaçtan Fazlası' başlıklı etkinlikte, modern bilimsel veriler ile geleneksel öğretiler birlikte değerlendirildi.
Sağlık okuryazarlığını artırmayı ve toplumda doğru sağlık bilgisi erişimine katkı sunmayı hedefleyen etkinlikte, yaşamın yaklaşık üçte birini oluşturan uykunun insan sağlığı açısından taşıdığı önem vurgulandı.
Lokman Hekim Sağlık ve Düşünce Atölyesi kapsamında ilerleyen dönemlerde beslenme, düzenli egzersiz, nefes terapisi, bağımlılıkla mücadele ve dijital bağımlılık gibi başlıklarda da farkındalık programlarının düzenlenmesi planlanıyor.
- 'Kaliteli uyku kronik hastalıkları önlemede rol oynuyor'
Açıklamada görüşlerine yer verilen Lokman Hekim Akay Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Celil Göçer, kaliteli uykunun kronik hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynadığını belirtti.
Etkinlikte katılımcılarla yeterli ve kaliteli uyku ile uyku hijyeni konularını ele aldıklarına değinen Göçer, kronik hastalıkların ortaya çıkışında uykunun rolüne ilişkin bilimsel verilerin de bu kapsamda paylaşıldığını aktardı.
Göçer, 'Program kapsamında polisomnografi, uyku fizyolojisi, beyin dalgaları, sirkadiyen ritim ile melatonin ve kortizol gibi hormonların etkileri değerlendirildi. Uyku yalnızca dinlenme süreci değil, aynı zamanda bedenin ve zihnin yeniden düzenlendiği biyolojik bir süreç.' değerlendirmesinde bulundu.
Hayatın yaklaşık üçte birinin bu süreçte geçirilmesine rağmen uykunun sağlık üzerindeki etkilerinin yeterince bilinmediğini vurgulayan Göçer, bilgi kirliliğinin arttığını, bireylerin ise doğru ve faydalı bilgiye ulaşmakta zorlandığını ifade etti.
Göçer, maruz kalınan her bilginin hayat kalitesine katkı sağlamadığını aktararak, şunları kaydetti:
'Zaman sınırlı ve çok değerli. İhtiyacımız olmayan bilgiye sürekli maruz kalmak, ciddi bir israf oluşturuyor. Bu nedenle hangi bilginin gerçekten faydalı olduğunu sorgulamamız gerekiyor. Anadolu toprakları kadim bilgi açısından önemli bir birikime sahip. İbn-i Sina'nın eserleri, Batı'da yüzyıllarca ders kitabı olarak okutuldu. Ancak bu eserlerin Türkçeye çevrilmesi bile oldukça geç gerçekleşti. Geleneksel bilgiyle modern bilimi birlikte değerlendirmek gerektiğine inanıyoruz.'




