Türkiye'de yılda yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor. Prof. Dr. Metin Çakmakçı, erken tanının hayat kurtardığını vurgulayarak düzenli kontrollerin önemine ve risk faktörlerine karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekti.
İSTANBUL (İGFA) - Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, son yıllarda genç yaşlarda da daha sık gündeme geliyor.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor.
'ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR'
Meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, meme kanserinde en önemli hedefin henüz belirti vermeden erken evrede tanı koymak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Çakmakçı, 'Benim hiçbir şikayetim yok' düşüncesinin düzenli kontrolleri aksatabildiğini belirterek, erken tanı ve tedavi şansının kaçırılmaması için kadınların kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.
RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT
Prof. Dr. Çakmakçı, gelişen görüntüleme yöntemlerinin tanıyı kolaylaştırdığını belirterek; fazla kilo, menopoz sonrası obezite, fiziksel aktivite azlığı, sigara, alkol kullanımı ve bazı hormonal tedavilerin meme kanseri riskini artırabildiğini ifade etti. Ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların risk değerlendirmesini daha erken yaptırmasının önemli olduğunu belirten Çakmakçı, risk grubundaki 40 yaş altı kadınlar için ultrasonografi ve MR, 40 yaş sonrası için ise yıllık ultrasonografi ve mamografi önerildiğini kaydetti.
Çakmakçı, kampanya kapsamında meme kanserinin dikkat edilmesi gereken 7 önemli belirtisini şöyle sıraladı:
- Memede yeni ortaya çıkan kitle
- Memede şekil veya büyüklük değişikliği
- Meme derisinde çökme, çekilme veya kalınlaşma
- Meme başında içe doğru çekilme veya yeni gelişen değişiklik
- Meme başından kendiliğinden gelen akıntı
- Meme veya meme başı çevresinde kızarıklık, döküntü ya da deri değişikliği
- Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan şişlik