Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanıklar ocağın sahibi H.D. (53), maden mühendisi T.A. (41) ve iş güvenliği uzmanı E.S. (35) ile göçükte ölen işçilerin aileleri ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmanın başında madenci ailelerinin avukatı Meral Çolak ile geçenki celsede çıkan tartışma nedeniyle salonu terk eden sanık avukatı Osman Özdoğan arasında yeniden tartışma çıktı.

Özdoğan, "Bir cümle söylediğimde avukat Meral Çolak, ‘Senin yüzünden Zonguldak bu hale geldi.’ diye doğrudan doğruya beni insanların önüne atmaya kalktı. Allah korusun, o acılı insanlardan birisi buradan çıkışta bana yumruk atsa ya da bıçak çekse ne olurdu?" dedi.

Yaşananlarla ilgili konuşmaya devam eden Özdoğan, mahkeme başkanı tarafından uyarıldı. Savunma hakkının engellendiğini öne süren Özdoğan, salondan ayrıldı.

Söz verilen sanık H.D, iş yerinin kendisine ait olduğunu söyleyince önceki duruşmada iş yerinin kendisine ait olmadığı yönündeki beyanları hatırlatıldı.

Bunun üzerine H.D, "Ben kimse tarafından tehdit görmüyorum. Geçen celse avukatım duruşma salonunu terk edince psikolojim bozulmuştu. Bu iş yeri benimdir." dedi.

Hakkındaki adli kontrol uygulamalarının kaldırılmasını ve yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep eden sanık E.S. ise 13 Şubat'ta sözleşme güncellemek isterken yanlışlıkla sözleşmeyi sonlandırdığını iddia etti.

HER 4 DAKİKADA BİR KİŞİ HAYATINI KAYBEDİYOR
HER 4 DAKİKADA BİR KİŞİ HAYATINI KAYBEDİYOR
İçeriği Görüntüle

Sanık T.A. da suçlamaları reddederek, kazadan 15 gün önce işten ayrıldığını öne sürüp bilirkişi raporuna itirazda bulundu.

E.S. hakkındaki adli kontrol yükümlülüklerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, kazayla ilgili ikinci kez bilirkişi raporu alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi ve eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

"DAHA MAAŞLARINI BİLE VERMEDİLER"

Göçükte ölen işçi Ziya Kiret'in eşi Şafak Kiret, duruşma çıkışı gazetecilere, eşine 5 kişinin yapacağı işin yaptırıldığını savunarak, "Ocağın şefliğini yapıyor, hızarcılığını yapıyor, mühendisin görevini yapıyor, çalışanlarına yardım ediyor, sırası geliyor patronun görevini yapıyor. Bu adamın 5 canı mı vardı? Sonunda canını aldılar, bunu söyleyince bana 'Girmeseydi dediler.' Önce bize 'Siz onun bana emanetisiniz.' dendi sonra 'Girmeseydi.' dendi. Hafta sonu tatil gününde çalıştırdılar." diye tepki gösterdi.

Olayda yaşamını yitiren Veysel Oruçoğlu'nun babası Fahri Oruçoğlu da oğlunun hayatını kaybetmesine rağmen herhangi bir sorumlunun hapis cezası almadığını belirterek, "Benim oğlum öleli 7 ay oldu. Bir gün yatmadılar. O ocak da bir gün stop etmedi. Günde 120 ton kömür çıkıyor. Ölenlerin maaşları içeride duruyor. Daha maaşlarını bile vermediler." ifadelerini kullandı.

OLAY

Kilimli ilçesi Gelik beldesinde özel şirketin işlettiği maden ocağında 16 Şubat'ta meydana gelen göçükte işçilerden 3'ü mahsur kalmıştı. İsmet Kabuk bulunduğu yerden yaralı çıkarılırken, 7 saat süren çalışmaları sonucunda Veysel Oruçoğlu'nun, 9 saat sonra ise Ziya Kiret'in cansız bedenlerine ulaşılmıştı.

Maden ocağının sahibi olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan H.D, 17 Şubat'ta çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmış, olaya ilişkin davanın ilk duruşmasında tahliyesine karar verilmişti.

İddianamede, sanıkların "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Kaynak: AA