Can yakanın canı çıkmasın tabi ki. Çıkmasın ki, ?can yakma? operasyonlarını sürdürebilsin. Yaksın, yıksın, dağıtsın, ezsin. Böyledir O?nun mutluluğu. Böyle bilir. Böyle anlar. O hep serseri gibi dolanır ve zıpkın gibi girdiği yürekleri paramparça ederek çıkar. O öyledir. O böyledir. O can alan bir canlı azraildir. Ham yapar. Öyle bir yapar ki, felek melek şaşırıp, sonsuza kadar ?hep yek? zarı atmaya mahkum edilir. O malumdur. O kulak çınlatır. O ah alır. O iyiliğinde uçurur, canın canını alıp da vitrine koyduğunda ise ?iyilik meleği? pozlarına bürünüp olası tehlikeleri bitaraf etmenin akılcılığın danslar eder. O öyledir-böyledir. O?nun için tek gerçek vardır o da maddiyattır. Para? para? para? Sanki Napolyon çocuğu olarak doğmuş ve para ile kesmişler göbeğini. Yer, içer ve üzerinde de mastika oynar. Her alır. Hep harcatır. Hep tüketir. Canlar bilinmeyen dünyasının mezesidir. O?nun canları dalkavukluk kokar. O?nun canları tribündür. O?nun canları sevgisizdir. O?nun canları havadır. O?nun canları çiçeksizdir. O?nun canları içtensizdir. O?nun canları hikayelerin son etabıdır. O?nun canları ruhsal rahatsızlıktır. O?nun canları işkencedir. O?nun canları pozdur. O?nun canları güveli kumaştır. O?nun canları cansızdır? Can yakan, canını bulamasın. Sürünsün. Çeksin çektirdiklerini. İyi günü asla olmasın. Can yakıp da, numara da kimse çekmesin. Günah çıkarmaya kalkıp da, timsahların kirli gözyaşlarını dökme nağmeleriyle tık? tık? tık? demeye de kalkmasın. ?Dost kalalım? ayakları çoktan mı çoktan öyle çok koktu ki çünkü. Can yakanın dostluğu olur mu? İnsanı kullanmayı düşünen ve kullananların insanlığı olur mu? Yemiyor artık garipler. Canının yanmışlığına rağmen, çizgi tutarlılığından uzaklaşmamaya olan kararlılıkları ile uzanıyorlar içlerini yakıp kavuran sevdanın gizemine. O sevdayı özel yaşamak istiyorlar. Sevmişler bir kere. Sevildiğini sanma aptallığına da düşerek şekilcilik bataklığında debelenenlere aşk şarkılarıyla ellerini uzutmışlar?. Uzatmışlar da ne olmuş ki? Acı, can alma ve can yakma? Yaşam sürüyor. Sürecek. Bir gün! Elbette gelecek..! O bir gün; an gelip yazlar kış değil, kışlar yaz olacak? Güneş gerçek yerinden doğacak gerçek sevgiler için Bulutlar dans edecek. Mevlalar ayrılık da vermeyecek, gökte uçan özgürlük kuşlarına. Aşklar sözcüklerine yalan uğrayamayacak. Viran olmayacak sevgi çiçekleri ile oynaşmaya hazırlanan haneler. Vuracak taşlar taşlara ?tık? sesini duymak için. Kader böyle mi yazmış? Ne alaka! İşte kadeh işte mey.. İşte sevgi işte sevgiye sevgilerin en büyüğünü sunan. Şimdi, ?elveda? diyor meyhaneci. Elveda ise, elvedadır. Lami-cimi de olmaz ki. Kaybolma zamanı. Can içicilerin tatlı dilli tuzaklarından uzak durmalı. Günah çıkarma seansları çoktan geride kaldı. Yallah?!