Çeşitli siyasi parti ve derneklerde aktif görevlerde bulunan emekli Mali Müşavir Semih Özkök, önümüzdeki TSO ve Yeni Parti kongreleri öncesinde yapılan çalışmalarda seviyenin korunmasına dönük bir çağrı yaptı.
Özkök’ün sosyal medya aracılığı ile paylaştığı görüşleri şöyle:
“Değerli siyaset ve kurumlarda görev yapan arkadaşlarım;
Bildiğiniz tanıdığınız kadarı ile ben kardeşiniz uzun yıllar siyasetle uğraşmış, siyasetin temiz değil tertemiz olması için çaba göstermiş, başarılı olup olmadığım takdirlerinize kalmış, artık siyaseten bir beklentisi olmayan, herhangi bir yere aday olmayan, (ağır ve zor koşullarda görev verilirse kaçmayacak olan) bir arkadaşınızım.
Siyasetin birçok yerde ısınıp, öte yandan meslek odalarının kongreleri ve veya milletvekili, belediye başkanı, yönetim kurulları adaylıkları gibi yerlere talip olanların eski taktikler olan (ki bunlardan hepimiz son derece sıkıntı ve çile çektik) Ali Cengiz oyunlarına, Bizans Oyunlarına, (Bisiklet sporu yapanlar bilir) son dönemeçte “dirsek açma” lara, dirsek atmalara, çelme takmalara, Ahbap Çavuş ilişkilerine son verilmesi geleceğe bırakılacak en onurlu mirasımız olacaktır.
Birçok yere aday oldum. Kazandım kazanamadım. Ancak ilkesel görüşüm daima şöyle olmuştur; Asla aday olduğum hiçbir yerde diğer aday arkadaşlarımı kötülemek, küçültmek, ezmek, aşağılamak, doğru yanlış etiketlemek olmamıştır.
Zira güçlü ve başarılı bir aday ya da adaylara karşı seçim kazanılırsa başarı taçlanmış olur. Tek ayağı olmayan bir koşucu ile aynı maratonu koşup birinci olmanın ne önemi vardır.
Siz siz olun asla yarıştığınız kişileri kötülemeyin. Aksine yüceltin ki insan olduğunuzun farkına varılsın.
(Yaşlanınca böyle oluyor) Bir küçük öğüdüm daha; Bir ağaca çıkarken birinin yardımı ile çıkarsanız inemez düşersiniz. Kendi gücünüz ve yardımsız çıkarsanız dilediğiniz zaman inebilirsiniz. Birinin yardım ve desteği çok ayan beyan olursa seçim başarınıza gölge düşer. Hep o gölge altında kaybolursunuz. Bunu hiç unutmayın.
Gökten üçten fazla elma attım.. herkesin payına düzeni ısırması dileğiyle…”




