DÜZCE (AA) - ÖMER ÜRER - Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kaya, sulu ve yağlı boya, ebru, ahşap ve seramik boyama alanlarında ürettiği eserleriyle hastanedeki odasını, koridorları ve yemekhaneyi renklendiriyor.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden 1984'te mezun olduktan sonra mesleğine başlayan 64 yaşındaki Kaya, göz hastalıkları alanında 40 yıldır hastalara şifa dağıtıyor.
Düzce'ye 26 yıl önce yerleşen evli ve 2 çocuk babası Kaya, yoğun iş temposundan arta kalan zamanlarda evinde oluşturduğu sanat atölyesinde eserleriyle fırça, tuval ve boyalarıyla baş başa kalarak huzur buluyor.
Sanatın iyileştirici gücünün kendisi ve hastaları üzerinde etkisine inanan Kaya, sulu ve yağlı boya, ahşap ve seramik boyama ile ebru sanatı alanlarında icra ettiği eserleriyle hem evini hem de görev yaptığı hastanedeki odasını, koridorları ve yemekhaneyi renklendiriyor.
Prof. Dr. Kaya, AA muhabirine, resim ve boyama tutkusunun çocukluk yıllarından bu yana devam ettiğini söyledi.
Doktorluğun stresli bir meslek olduğunun altını çizen Kaya, 'Bu gibi uğraşılar olmalı. Ameliyatlara girip çıkıyoruz. Bizi tıp dışında rahatlatacak bir hobimizin olması lazım.' dedi.
- 'Mesleğim ve sanatım birbirini tamamlıyor'
Kaya, ilgi duyduğu resim sanatını hiç bırakmadan devam ettirdiğine değinerek, 'Çocukluğumdan bu yana ilgim devam etti. Ebru, resim, seramik boyama, yağlı ve sulu boya gibi çocukluğumdan bu yana resim yapıyorum. Yaptığım eserlerin bir kısmını görev yaptığım hastanenin ameliyathane ve yemekhanesine süsleme amaçlı verdim. Eserlerimin bir kısmı hastanede.' diye konuştu.
Yıllardır uğraştığı hobisinin kendisini dinlendirdiğini dile getiren Kaya, sanat alanında uğraşı herkese tavsiye ettiğini belirtti.
Kaya, resim konusundaki merakını hobi olarak bırakmadığını ve Düzce Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nde yüksek lisans yaparak tamamladığını aktararak, şöyle devam etti:
'Birçok karma sergiye katıldım. Resimde master diplomam var, Amerika'da da ihtisas yaptım. Bu hobim hastalarım tarafından da ilgi görüyor. Genelde bayan hastalarım eşlerine 'Bak hocamızın ne güzel hobisi var, senin de hobin olsun.' diye tavsiyelerde bulunuyorlar. Bu sanat beni hastalarıma yakınlaştırıyor. Sanatın iyileştirici, sakinleştirici yönü var. Bu, hastalarıma yansıyor. Hem ben çok rahat oluyorum hem de hastalarım. Yıllardır ameliyatlarda çok güzel sonuçlar alıyoruz. Sanatla uğraşmak hangi branş olursa olsun öğrencilerim ve meslektaşlarıma tavsiye edebileceğim bir şey.'
Mesleğini çok sevdiğini dile getiren Kaya, 'Mikro cerrahi yaptığımız için elimizin titrememesi gerekiyor. Çok küçük ve hassas organ olan gözle uğraşıyoruz. Bu hassasiyet tabii ki sanatımıza da yansıyor. Mesleğim ve sanatım birbirini tamamlıyor.' dedi.



