Kdz.Ereğli Kaymakamı İbrahim Çay, daire müdürleriyle 2014 yılı Koordinasyon Toplantısında bir araya geldi. Çay, “Kendi anne baba ve yakınlarınıza nasıl muameleye tabi tutulmasını istiyorsanız siz de burada ona göre davranın. Bu koltuklar kimseye kalıcı değildir” dedi.

 

 

Kdz.Ereğli Kaymakamı İbrahim Çay, ilçede görev yapan daire müdürleri ile bir araya geldi. Kaymakamlık Toplantı Salonunda düzenlenen İlçe Koordinasyon Kurulu toplantısında konuşan Kaymakam İbrahim Çay, toplantının amacının daireler arasında koordinasyonu sağlamak, yapılması gereken işler nelerdir onları tartışmak, 2014 yılında yapılacak işleri, yapılanları gözden geçirmek olduğunu belirtti.

 

“KOLAYLIKLAR GÖSTERECEĞİZ”

Çay konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Kurumlar arasındaki işbirliği ve birlik ve beraberlik ne kadar güçlü olursa, ilgili kurumlar kendi aralarındaki sorunları yazıyla değil, beşeri ilişkiler dairesinde çözülmesinde yarar vardır. Bazı kurumlarımızdaki sıkıntıları, kırtasiyeydi, araçtı-gereçti, personeldi bu ihtiyaçları diğer kurumlardan temin ederek halletmekte yarar vardır. Her şeyin başında mesaiye uymak mecburiyetindeyiz. Gelen vatandaşlarımıza hizmet sunmada, kolaylıklar göstereceğiz, onların önünü açacağız. Gelen vatandaşa hizmet için burada olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Maiyetimizdeki personelimiz gelen vatandaşa öncelikle güler yüzlü, ilgili ve alaka göstererek, vatandaş odaklı hizmet anlayışında hareket etmemiz gerekmektedir.”

 

“VATANDAŞ MEMNUN AYRILMALI”

Ereğli’de çalıştığı 4 yıllık süre içinde vatandaşların ‘şu daireye gittim, şöyle bir sıkıntı yaşadım diyerek yakınmadığını belirten Çay, “Bundan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bu hizmetin daha iyi bir şekilde vatandaşa sunulması için elimizden geleni yapacağız. Her gelenin sorunu çözülecek demek değil bu. Oturup dinlemekte yarar vardır. Sorunlarını dinleyerek, yapılmayacaksa neden yapılmayacağını izah etmekte yarar vardır. İnanıyorum ki, durumu anlattığımız taktirde, vatandaşımız buradan ayrılırken, ‘Allah razı olsun, beni dinledi, demek ki işim olmuyormuş’ demesi ve memnun bir şekilde buradan ayrılması bizi mutlu eder. Amacımız burada hizmet sunmaktır. Her gelen kişinin buradan mutlu ayrılmasını temin etmektir. Elimizden geldiği kadar vatandaşın sorunlarını çözmek bizim başta gelen görevimizdir ama yasalar doğrultusunda çözülmeyecek sorunlar varsa da bunları izah etmektir.”

 

TERTİP DÜZEN VE HİZMET İÇİ EĞİTİM UYARISI

Kaymakam Çay, konuşmasında Ereğli’de bulunan kamu dairesi yöneticilerine uyarılarda bulundu. Çay şöyle dedi: “Kamu kurum ve kuruluşlarımızın tertip ve düzeni çok önemlidir. Bürolarımızın tertip düzeni, binalarımızın çevre düzenine gereken önem gösterilecektir. Kılık kıyafete özen gösterilecektir. Tasarruf tedbirlerine riayet edilecektir. En önemli konularımızdan biri bu. Yakıttan olsun, elektrikten olsun, kağıt kullanımında olsun tasarrufa riayet etmekte yarar vardır. Biz buna özen gösterirsek, maiyetimiz de buna özen gösterir. Belli aralıklarla kurum amirlerimizin bağlı kurumlarını denetlemelerinde yarar vardır. Belli aralıklarla gelen personelin yeni çıkan mevzuatlar doğrultusunda aydınlatmakta yarar vardır.  Bilgileri yenilemekte yarar vardır. Hükümetimizin son dönemindeki yapmış olduğu birtakım çalışmaları vatandaş odaklı hizmet anlayışının en önemli örneklerdir. Bununla ilgili vatandaşın huzuru, vatandaşlarımızın daha rahat bir ortamda hizmet almaları için çıkan yasalar, yönetmelikler talimatlar vardır. Bunları gözden geçirerek personelimizi yetiştirmekte yarar vardır.

 

“DEĞİŞİKLİKLERİ BİLDİRİN”

Bilindiği gibi bir resmi yazışma yönergeleri vardır. Bu yönergeyi de yeni başlayan personelimize hizmet içi eğitimde hatırlatmakta yarar vardır. Bazı önemli yazılar oluyor, onaydı, görevlendirmeydi, bunları daire müdürleri bizzat getirsinler, bilgilendirsinler. Kurum amirlerimiz herhangi bir yere gidecekleri zaman burada özel kalemi bildirmelerinde yarar vardır. Çünkü arıyoruz bir şey oluyor, acil bir şey sormamız gerekiyor. Cep telefonu değişikliklerinde bunu da özel kaleme bildirmeleri lazım. Hepimizin telefonu 24 saat açıktır. Vatandaş gece gündüz arayabilir. Biz de arıyoruz gece gündüz. Telefonlarımız açık olmalı. Bilindiği üzere BİMER ve Dilekçe kanunu vardır. Vatandaşların BİMER’e yapmış olduğu müracaatları vardır. Bunlar bize geliyor, biz de ilgili yere gönderiyoruz. Bunları yasal süresi içinde cevaplamakta yarar vardır. Yasayı inceleyerek ona göre cevap vermeliyiz.

 

“DİLEKÇE VERMEK

ANAYASAL HAKTIR”

Hep bize dilekçe veriyor değil, dilekçe vermek vatandaşın anayasal hakkıdır. Elli kere de verir, yüz kere de verir. Biz her verdiği dilekçeye cevap vermek mecburiyetindeyiz. 3071 sayılı Dilekçe kanunu kapsamında BİMER’le ilgili dilekçelere cevap vermekte yarar vardır.

Her daire müdürü kendi iznini ne zaman kullanacağına, yerine kimin bakacağına kendisi karar verir. Çünkü bizim için en önemli olan hizmetin en iyi şekilde sunulmasıdır. İlçemizde yapılan yatırımlarla ilgili formlar gönderiyoruz belli aralıklarla. Brifingler alıyoruz. İnşaatlar takip edilecektir. Özellikle milli eğitim ve bazı kurumlarımızda. Problem neyse anında bize bilgi verilerek burada çözülüyorsa burada, burada çözülmüyorsa yukarıda çözülmesini sağlamalıyız. Günlük yazılara anında cevap verilmesinde yarar vardır. Bazen telefon ediyoruz yazıdan haberi yok. İlgili yazıları not almakta yarar vardır. Kurumlar arasında yazıdan ziyade beşeri ilişkiler sorunları çözer.”

 

“MAKAMLAR KİMSEYE BAKİ DEĞİL”

Makamların gelip geçici olduğuna,  dışarıya çıktıklarında, vatandaşın bakış açısının önemli olduğunu ifade eden Çay şöyle konuştu: “Hepimiz memur olarak yaşamadık. Hep oradan geliyoruz. Annemiz babamız kardeşimiz memleketimizde yaşıyor. İlgili kurumlara gidip hizmet istiyor, nüfusa gidiyor nüfus kaydı çıkarıyor, tapuya gidiyor tapu çıkartıyor. Resmi dairelerde birtakım işler yaptırıyorlar. Oradaki kardeşimiz, annemiz babamız veya yakınlarımızın nasıl muameleye tabi olmasını istiyorsanız, siz de burada ona göre davranın. Gelen vatandaşı önce anneniz babanız, kardeşinizin yerine koyun. Ona göre davranın. İnanıyorum ki, vatandaşımız köyünden, evinden çıktığı zaman, hükümet konağına geldiği zaman kafasında yüzde yüz olan meselenin yüzde ellisini hükümet konağının kapısından girerken unutur. Zaten yüzde ellisi ile yanınıza geliyor, onu çözmekte yarar vardır. Dinlemekte yarar vardır. Onun sorununu çözmekte yarar vardır. Bu makamlar kimseye baki değil. Biz saygı görmek istiyorsak önce vatandaşa saygı göstereceğiz ki saygı göreceğiz. Hizmet sunarken gelenleri kendi annemiz babamız yerine koyacağız.

 

“İŞBİRLİĞİNİZ OLSUN”

Ayrıca daire müdürlerimiz arasında güzel bir işbirliği olsun. Vardır ama bunu pekiştirmekte yarar vardır. Biz daire müdürleri birbirimize de saygı göstereceğiz ki başkası da bize saygı göstersin. A kurumun arabası yoktur, B kurumunun arabası vardır. O da oraya takviye edilir. Benim arabam, benim öğretmenim, benim şuyum, buyum yoktur. Bizim tabirini kullanacağız. Biz tabirini kullandığımız müddetçe de çözülmeyecek sorun yoktur.  Olur ya, bir kuruma ödenek az geliyor, öbürüne fazla geliyor. O da oradan kullansın. Bunda bir şey yok. Önemli olan hizmetin sunulmasıdır. Ha bir cebimden çıkmış, ha öbür cebimden. Biz burada bir aracıyız. Devlet imkanlarını vatandaşa sunuyor, karşılığında para alıyoruz. Aldığımız parayı hak edelim, karşılığını verelim.”

 

Haber: Mustafa Kemal Bektaş

Muhabir: Haber Merkezi