70. yıldönümü kutlanan Köy Enstitülerinin önemine değinen Kdz. Ereğli Eğitim İş Yönetim Kurulu, amaçlarının tüm yurtta Cumhuriyetin, o heyecanı çalıştıkları okullarda yaşatmak ve ülkemizin geleceğine umut ve ışık tutabilmek olduğunu belirttiler.

Eğitim İş Kdz. Ereğli İlçe Temsilciliği tarafından düzenlenen toplantıda Köy Enstitülerinin önemi vurgulandı.
Eğitim İş binasında düzenlenen toplantıya Kdz. Ereğli Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Semih Özkök ve CHP İlçe Başkanı Yaşar Balcı'nın yanı sıra öğretmenler katıldı.
Toplantıda bir konuşma yapan emekli öğretmen Cengiz Öksüz, Köy Enstitülerinin dünyada eşi benzeri olmayan, Türkiye'nin dünya eğitim tarihine kazandırdığı en özgün eğitim projelerinden biri olduğunu vurguladı.  "Bugün Köy Enstitüsü ruhunu yeniden yakalamak ancak çağdaş, üretken ve demokratik eğitim yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak; eleştiren, sorgulayan çağdaş bireyler yetiştirmekle olur" diyen Eğitim İş Kdz. Ereğli İlçe Temsilciliği Yönetim Kurulu'nun, konu ile ilgili yaptığı açıklaması şu şekilde:
"Cumhuriyeti kuran çağdaş aydın kadrolar, eğitimin ve kalkınmanın öncelikle 'Köylü milletin efendisidir.' anlayışı ile köylerden başlaması gerektiği fikrini benimsemişlerdir. 70. Yıldönümünü kutladığımız Köy Enstitüleri olgusu, dünyada eşi benzeri olmayan, Türkiye'nin dünya eğitim tarihine kazandırdığı en özgün eğitim projelerinden biri olarak döneme damgasını vurmuştur. Cumhuriyetin 'Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma' hedefine varmak, çağdaş bir toplum yaratmak için planlanan Köy Enstitüleri, eğitimcinin ülkenin gelişimindeki rolünü anlatması bakımından oldukça iyi bir örnektir. Kalkınmış bir toplumun ihtiyacı olan yetişmiş iş gücü, bu kurumlarda sanatla, edebiyatla ve çağdaş olan tüm yeteneklerle harmanlanarak Türkiye'nin her bir yanına cesaret, iddia, inanç ve bitmek bilmeyen bir umutla yayılmışlardır. Köy Enstitüleriyle birlikte aydınlanma yurdun her yanına taşınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk on beş yılında cumhuriyet heyecanı, aydınlanma devrimi ülkede rüzgar estirmiş, halkı ve ülkesi için gelecek kurgulayan bir öğretmen, bir aydın modeli yetiştirmiştir. Öyle ki, çok kısa zamanda yetişen öğretmenlerin etkisi bugün bile toplumda varlığını göstermektedir. Cumhuriyetin aydınlanma hedeflerinin ürünü olan Köy Enstitüleri;  Yüzyıllardır biriken feodal toplumun üretim ve yaşam biçimini ortadan kaldırmaya, Köylünün eğitilmesini, gelişmesini, çağdaşlaşmasını ve kalkınmasını sağlamaya, Bilimsel ve felsefi anlamda laik eğitimin başlatılmasına, Ataerkil toplumdan çekirdek aile toplumuna yönelmeye, Ezberci değil, analitik düşünen-sorgulayan birey yetiştiren demokratik ve üretici eğitimin başlatılmasına Özgür iradeyi geliştirerek biat kültüründen kurtulmaya öncülük etmişlerdir. Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullarda Köy Enstitüleri muhteşem bir proje olarak uygulamaya alınmış, Hasan Ali Yücel'in çağdaş bakanlık anlayışı, İ.Hakkı Tonguç'un ilerici, toplumcu anlayışıyla, Hasanoğlan'da yakılan ateş, Cılavuz, Beşikdüzü, Çifteler, Düziçi gibi Köy Enstitülerinde yıldız gibi çoğalarak ve parlayarak bütün ülkeyi aydınlatmaya başlamış-tır. Hasan Ali Yücel'in 'Bu bizimdir, kimseden almadık; bizden alsınlar.' diyerek milli ve özgün bir proje olduğuna işaret ettiği Köy Enstitüleri, pek çok yabancı bilim adamının da dikkatini çekmiş, akademik çalışmalara konu olmuştur. UNESCO da bu modeli gelişmekte olan ülkelere tavsiye etmiştir. Bugün Köy Enstitüsü ruhunu yeniden yakalamak ancak çağdaş, üretken ve demokratik eğitim yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak; eleştiren, sorgulayan çağdaş bireyler yetiştirmekle olur. Üretken ve yaratıcılığın desteklendiği eğitim anlayışı bugün yaşadığımız eğitim sorunlarının da çözümü olarak görülmelidir. İşte o zaman Atatürk'ün ve cumhuriyetin öğretmenlerden istediği 'Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür' nesilleri yetiştirebiliriz. Eğitim-İş olarak amacımız; tüm yurtta Cumhuriyetin, aydınlanmanın ateşini yeniden yakmak, o heyecanı çalıştığımız okullarda yaşatmak, ülkemizin geleceğine umut ve ışık olabilmektir."

Muhabir: Haber Merkezi