Sunay Akın Kdz. Ereğli’de çok önemli bilgiler verdi.

 

Mahya geleneğinin İstanbul’a özgü olduğunu vurgulayan Sunay Akın, “bu güzel milletin tarihinde minareleri hiçbir zaman süngü, kubbeleri de miğfer olmadı” dedi

 

“Kuran-ı Kerim’de resmi yasaklayan hiçbir ayet veya sure yoktur. Efendiler din değil dil meselesidir”

 

Festival kapsamında Kdz. Ereğli’ye gelen ve tarihsel mekan Cehennemağzı Mağaraları’nda bir gösteri sunan Sunay Akın, mahya geleneğinin İstanbul’a özgü olduğunu belirtirken, Kuran-ı Kerim’de de resmi yasaklayan hiçbir ayet veya surenin bulunmadığını iddia aderken, Bakara Suresinde de  “Bakara Suresi’nde içkinin  yararları vardır yazıyor” dedi.

DİN DEĞİL DİL MESELESİ

Dışişleri eski Bakanlarından ve eski Zonguldak Milletvekillerinden Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ın da izlediği gösterinin bir bölümünde, önümüzdeki Ramazan ayına da vurgu yaparak mahya geleneğini anlatan Sunay Akın  izleyenleri şaşkınlığa uğratan konuşmasında şunları söyledi:

“Mahya geleneği sadece İstanbul’a özgüdür. Biz sunduk mahya ışıklarını. Batının noel ışıkları varsa bizim de mahya ışıklarımız var. Ramazan ayı boyunca iki minare arasına yazı yazma geleneğidir mahya. Elektriğin olmadığı yıllarda kandillerle yazılırdı. Kuran-ı Kerim’de resmi yasaklayan hiçbir ayet veya sure yoktur. Efendiler din değil dil meselesidir. Hatta Bakara Suresi’nde içkinin  yararları vardır yazıyor. Okumadınız mı? Oku!. Efendiler; din değil dil meselesidir. Biri yasak demiş yasak. Abi yazmıyor? Unutmuş!.. O bazen unutur biz yazarız.

Ama biz de hat sanatı var hat sanatı. Bizim hattatlarımız, yazarlarımız tarih boyunca yazı yazarken yazının içine ne yapıyordu? Resim. Hat sanatı bu değil midir? Yani tarihte biz de yazı yasaklanan resmi almış sırtına taşıyor. Ta ki 1923 yılına kadar. O zaman şunu merak ettim. Biz de yazının içinde hat sanatı varsa yüzyıllar önce eski Ramazan gecelerimizde tıpkı kağıdın üstünde olduğu gibi mahyalarda resim olur muydu?

3. Ahmet dönemi büyük bir reformist büyük bir entelektüel. 3. Ahmet döneminde bir Ramazan günü fetva çıkıyor saraydan, bundan böyle mahyalarda 15 gün yazı ve 15 gün de bizzat resim yapılacak.  Bu izin çıktı ya, Üsküdar’daki Mihrimah Sultan camisinin önünde gösteri, protestolar. Saray diyor ki, “ne istiyorlar?”.. Efendim  Mihrimah Sultan camisinin tek minaresi var. Biz ramazan ayında resim göremeyecek miyiz? Saray para çıkarsın ikinci minare yapılsın. İkinci minareye halk resim görmek için kavuştu. Bu ülkede resim sevgisinin yaptırdığı  bir minare vardır.  Eyüp halkı da ayaklandı, isyan çıktı. Saray diyor ki “Ne istiyor Eyüp halkı?  Eyüp Camisi’nin iki minaresi var.”. “Efendim şey! Minareler kısa. Mahya kurulamıyor biz resim göremiyoruz. Minareler yıkılsın, yükseltilsin..”  Minareler yıkılmış ve birer şerefe daha uzatılmıştır. Eyüp Sultan Camisi’nin minareleri bugünkü boyuna  resim sevgisinden dolayı ulaşmıştır.  Bana yeryüzünde mabetlerini, ibadethanelerini resim sevgisine göre ayarlayan başka bir millet göstersene.

Bunun anlamı şudur;  bu güzel milletin tarihinde minareleri hiçbir zaman süngü, kubbeleri de miğfer olmamıştır..”

Muhabir: Haber Merkezi