Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Ereğli Eğitim Fakültesi’nin mezuniyet töreni Erdemir’e ait kapalı spor salonunda yapıldı. Çocuklarının mezuniyet törenine katılmak üzere Kdz. Ereğli’ye gelen özel araçlar, TED Kdz. Ereğli Koleji önünde plaka resitali yaparken, okul birincisi Filiz Öztürk mezuniyet kütüğüne başarısını anne ve babasıyla birlikte çaktı. Salondan büyük alkış alan bu gösteride, kız babası gözyaşlarını tutamazken, törene İlçe Kaymakamı İbrahim Çay, Belediye Başkanı Op. Dr. Hüseyin Uysal, öğretim üyeleri, öğrenci velileri ve öğrenciler katıldı.
Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Azar “Bugün Kdz.Ereğli’nin incisi, Ereğli Eğitim Fakültemizden mezun olan gençlerin sevinicini paylaşmak ve onları yeni görevlerine uğurlamak üzere bir aradayız. Bu anlamlı gurur gününde sizlerle birarada bulunmanın heyecanıyla hoş geldiniz diyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum” sözleriyle törendeki konuşmasına başladı.
Prof. Dr. Ali Azar konuşmasında, konuklara, velilere, meslektaşlarına ve öğrencilere seslenirken önemli mesajlar verdi.
Ali Azar’ın konuşmasının tamamı şöyle:
“Değerli konuklar;
Biliyoruz ki “Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez” ve “Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır”
Ünlü bir düşünür; “Gül, gül demekle daha çok gül elde emredemezsiniz. Daha çok gül elde etmek istiyorsanız daha çok gül fidesi yetiştirmelisiniz” demiştir.
İşte bizlerin üzerine düşen , ülkemizin yeni fidanlarını yetiştirecek olan gençlerimizi bilim ışığında bu göreve hazırlamaktır. Yıllarca toplumda önemli rol model olan öğretmenlerimiz her zaman bu sorumluluk bilinciyle onurlu bir duruş sergilemiş ve her türlü zorluğu aşarak Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda bireyler yetiştirmişlerdir.
Kurtuluş Savaşımızın onca güçlüklerine ve hatta imkansızlıklarına rağmen , hala mucize olarak kabul gören bir zaferle sonuçlanmasında,
Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal bir mutabakatla kurulmasında , yaşatılmasında, benimsenmesinde ve demokrasi ile taçlandırılmasında,
Kısa bir geçmişe; kalkınma, gelişme, modernleşme ve çağdaşlaşma adına onca başarının sığdırılabilmesinde öğretmenlerimizin payı çok büyüktür.
Onların bu anlayış ve birikimle yetiştirilerek hizmete hazırlanması ise öğretmen yetiştiren okulların sağladığı eğitim ortamı sayesinde mümkün olabilmiştir.
Ereğli Eğitim Fakültesi olarak bizlerde görevimizin ne kadar önemli ve sorumluluğumuzun ne kadar büyük olduğunun farkındayız ve ekip olarak bu bilinçle hareket etmekteyiz. Ereğli Eğitim Fakültesi , eğitim öğretime başladığı 1997 tarihinden bugüne kadar geçen 16 yıllık süre içinde ülkemiz hizmetine bu dönem dahil olmak üzere 108 lisansüstü, 3066 lisans olmak üzere toplam 3174 mezun vermiştir.
Büyük Önder Atatürk’ün dediği gibi “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden, rahat yaşama yolları aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
Biz, mezun ettiğimiz öğrencilerimizin görevlerinde yılmadan çalışacaklarına inanıyoruz. Bugün burada birkez daha iyi yetişmiş, donanımlı, alanlarında uzman olanın yanı sıra çağdaş, sosyal ve paylaşımcı, etik değerlere saygılı , özgüveni yüksek, Atatürk ilke ve inkılaplarına sıkı sıkıya bağlı gençlerimizi ülkemizin eğitim-öğretim hizmetine sunmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreçte üzerimize düşeni layığıyla yerine getirebilmemizde büyük emeği olan rektörümüz Prof. Dr. Sayın Mahmut Özer’e huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum.
Değerli konuklar;
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmen ve eğiticiden mahrum bir millet henüz bir millet olma yeteneğini kazanamamıştır.” Sözlerinde de vurgulandığı gibi Eğitim Fakülteleri olarak görevimizin çok önemli olduğunun bilincindeyiz. Çünkü geleceğimiz olan çocuklarınızı ve gençlerimizi yarınlara hazırlayacak öğretmen adaylarını yetiştirme sorumluluğunu taşımaktayız. Çünkü biliyoruz ki gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.
Sayın Veliler;
Ne mutlu sizlere ki, bugün burada dünyaya geldikleri andan itibaren üzerine titrediğiniz, büyük emeklerle, özenle yetiştirdiğiniz gözbebekleriniz evlatlarınızın eğitlerini tamamlayıp diplomalarını alma vakti geldi. Onlarla gurur duyabilirsiniz ve biliyoruz ki bundan sonra da onların yaptıklarını bizlerle birlikte onurla izleyeceksiniz. Evlatlarınızı yaşamlarının bir döneminde bizlere emanet ettiniz, arkalarında ise siz vardınız. En güvendikleri varlıkları olan sizlerden aldıkları güç ile çalıştılar. Birazdan alacakları diplomalarında büyük emekleriniz var. Bu nedenle herkesin huzurunda sizlere böyle evlatlar yetiştirdiğiniz için şahsım, fakültem ve milletim adına teşekkür ediyorum.
Sevgili meslektaşlarım,
Eğitim öğretim sürecinde emek sarf edilerek yetiştirdiğiniz bu gençler ülkemizin dört bir tarafından artık sizden aldıkları şevkle görev yapacaklardır. Onların başarısı sizin eserinizdir. Emeklerinizin müşahhas karşılığını görüyorsunuz. Öğrencilerimize çağdaş ve evrensel ilkeleri benimseterek, yüksek bilgi donanımı ile mezun olmalarında ve göreve hazırlanmalarında göstermiş olduğunuz çabalarınız hiçbir zaman unutulmayacak, emekleriniz bu gençlerin kanat çırpmalarında “kelebek etkisi” yapacak ve binleri belki milyonları etkileyecektir. Bu gurur tablosunun en büyük mimarları sizsiniz. Sizler onlara sadece mesleklerinde yetkin hale gelebilecekleri bilgileri öğretmekle kalmadınız; aynı zamanda bir birey olarak sorumluluklarını, bir öğretmen olarak topluma karşı görevlerini öğrettiniz. Bu gençleri çağdaş değerlerle, bilgiyle, meslek ahlakı ile donattınız. Sizlere, öğrencilerimiz, velilerimiz ve milletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bundan sonra da mezunlarımızın yapacakları başarılı çalışmalarla sizleri gururlandırmaya devam edeceklerine eminim. Sizlerle bir takım arkadaşımız olarak ne kadar övünsem azdır. Sizlerle gurur duyuyorum.
Sevgili mezunlarım,
“Kuş, konduğu dalın kırılmasından korkmaz… Çünkü güvendiği dal değil ‘kendi’ kanatlarıdır…” Bilginize güvenin, görgünüze güvenin, her şeyden önce kendinize güvenin! Çünkü sizler iyi yetiştirildiniz. Artık hayatınızda yeni bir dönem başlamaktadır ve kanatlarınızı açıp korkusuzca uçabilirsiniz.
Hızla mekanikleşen dünyada “insan olma ve hep insan kalabilme” meziyetinin kazandırılması konusunda öğretmenlerin, yeri daha da belirginleşmiş ve önemli hale gelmiştir. Gençlerimizin, öğrencilerimizin yetiştirilmesi ancak nitelikli, sorumluluk sahibi ve fedakar öğretmenlerimizle yani ‘sizlerle’ mümkün olacaktır. Bu, sizler için hem çok önemli bir sorumluluk hem de bir zorunluluktur. En büyük hayalinizi gerçekleştiriyorsunuz. Belki pek çoğunuz yeni dönemde öğretmenlik mesleğine başlayacaksınız.
21. yüzyılın bilgi çağı olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Artık eğitim sisteminin her kademesinde sizler olacaksınız. Gerek öğretmen olarak gerekse yönetici olarak bulunacağınız bu görevler büyük bir sabır, sorumluluk ve çalışma gerektirmektedir. Sizlerin üzerinde bir milletin emaneti var. Hayırseverlerin gönüllerinden kopar yardımlarla bu sıralarda eğitim aldınız. Halkımız, sivil toplum örgütleri yerel yönetimlerin sizlerin bu ilçemizde huzurlu ve nitelikli bir öğrenim hayıtını sürdürebilmeniz için bir çok fedakarlıklara katlanmaktadır. Sizlerin üzerinde 76.5 milyonun emeği var.
Milletimize asla sırtınızı çevirmeyin. Anne ve babalarınız yıllardır sabırla, metanetle sizlere emek verdiler. Beşer planda kimsenin önünde eğilmeyin ama anne ve babalarınızın ve öğretmenlerinizin önünde eğilin.
Eğitimde seviyemizi yükseltmek için yapılacak çok zahmetli ve yorucu olabilir; ancak Başöğretmen Atatürk’ün dediği gibi ‘Tahsili ve terbiyesi mükemmel olan ulusların eğitilmesi kolay, esir edilmesi zordur. Yani üstlendiğiniz görev bir ulusun yol haritasını belirleyecek kadar onurlu ve önemlidir. Kendinize güvenin, inanın. Kendinize yıldızları hedefleyin.
Öğretmen bulunduğu yerde fark yaratabilendir. Öğrencilerinize yapacağınız iyi bir rehberlik göstereceğiniz ilgi, alaka ve sabır onları başarılı kılacak ve onların her birini gecenin karanlığını aydınlatan birer yıldız yapacaktır. Onlar, sadece gökteki yıldız değil, sizlerin ilgisini bekleyen deniz yıldızlarıdır. Onları bulundukları kumsallardan toplayın engin denizlerde atın ki, karanlığı aydınlatsınlar.
Böyle onurlu ve önemli bir görevi üstlenmiş olan başta Sayın rektörümüz olmak üzere, bütün öğretim üyelerimiz ve görevlilerimiz adına öğretmen adaylarının mezuniyetini kutlar, ebediyete intikal etmiş olan Başöğretmen Atatürk ve tüm eğitimcileri rahmet ve saygıyla anarım.
Mezuniyetiniz kutlu, yolunuz ve bahtınız açık olsun. Allah yar ve yardımcınız olsun.”