Ergenekon davasından yargılanan ve Ramazan Bayramı öncesinde tahliye edilen CHP’nin Zonguldak Milletvekillerinden Mehmet Haberal, Kdz. Ereğli ve Alaplı’da vatandaşlar ile bayramlaştı. Kdz. Ereğli Belediyesi  Haberal’ı karşılamak için belediye önünde platform kurdu. Hebaral burada yaptığı konuşmada,  var olan problemleri çözmek için çok çalışmak zorunda olduklarını belirterek  “Ben aranızda olmama rağmen siz   bize güvendiniz ve meclis gönderdiniz. Allah nasip etti ben bugün sizlerin aranızdayım ve sizlerle kucaklaşıyorum.  Ben buradayım ama gönlüm Silivri’deki demir kapılar arkasındaki arkadaşlarla beraber. Ben her zaman şunu söyledim, eğer suç var ise ceza olmalı. Bunu her zaman söyledim. Eğer suç var ise mutlaka cezası olmalı. Bir kişinin suçu var ise onu somut olgulara dayandırarak gereğini yapmak gerekir. Adil olmak durumundayız. . Ama suç yok ise büyük haksızlık yapmış oluruz. Allah öyle demiyor mu? Allah adaletli iyiliği emreder. Çirkin işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. Adalet aynı zamanda devletin temelidir. Eğer adalet devletin temeli olmaktan çıkarsa, hürriyet kısıtlanırsa orada mutluluk arayamazsınız” dedi.

Haberal konuşmasına şöyle devam etti:

“Her devletin tarihine baktığımızda mücadeleler olmuştur. Rönesans boşuna yapılmadı. Hepimiz gıpta ediyoruz, ABD böyle, Avrupa böyle diye. Oralarda birinci derecede insandır. Herşey insan içindir. İnsan hata yapabilir ama hangi şart olur ise olsun biz onu insan olarak düşünmek zorundayız. Bir suç işledi ise onun suçunu ispat ederek suçunun cezasını  vermeli ve topluma kazandırmak zorundayız.

Dünyada iki meslek vardır ki, doğrudan insan hayatıyla meşguldür. Bunlardan biri hekimler, diğerleri hakimlerdir. Hekim olarak benim karşıma gelen hastayı tedavi ederek topluma kazandırmaktır. Hakimlerin görevi de, karşısına gelen suçu var ise en kısa zamanda cezasını vererek onu topluma kazandırmaktır. Bugün insanlar topluma kazandırılmıyor, toplumdan tecrit ediliyor.

Bakın Kanuni döneminde en makbul kişiler kadılarmış. Birisi yalancı şahitlik yaptığında sokağa çıkılır yüzü boyanıp dolaştırılırmış.  Dahası bir ay devam eden yargılama zulüm kabul edilirmiş. Bugünkü uygulamaları sizlerin takdirine bırakıyorum. 700-800 yıl önce 1 ay devam edilen yargılama zulüm kabul ediliyormuş. Yani Türkiye Cumhuriyeti 700-800 yıl geriye mi gitti. Bir takım aksaklıklar var. Bunları biz düzelteceğiz. Problem bizim problemimiz.

Bizi boşuna seçmediniz. Bu problemleri çözeceğiz, bizden hesap soracaksınız.  Bunu berabar çözeceğiz. Kavgayla değil.

Çinlilerin bir sözü var. Kin güden iki mezar kazar.

Allah diyor ki, bir topluma duyduğunuz kin ile başka toplumlara adaletsizlik yapmayın. Allah adaletsizlik yapanı sevmez. Hepimiz Müslümanız birbirimize yardım etmek zorundayız. Kuranı Kerim’de bir ayet var. Müslümanlar sorunlarını şura yaparak, yani görüşerek halleder. Biraraya gelerek hallederler. Bir işin başına mı geldik, herşeyi biliriz. Hekimlikte konsültasyon var, ameliyata girerek ben. Başka branştakileri çağırır fikrini alır ve ben yine dediğimi yaparım. Ama bir şey olsa Mehmet Bey bize sorsaydı bunlar olmayacaktı der.

Ben temenni ediyorum ki, toplum olarak birbirimiz güvenelim, inanayım. Birbirimize güvenir inanırsak, yapamayacağız çok az şey olur.

Ülkemizi Allah öyle yaratmış ki, yapabilecek değil, yapamayacak çok şey var.

Atatürk; Türk, güven, çalış ve öğün. Biz işte bunu yapacağız.

Çalışacağız. Ben Başkent Üniversitesi’nde bir slogan geliştirdim. Benimle beraber çalışacaklar, önce hafta 7 gün, gün 24 saati göze alacaklar. Bunu göze almayanlar benimle çalışmayın. Silivri olayı olunca, Beşiktaş Adliyesi’nde arkadaşlara 24 saati kaldırdım, 48 saate çıkardım.

Ülke bizim, başka Türkiye yok. Çözecek olanlar biziz. Birbirimize güvenip inanarak ve çalışarak başaracağız.

Hz. Ömer diyor ki; yattığınız yerden Allah’ım rızkımı ver dediğinde, gökten altın ve gümüş yağmaz. Ya ne olacak çalışacaksınız ki Allah rızkınızı versin diyor. Ne kadar çalışmak için heyecanlı olduğunuzu biliyor ve görüyorum.

Adaletsizlikleri adaletle gideceğiz. Haklıyız haklı kalarak devam edeceğiz. Dolayısıyla eserler ortaya koyarak gidereceğiz.

Hiçbir mazaret başarının yerini tutamaz. Ne yapalım şartlar çok ağırdı diyemeyiz. Marifet zor şartlarda birşeyler yapabilmektir. “

Muhabir: Haber Merkezi