“Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdeleye bağlayıp gül ağacına asarlar. Bir yıl boyunca dileklerinin yerine gelmesini beklerler. Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler. Ondan sonra yaktıkları ateşin üstünden atlarlar.”

 

Böyle yazıyor  “Hıdırellezi” anlatan kaynaklar.

 

Geleneklere bağlı olmanın ayrıcalığında buluşup,  yöresel kültürü ve gelenekleri yaşatma sorumluluğunu taşıyanlar Kdz. Ereğli Tarih Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin “3. Geleneksel Hıdırellez Şenliği”nde biraraya geldiler. Pazar günü sabahı  İlçenin Subaşı Bölgesi’ndeki  Midilli Parktaki etkinlik her ne kadar soğuk ve rüzgarlı bir havada başlayıp devam etse de, “geleneği yaşama ve paylaşma” coşkusu daha baskın çıktı.. Hani türküsü var ya, “Elli elli yüz, biz Ereğlülüyüz” diye. O türkünün sımsıcak yuvası olan Tarih Doğa ve Kültürü Derneği’nin “Hıdırellez Şenliği”ne katılıp yaşamaktı aslolan.. Midilli Parka bildirilen katılımcı sayısında patlama olunca ek masalar kuruldu karşılıklı sıra sıra. Kahvaltıda, Pınarcık Köyü’nden hafta sonları gelip de lokma hamurunu yoğurup çimlerin ortasına kurulan ocakta pişiren aşçı kadının emeği ve  Urfalı ustanın pidesi servis edildi sofralara. Allah ne verdi ise işte.  Bir Pazar sabahında Hıdırellez şenliğinin sıcacık kahvaltısını  fırtına bir parça bozmaya çalıştı ise de kimse bu dayatmaya teslim olmadı.

 

Günün anlam ve önemini dile getiren Dernek Başkanı Gürdal Özçakır’ın kısa ve öz konuşmasının ardından; maniler aldı sırayı. Maniler sıra sıra. Her konuya ve olaya göre öyle maniler yazılmış ki. Okuyan da sözlerin vurgularının üzerine basa basa döktürüyor hani.  Mani faslı bittiğinde, yumurtaların vuruşması başladı. Çocuklar koştu öncelikle yumurta yarışına.  Vuruşma da, öyle vuruşma ki gittikçe sertleşen hava koşullarına direnileceğinin sesini verdi, her yumurta kabuğunun çat çat seslerinde..

 

Gün Hıdırellez kutlaması olunca, söz ve ses Ereğli türkülerine bırakılmaz mı? Türkü ustaları  hava koşullarından dolayı  “Gitme dedim ocaklara gara olusun” türküsünü söyleyemediler belki ama, o ünlü  “Kaletepe Çeştepe, Meydanbaşı Göztepe elli elli daha yüz, Biz Ereğlülüyüz” ü seslendirirken alkışlara da  tavan yaptırdılar.

 

Kdz. Ereğli Tarih Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin yöneticileri, sponsorsuz ve  kendi dar olanakları ile 3.’sünü gerçekleştirdiği Hıdırellez şenliğine artan ilgiden dolayı mutlu oldular elbette. Şimdi sıra önümüzdeki yıl daha kapsamlı ve geniş katılımlı olarak düzenlenmesi planlanan 4. Geleneksel şenliğin organizasyonunda. 

Muhabir: Haber Merkezi