Kömür ocaklarında madenciden daha çok değerli olan katırlardı. Katırlı yıllar ile ilgili olarak bir anısını dile getiren HEMA Dış Ticaret A.Ş. Kandilli Kömür İşletmesi Müdürü Nuh Baş, işçiler tarafından Naim Süleymanoğlu adı verilen katırın ölümüne nasıl üzüldüğünü şöyle anlattı: 
“1991 -300 deki katırları lokomotifler devreye girdiği için 17 deki aspiratörün yanına aldık. Bir tanesinin adı da Naim Süleymanoğlu’ydu.  En genç  ve kuvvetli olanın. Orada mevcut aspiratör lağımına paralel lağım sürüyoruz. O katırları vardiya vardiya  kullanıyoruz. Derken bir gün gece vardiyasıydı galiba, katırın bir tanesi öldü. Gittik baktık denize olan eski tumbalar vardı. Bir tanesini tamir ettik o çalışıyordu. Tumbanın azıcık gerisinde katır yerde. Yaşlıydı gariban yaşlılıktan öldü. Seyis geldi ‘samana tel karışmıştır  böyle olunca ölmüştür’ dedi.  Aradan birkaç gün geçti. Akşam 7 8 gibi evdeyim. Dahili telim çaldı. Bey Naim Süleymanoğlu öldü. Ne?  Yapmayın!  Garajdan araba istedim 17’e iniverdim aşağıya. Baktım bizim Naim Süleymanoğlu raylarda yatıyor, ilginç! Aynı öteki katırın tam öldüğü düştüğü yer. Burada bir şey olmasın?  Niye ikisi de aynı yerde öldü bir şey mi var?  Dedim ki burada dursun veteriner çağıralım. Geldi veteriner elektrik akımından öldü dedi. Bu katırların ayak aralıkları mesafe çok uzun olduğu için dolaşan akım çok fazla. Yani iki tane eskiler bilir, gençler bilmez.  Eskiden orta pil büyük piller vardı, Yani dört tane pil ile nallı olduğu için katırı öldürebilirsin. Orada ceryan direği var. Fincanının kenarı hafif çatlamış. Oradan çok küçük bir elektrik kaçağı var.  Topraklaması var orada. Onu da raylara, kenara zamanında kaynakla bağlamışlar. Katırda oradan geçerken küt. Aklıma gelince hep üzülürüm.. 
Naim Süleymanoğlu katırların en genciydi.  Kanca sayardı yalnız. Şimdi onlar katırlar çekerken alışıktı. Fazla araba takılmasın diye. Arkadaki tonluk vagonları takarsın. Tak tak tak. Dördüncü tak etti gitmez yürümez, bekler. Tekrar hareket ettireceksin onu. 4.5. arabayı takmak için ona arkadan dayanıverirdi işçiler o sayamasın diye. 5-6 tane arabayı çeker gider.  Derken Naim Süleymanoğlu ölünce mecburen bir lokomotif tamir ettirip koyduk oraya. 91-92 senesinde katırlar Armutçuk ta sona erdi. 
Aklıma gelince bu gerçek hikayeyi anlatır üzülürüm.
Ramazan ve Kurban bayramlarında katırların kafese bindirilerek yeryüzüne çıkarıldığını  söyleyen Nuh Baş, bu uygulamanın da bir gelenek olduğunu ifade etti.  Eskilerden gelen bu geleneğin “hiç olmazsa  bayramı görsün” diye olabileceğini belirtti.“

Muhabir: Haber Merkezi