Şeffaflık ve katılımcılık sosyal demokrat belediyeciliğin olmaz ise olmazları arasında birinci ve değişmez ilke olarak yer alır. Bu anlayış ve ilke çerçevesinde hizmet ettiğini öğrendiğimiz Bolu’nun Mudurnu ilçesindeki CHP’li Belediye Başkanı Mehmet İnegöl’ün, belediyecilik anlayışını yerel seçimlere az bir süre kala “güzel örnek” olarak sizlere sunuyoruz.
Açtığı halk ekmek fabrikası ile 600 gram ekmeği 1 liradan satan ve tüm ekmek çeşitlerini en ucuz şekilde halka ulaştıran Mudurnu belediyesinin belediye hizmet binasında tuvaletlerin dışında bir tek kapı yok. Başkanlık makamı dahil kapısız büro ofis olarak hizmet veren Mudurnu belediye başkanının sekreteri de yok. Belediyenin tüm harcamalarını 3 ay da bir yayımlanan belediyenin gazetesinde tek tek açıklayan Mehmet İnegöl, festival harcamalarını da saklamayıp şeffaf biçimde kamuoyu ile açık açık paylaşıyor.
Eyüp Bektaş’ın Haberi: 30 Mart Yerel Genel Seçimleri 34 gün kaldı. Daha iyi hizmet edeceğini öne sürerek projeler açıklayan adaylar vatandaşlara kendilerini anlatırken, biz de 6 bin nüfuslu ama her anlamda katılımcı ve şeffaf hizmet anlayışı ile çalışan Mudurnu’nun CHP’li Belediye Başkanı Mehmet İnegöl’ün “halkçı yönetimini” yerinde görüp öğrenmek için Mudurnu’ya gittik.
Mudurnu’da yaptığımız gezinin ardından kurduğu halk ekmek fabrikasında buluştuğumuz Belediye Başkanı Mehmet İnegöl ile yaptığımız söyleşi şu şekilde:
EN UCUZ EKMEĞİ BELEDİYE ÜRETİYOR
SORU: Belediye olarak halk ekmek fırını açmışsınız ve gördüğümüz kadarıyla fiyatlarınız da çok düşük. Neden fırın açıp çalıştırıyorsunuz?
YANIT: Ben daha önceden belediye yazı işleri müdürüydüm. Daha önceden de bu 506 sayılı yasa çıkmadan önce 2005 e kadar çorbanın çayın ekmeğin fiyatını belediye tespit ederdi. 2005 yılında çıkan bu yasa ile fiyat tespitleri artık odalara verildi. 2009 da göreve geldiğimizde 400 gr ekmek 1 liraydı. ilçemizde ve 3 tane fırın tek şirket adı altında şirketleşmişti. Tabi bu fırınların 2 tanesini de belediye başkanlığı kiraya vermişti. Biz fırıncı esnafımızı çağırdık. Dedik ki arkadaşlarımıza bu durumda ekmek pahalı yani 450 gr ekmeği 500 gr ekmeği 525 gr ekmeği 1 liraya verin bizi uğraştırmayın değilse ben halk ekmek sözüm var halkıma. Ben halk ekmek açmak istiyorum, size dedim 30 kasım a kadar süre veriyorum . 30 kasımda fırının 1 tanesinin anahtarını teslim edin , istediğiniz zaman kiralayıp kullanın ama bu 500 gr ekmeği de 1 liraya satın dedim.
BLOF SANDILAR !
Onlar bizim blöf yaptığımızı zannettiler. Tabi şuan biz piyasada da ne olduğunu biliyorum. Belediye reisiyim, ilk başlangıçta ben zabıta memuru olarak işe girmiştim. Halen çorba kaç kuruş çay kaç kuruş devamlı takip eden de bir insanım. Arkadaşlar blöf yaptığımızı zannettiler . 30 kasımda sözlerini yerine getirmediler. Biz tahliye davası açtık. belediye mührünü tahliye ettirmek 2 sene 10 ay sürdü. Bu zaman sonunda mahkeme kararıyla 2 tane fırınımızdan 1 tanesini bize iade ettiler. Diğerinde beyefendiler tekrar devam ediyor. Ve 300 gr ekmek 50 kuruş, 600 gr ekmek 1 lira bölgede değil Türkiye’de böyle bir fiyat üzerinden ekmek satan , çıkartan bence yoktur diye düşünüyorum.
KÂR MARJI DÜŞÜNÜLMEMELİ
Tabi bizim buradaki amacımızı şöyle yorumluyorum; çocuğunuz kola isterse cebinizdeki ekonominiz varsa götürürsünüz, yaş pasta isterse ekonominiz iyi ise götürürsünüz ama bu ekmek gitmek zorunda. Bunun kâr marjının kesinlikle düşünülmemesi gerekir. Belediyelerin de bu işte hakikatten bir dengesizlik varsa bunlara gidermesi gerekir. Fırıncılık yapılması kolay da bir meslek değil.
Ben 86’da bir miktar içinde bulundum ama halkın burada 7-8 tane çocuğu, 5-6 tane çocuğu olanlar için bir ekmeği ve buradaki 200 gr fiyat farkını değerlendirmeleri gerekiyor. Şu an çok şükür ben ustalarıma, arkadaşlarıma, emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Hakikatten çok güzel ekmek çıkartıyorlar. Hiç taviz vermiyorlar. Bizde tabi unun kalitesinden hiçbir taviz vermiyoruz. Hiçbir kâr amacımız yok .
DUYARLILIĞA DAVET
Şuan günlük ortalama 2500 civarında ekmek çıkartıyoruz. Tabi bu halk ekmek belli bir hedefiniz vardır 3000 ekmek 5000 ekmek bu rakamları yakalarsınız saat 4 te bitiyorsa 4’te kapatırsınız. Ama biz genelde akşam ezanına kadar ekmek olacak şekilde bunu programlıyoruz. Cumartesi ve pazara göre de daha fazla sayımızı arttırıyoruz. Halkımıza ben bu hizmeti sunduğumdan dolayı son derece memnunum. Destek veren belediye meclis üyelerime, belediye personelime ve fırındaki ekibime bu güzel ve özverili çalışmalarından dolayı da teşekkür ediyorum. Diğer belediye başkanlarını da halkı bunun gibi birinci sıradan ilgilendiren konularda daha duyarlı olaya davet ediyorum.
BAŞKANLIK MAKAMINDA KAPI YOK, SEKTERETER YOK. HER MAKAM ACIK OFİS
SORU: Ben ilk defa burada gördüm. Belediye başkanının makamının kapısı yok penceresi yok , her taraf açık .
YANIT: Tabi şimdi biz halkın içinden geldik. Ben hiçbir zaman belediye başkanlığı havasına girmedim. Daha önceden de biz halkın içinden olan bir insandık. Çünkü belirttiğim gibi zabıta memurluğundan geldiğim için devamlı insanlarımızla mesai içerisindeydik. Şimdi de belediye başkanı sıfatıyla aldığımızı encümen kararını, aldığımız meclis kararını uygulamaya koyuyorsunuz. Biz encümen olsun meclis olsun toplantılarımızı halka açık yapıyoruz. Meclis toplantılarımızı sivil toplum örgütlerine, mahalle muhtarlarına, seçilmişlere, belediye hoparlöründen anons ettikten sonra bir de telefon ediyoruz, toplantıya çağırıyoruz. Belediye başkanlığı odamızda kapımız yok yapılışı da öyleydi, daha önceki belediye başkanları tarafından planlanmıştı. Sonraki belediye başkanı arka tarafta bir oda daha yapıldı, biz orada oturmuyoruz, bazen iki grup toplantı yapması gerekirken orayı kullanıyoruz. Sekreterimiz falan da yok direk belediye başkanının karşısına çıkıyor. Açıkta ofis gibi çalışınca personelimiz de çalışmalarını gözlemleyebiliyoruz. Personelimizin yanına gelen hemşehrilerimizde belediye başkanını ziyaret etmeyeyim diye rahatsız etmese de biz çağırıyoruz . Hem mahalle hem ailesi hakkında duygu ve düşüncelerini alıyoruz. İkramlarımız oluyor. Bu şekilde çalışmaktan memnunum. Halk ta bize ulaşabilmekten memnun.
SOSYAL DEMOKRAT ANLAYIŞ
SORU: Peki bu anlayışı CHP’li olmaya mı borçlusunuz?
YANIT: Tabi şimdi sosyal demokrat belediyelerin anlayışları farklı, halkın yanında halkın içerisinde olma düşüncelerimiz farklı olarak da görüyoruz.
FESTİVAL YAPIYORUZ
SORU: Festival hesaplarınızı açıklıyor musunuz?
YANIT: Tabi 12’ncisini yaptık bu sene 2 seneden bu yana da 5 tane yabancı ülke getiriyoruz artık uluslar arası platformda Mudurnu festivali olarak gözüküyor 3 gün dolu doluya geçiyor. 2 Ocak tarihinde tüm köy muhtarlarımıza yazı yazıyoruz 73 köy muhtarına, 4-6 yaş grubundaki çocukların sünnetini yaptıracağız diye o sünnet ile ilgili kıyafetlerini, kuşamlarını, sünnetlerini, hediyelerini, mevlitlerini ailelerinin yemeklerine kadar program yapıyoruz.
Parayı halktan buluyoruz, halk gelip katılıyor, çocukların sünnet olduğunu duyunca ilçe müftümüze de teşekkür ediyoruz dini vecibeleri yapıyor. bir işverenimiz 40 çocuk varsa animasyonları benden, diğeri onları ben şu hediyeyi vereceğim diyor. İkram kısmını başka bir hemşehrimiz üstleniyor belediyeye bir bütçesi olmuyor.
Festival bütçemiz kültür bakanlığından talebimiz oluyor, 150 bin TL’lik talebe karşılık 6-7 bin TL geliyor. Bir çok yerde yapıldığı için ancak onlarda o kadar yetiştiriyorlar, sponsorlarımız, işverenlerimiz ile bunu karşılıyoruz. Yurt dışından gelen grupların sadece yemek ve yatak hizmetinde bulunuyoruz oradan 300 kişilik bir grubu 5 gün boyunca misafir ediyoruz. Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, İzzet Baysal Üniversite’nin folklör ekiplerinden yararlanıyoruz, Çankaya Belediyesi’nin ekibi geliyor 4 sanatçı ile Kültür Bakanlığından sanatçılar geliyor, finalde tekrar bir piyasada isim yapmış sanatçı getiriyoruz.
KÜLTÜRÜMÜZÜ ESNAF ODALARI TANITIYOR
3 Gün Şehri Ümran Hazretleri var, 120 Yaşında vefat etti Yıldırım Beyazıt camisinde imamlık yapmış. Şehri Ümran Hazretleri dediğimiz o gün 10 bin kişiye pilav veriyoruz. 78 Yılından bu yana bu etkinliklerde gönüllü çalışıyorum. Oradaki masraf 1.5 ton prinç, 400 kilo nohut, 6 çuval tuz, 150 kilo tereyağı, 150 kilo sıvı yağı, 150 baş koyun adak olaraktan geliyor bu işi 150 kişilik bir ekiple 1 akşam öncesinden başlanıyor Cumartesi akşamı yassı namazından sonra pilavları tadıyorlar, Pazar günü de konu ile ilgili ilahiyat fakültesinden hoca getiriyoruz, vali, kaymakam, belediye başkanına söz hakkı yok, dini vecibeler yerine getiriliyor, konuşmalar hoca tarafından yapılıyor, öğle namazının ardından bay ve bayanlara ikramda bulunuyoruz, ilçe merkezinde de amatörce güreşler yapılıyor. Çarşıda esnafımızda diğer esnaf odalarına yazı yazıyoruz, ilçelerinizi öne çıkaran örnek eserlerle kültürümüzde olup da ürettiğiniz kaşık, çanta, heybe ne varsa onları davet ediyoruz. Aşağı yukarı 100 stand açılıyor, yöresel özelliklerini taşıyan 3 gün boyunca hizmet veriyoruz. Çok coşkulu bir şekilde geçiyor, emeği geçen arkadaşlarımıza katkı sağlayan üniversitelerimize, belediyelerimize de teşekkür ediyorum.
HERŞEY ŞEFFAF. FESTİVAL HARCAMALARI DA BELEDİYE ÇALIŞMALARI DA GAZETEDE 3 AYDA BİR YAYIMLANIYOR
SORU: Festivalde toplanan paraları ve harcamaları açıklıyor musunuz?
YANIT: Her 3 ayda bir gazete çıkarıyoruz, geldiğimiz günden bu yana. Alacağımız, vereceğimiz, borcumuzu, yaptığımızı, yapamadığımızı, yapacaklarımızı herşeyi şeffaf bir şekilde yazıyoruz. Bu ay bu kadar toplandık bu kadar harcadık bu kadar geriye dönük borcumuz var herşeyimiz şeffaf. Festival harcamaları dahil. Festival için büyük paralar harcamıyoruz”