Genel Maden İşçileri Sendikası Armutçuk Şube Başkanı İsa Mutlu, şube genel kurul öncesi yaptığı ve yapmayı planladığı çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Maden işçisinin hakkını savunmaya devam edeceklerini belirten Mutlu, madenciyi toplum ile bütünleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını da belirtti.
Son 4 yıllık süreçte planlanan hedeflere yüzde 99 oranında ulaştıklarını kaydeden Başkan Mutlu, “Önümüzde zor bir dönem bizi bekliyor. Bu zor dönemi deneyimli bilgi birikimli bir kadro ile aşılabilir. Bu seçim işimizin, ailemizin geleceğini oylayacağımız bir seçim olacak. Bireysel kırgınlık, öfke, arkadaşlık, köylücülük olarak oy verme hakkımız yok. Çünkü burada geleceğimizi oylayacağız. Bana kırgın, kızgın, öfkeli olabilirsiniz, beni çok seviyor da olabilirsiniz, köylüm, akrabam, ahbabım, komşum olabilirsiniz ama o kabine girdiğinizde o sandığın başına gittiğinizde elinizi vicdanınıza koyun ve geleceğinizi oylayın” dedi.
Genel Maden İşçileri Sendikası Armutçuk Şubesi'nin yaklaşan Taban delege seçimleri öncesi mevcut Başkan İsa Mutlu ve ekibi zorlu süreci tecrübe ve birliktelik ile işçinin yine lehine çevirmeyi amaçlıyor. Düzenlenen mitinglerde kalabalık maden işçisine seslenen Mutlu, 4 yıllık süreçte yaptıkları çalışmaları anlattı yeni döneme ilişkin ise projelerden bahsederek destek istedi. Maden işçisini elini vicdanına koyarak hareket etmesini isteyen, 'işverenin değil işçinin hakkını arayacağız' diye seslenen Mutlu şu açıklamaları yaptı.
YÜZDE 99 VAADLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİK
"Mevcut yönetim olarak 4 yıl önce sizlerden destek istemiştik ve bir takım vaatlerde bulunmuştuk. Söylemiş olduğumuz vaatlerin yüzde 99’unu gerçekleştirmenin haklı onuru ve gururunu yaşıyoruz. 4 Yıl önce ne dedik ne yaptık onlara bakalım.
"HAKLAR İHLAL EDİLMİŞTİ"
Göreve geldiğimizde hafta tatilinde çalışan arkadaşlarımız Toplu Sözleşmedeki çalışma kanunundaki hakların ihlal edilerek sadece o günkü yevmiyelerini alıyordu, biz yaptığımız yazışmalar ve çalışmalar ile iş kanunu ve toplu iş sözleşmesine uygun hale getirerek, 1 artı bir almalarını sağladık. Vardiya çalışmasına kalan işçilerimiz 8’de karta basıyorlardı burada fazla çalışma var diye bunu 7.30’a çektirdik.
'KOZLU, ÜZÜLMEZ'E Mİ GİDECEĞİZ KORKUSU'
4 Yıl önce hazırlıklarımızın durduğunu hazırlık ve tahkimat servisin 10’ar kişilik işçi grubu ile çalıştırıldığını ve her ay bu ay artık Üzülmez mi Kozlu’ya mı gideceğiz diye konuşmaların yapıldığını unutmadık. Biz o gün Armutçuk’ta yeni taban yolları ve yeni çalışma alanları açılmadığı sürece biz burada yok olmaya mahkumuz dedik.
"İKİNCİ KUYUNUN İHALESİ YAPILACAK"
Göreve geldiğimiz de taşeronu bölgeden çıkarmamız gerektiğini söyledik ve taşeronu bölgeden çıkardık. Bunun ile birlikte yeni hazırlık bölgesinin acilen hazırlanması gerektiğini belirterek gerekli yazışmalar yapıldı ve o bölgenin hazırlığı yapıldı. Bölgemizin yaklaşık 8-10 yıl önünü açacak olan çalışma alanı burasıdır. Biz buraya ikinci kuyu açılması şart der iken muhalefet lideri olan arkadaşımız bizi hayalperestlik ve yalancılıkla suçluyordu. Göreve geldiğimizde bunun acilen yapılması gerektiğini 28 Şubat 2012 tarihinde yaptığımız yazışmalar ile başlattık ve bu çalışmayı başarı ile sonuçlandırdık. Armutçuk’taki ikinci kuyunun ihalesinin yapılmasını sağladık, sondaj çalışması bitmiş zemin etüdü çalışmaları sonuçlanmak üzere olan yeni kuyunun inşallah en kısa zamanda bölgemize hizmet vermeye çalışarak hem bölgenin önünü açacak hem de yeni istihdam alanlarının açılmasına vesile olacak.
"TAŞERONLAŞMANIN ÖNÜNE GEÇTİK"
Kendi elimizde yaptığımız hazırlık ve taramaların ihaleye verilerek taşeronlaştırmasına karşı eylemler yaptık, hep beraber önce Armutçuk Şubesi önünde ardından genel müdürlüğün önünde yaptığımız eylemlerle taşeronlaşmanın önüne geçtik. Biz var olduğumuz müddetçe bu bölgeye taşeron asla giremeyecek.
"MADENCİNİN EYLEMİNİ KÜÇÜMSEDİLER"
Muhalefet lideri çok meraklı ise taşeronu bu bölgeye sokar. Ne diyor muhalefet lideri, 'yalandan yere eylem yaptılar' diyor. Muhalefet liderinin sadece muhalefet olsun diye madencinin yapmış olduğu mücadeleyi küçümsemesi bizleri derinden üzer, yaralar. Bu işçi sınıfına bir ihanettir, asla kabul edilemez. 24-25’nci Toplu İş Sözleşme görüşmelerinde 2011 seçim yılında söylediğimiz gibi bir takım haklar almaya çalıştık. Bunlardan küçük de olsa başarılı olduk. 2010 Yılında biz göreve gelmeden 2006 muamelesi bir kazmacının aldığı maaş bin 500 TL idi. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana düşük maaş alan işçilerimize alınan iyileştirmeler, sosyal ödemeler ile birlikte 2006 kazmacı bugün hak ettiği para olmasa bile 2 bin 650 TL para alıyor, yeterli mi değil. Daha fazlası olmak zorunda. 2000 muamelesi kazmacı kardeşim 2 bin 300 tl maaş alıyordu şimdi 3 bin-3 bin 500 Tl arasında maaş almalarını sağladık. Bunlar yeterli mi asla ve asla yeterli değil.
"DEREYİ GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ"
Yeni bir sözleşme döneminin içine girmiş bulunmaktayız. 26’ncı dönem sözleşmenin taslağını hazırladık. Geçmişte yaşadığımız tecrübe ve deneyimlerle birlikte önümüzdeki sözleşme döneminde inşallah daha güzel hakları birlikte alarak bunun sevincini birlikte yaşayacağız. Büyüklerimiz bir şey söylenmiş, dere geçerken at değiştirilmez, biz tecrübe ve deneyimlerle yeni sözleşmede işçilerimize bir takım haklar alacağımıza inanıyoruz. Bunun için bilgi birikim, tecrübe ve donanımlı bir kadroya ihtiyaç var işte o kadro burada.
"NEZARETÇİLİK KÜLTÜRÜ GERİ GELDİ"
Madencilik bir kültürdür. Madencilik kültürünü yok etmek için gerekli çalışmaları yapan madenci düşmanları ve işçi sınıfı düşmanları bizim nezaretçilik diye kültürümüzü sözleşmeden kaldırmıştır, biz 25’nci dönem toplu sözleşmede nezaretçi sıfatını yeniden bu işçiye kazandırdık. Benim işçim işe girdiğinde iyi bir kazmacı olmak için çalışıyor iyi bir nezaretçi olacağım diye iyi bir usta oluyor.
"İÇİNİZDEN KAÇTILAR YİNE KAÇACAKLAR"
Biz sözleşmelerde bir takım hakları çoğaltarak alalım diye uğraşırken şuan muhalefet grubunun içinde olanlar sizin üretim tazminatlarınızı kesmeye çalışmadı mı? Biz var olduğumuz müddetçe toplu sözleşmeden alınan hakları hiç kimse ihlal edemez. 3 Vardiya sizlere hitap ederken bunu yapmaya teşebbüs edenler sizin içinizde duramadı kaçtı, yine kaçacak yine kaçacak.
"GRUP OLAYINI İYİ HATIRLAYIN"
Biz görev gelmeden önce gruplu kardeşlerimiz, taşeron burada çalışırken onlar köylerindeki çoluk çocuğuna ekmek götüremediler. Biz göreve gelirken asla ve asla grup olayını durduracağız dedik, göreve geldiğimiz ikinci aydan itibaren hiç kimse gruba çıkmadı, çıkmayacak. Sadece ve sadece grup olayını resmi olarak çözememenin üzüntüsünü emin olun yüreğimin derinliklerinde yaşayacağım. Emin olun bu sorunu çözecek ekip var ise İsa Mutlu ve ekibi olacaktır.
"MADENCİYİ KOPARMAYA ÇALIŞTILAR"
Madenci geçmişte büyük yürüyüşler yaptı Türkiye ve dünya işçi sınıfına adına altın harflerle yazdırdı. Bunu yaparken madenci bütün emekçi kesimleri ile işçisi, işsizi ile birlik ve bütünlük içerisinde başardı. O günden bugünlere kadar madenciyi toplumun diğer kesimlerinden koparmaya çalıştılar. Biz bunu tespit ettik dedik ki madenci evden işe işten eve giden bir işçi sınıfı değildir dedik. Toplumun bütün unsurları ve fertleri ile bağdaşmalıdır dedik. Yarın ihtiyacımız olduğunuzda toplumun diğer kesimleri yine madencinin arkasında birlik ve beraberlik içerisinde dimdik gerektiğinde Ankara’ya kadar yürüyebilmeli dedik.
SOSYAL PROJELER HAYATA GEÇİRİLDİ
Atatürk Kültür Merkezi, TTK Misafirhanesinde çeşitli etkinlikler yaptık, engelli vatandaşlarımız için akülü ve manuel tekerlekli sandalyeler aldık, futbol turnuvaları yaptık. Bunların hepsi ile toplum ile kucaklaşmayı başardık. Artık Ereğli’de madencinin var olduğunu, Kandilli diye bir beldeyi unutan herkes buraların var olduğunu yeniden anladı.
"BANYOLAR UTANÇ VERİCİ İDİ"
Banyolarımızı anlatmaya gerek yok bunlar bizler için utanç vericiydi. Madenciye yakışmayan sosyal tesislerimizin bugün ne hale geldiğini hepimiz görüyoruz. Yan tarafımızdaki Maden Koop binasını unutmadık, 2011 seçimlerinde taşerona karşıyız diye bağıran bizi meydanlarda taşeronlaştırmaya karşı eylem yaptığımız için eleştiren, Hema’da örgütlendiğimiz için bizi eleştiren muhalefet lideri hafızasını azıcık bir kurcalarsa oranın taşerona verilmesinde ne kadar payı olduğunu inanın hatırlayacaktır. O gün bu insanlar sizlerin karşısına çıkıp demediler mi, 'bu bölgeye taşeron gelmeli, bu bölgeye taşeron gelmez ise önümüz kapalı'. Biz de var olduğumuz müddetçe bu bölgeye taşeron giremeyecek.
112 SAĞLIK İSTASYONUNA DESTEK
Maden Koop binasını dizayn ettirerek modernize ettirerek bölge halkına ve işçimize hizmet verebilmesi için 112 Acil Servis İstasyonunun oraya getirilmesine katkı sağladık. Sendikamıza geldiğinizde 4 yıl önce unutmayın, 5 trilyon borç ile konuşulan, batmak üzere olan, misafirhanesi ipotek altında olan bir genel maden işçileri sendikası ile karşı karşıyasınız .5 Trilyon borcunu kapatmış 6 trilyon parayı kasasına koymuş misafirhaneyi ipotekten kurtarmış tapusunu işçisine geri almış bir sendika var. Yıllardır iğnesini dahi paylaşamadığınız sendika ile karşı karşıya idiniz. Bugün küçük de olsa karınca kararınca olsa bir takım varlıkları ve güzelliklerini işçimiz ile paylaşabilen bir sendikamız var, bunun haklı gururunu hep birlikte yaşamak hakkımızdır.
"MADEN İŞÇİSİNİN ARTIK AYRICALIĞI VAR"
Özel Hastaneyi bu bölgelere biz açmadık, bizden önce de vardılar biz göreve geldiğimizde madencinin bütün sosyal sorumluluklarından da sorumlu olduğumuzu ifade ederek Echomar, Anadolu ve Avrupa Göz Hastanesi ile anlaşmalar yaptık. Madencilerin ve ailelerinin oraya gittiğinde bir ayrıcalığı olmasını sağladık. Madenci oraya gittiğinde artık bir ayrıcalığı var.
"BU PARA MADENCİNİN HAKKI DEĞİL DEDİLER"
Bütün bunlardan sonra 2 asgari ücret uygulamayan işveren ile kavga etmeye başladık, hakkınız olduğunu her platformda bunu dile getirdik, işveren ile mahkememiz devam ediyor. Biz işçimizin hakkı için işvereni mahkemeye verirken muhalefetin lideri ise çıkıp, 'bu para madencinin hakkı değil biz bunu alıyoruz, kömür, ikramiyemiz, sosyal haklarımız var' dedi. Sendikacılık bu mu arkadaşlar, sendikacılar bu benim hakkım demez sendikacı işçisine 1 kuruş daha fazla alabilmek için kellesini ortaya koyar. Sordular, 'neden bunu diyorsun?' diye. 'Genel Müdür' böyle demiş, genel müdür kimmiş, neymiş, burada yasa var yasa.
"6.5 SAAT UYGULAMASI BAŞLADI"
Allah nasip ederse 2 gün hafta tatili gündemde, şuan 6.5 saat uygulaması başlatıldı. 1 Ocak itibariyle madenlerde uygulanma zorunluluğu hale geldiği için yeni yasa çıkana kadar 6.5 saat çalışacağız. Meclis yakında açılıyor en geç 15 Ocak itibariyle 2 gün hafta tatili alacaksınız ama muhalefet bu bizim hakkımız değil demeye alıştı, onlar göreve gelirse hakkımız değil der geriye iade ederler, siz ona fırsat vermeyin.
"HEMA İŞÇİSİ YILLARDIR SÖMÜRÜLDÜ"
Bütün bunlardan sonra 12 milyon çalışanın olduğu Türkiye’de 600 bin sendikalı işçiden bahsedersek işçi sınıfı bu sorunların altında ezilmeye mahkumdur dedik. Göreve geldiğimiz günden itibaren özel sektörde çalışan yıllarca sömürülen, emeğin başkenti denilen Zonguldak’ta emek sömürüsünün en bariz örnekleri onlar Zonguldak’ın şanlı tarihinden ders alan yeni bir tarih yazmaya çalışan özel sektör çalışanları da yanımızdalar. Hema’da çalışan 700 kardeşimiz vardı onları örgütlemeye karar verdik. 'İşçi sınıfının her neferi bizim sendikanın çatısı altında olmalı' dedik. Onların yaptığı şanlı mücadele ile örgütlenme sürecini başlattık. Onlarla birlikte süreci başarı ile tamamladık, onlara yürekten teşekkür ediyorum. Maden işçisi denilince tüylerim diken diken oluyor.
"HEMA İŞÇİSİNİ ÖRGÜTLEMEYİN DEDİLER"
Biz bizden önce sömürülmeye seyirci kalanları lanetliyoruz. Biz onları örgütlenmeye karar verdiğimizde mevcut muhalefetin lideri, 'onları örgütleyemezsiniz, siz bizi satıyorsunuz siz onlarla aynı madenci çatısı altında birleştiremezsiniz' dedi. Uyuyamadım, üzüldüm, sendikal hayatımın biteceğini bilsem bu örgütlenmeyi yapacağım çünkü biliyordum ki doğru yoldayım. Zonguldak buna susamıştı, Allah'a şükürler olsun ki bu örgütlenmeyi yaptık. Bazı şeyler istediğimiz gibi gitmedi, Türkiye’de ve dünyada sermaye ile mücadele etmek zor. İşverenler ile mücadele etmek zor, 8 yıllık sendikacıyım, 3 yıldır da özel sektörde sendikacılık yapıyorum bunun zorluğunu orada daha iyi gördüm. 6 Aydır istediğini devletten koparamadığı için devlet ile uzlaşamadığı için bir pazarlığın unsuru olarak işçileri kullanan işverene karşı mücadele ettik. Zonguldak'a yürüdük, ocaklara kendimizi kilitledik o gün bu eylemleri seyir etmekten dahi aciz olanlar biz Zonguldak'a yürürken ocaklara kendimizi kilitlerken oraya bir bardak su alıp bu kardeşlerimize paylaşmayı dahi beceremediler.
"KAPI KAPI HEMA İŞÇİSİNİ DIŞLADILAR"
Oradaki maden işçileri bizim bir parçamız olmasın diye kapı kapı dolaşanlar Zonguldak'ta genel başkanın kapısında ayrılmayıp burayı bize bağlamayın Armutçuk’a bağlamayın diye söyleyenler bugün Hema işçisi işten çıkarıldığında köy köy dolaşmaya başladılar, 'İsa Başkan sizi sattı' dediler. İsa Başkan hiç kimseyi satmadı satmaz, satanlar onların yanında, onları madenciler iyi biliyor.
"HERKES GERÇEKLERİ BİLMELİ"
Gerçeği dinlemeyenlere bazı şeyleri duymak zor gelebilir ama herkes gerçekleri bilecek. Dostlarım biz doğru bildiğimiz yoldan asla şaşmadık, şaşmayacağız. Herkes gerçekleri kabul etmek zorunda. Biz tahriklere gelmeyeceğiz sakin olacağız. Birbirimizi kucaklamaya kardeşçe bu işi sonuçlandırmaya çalışacağız.
TTK'YA İŞÇİ ALINMALI
TTK’ya işçi alımı yapılmalı gerekirse Başbakanın kapısında bekleyeceğiz, gerekli mercilerde nöbet tutacağız kesinlikle TTK’ya işçi aldırmak zorundayız. Grup olayını yine çözecek olan bizim ekiptir. Biz de emeğin başkenti dediğimiz Zonguldak’ın, bir madenci evi yok, bunun sözünü daha önceki belediye başkanından almıştık, şimdiki belediye başkanı Uysal’a bu talebimizi ilettik en kısa zamanda Ereğli’de bir madenci evi açmak istiyoruz. İşçi sınıfının önünü açacak projeler hayata geçireceğiz.
"NEREDE BOŞ KOLTUK OLSA ORAYA ADAYLAR"
Tabi biz iktidarız muhalefet bizi eleştirecek, biz eleştiriye açığız ama sadece eleştirmekle kalmamak lazım, yeni projeler üretmek lazım. Sizler muhalefetin ağzından bir tane proje kelimesi duydunuz mu? Onlarda öyle bir şey yok, onlar nerede bir boş koltuk bulsalar oraya aday olurlar. Ama Allah nasip ederse siz onlara bir son vereceksiniz.
"HEMA'NIN YOLUNU SEÇİM OLDU DA ÖĞRENDİ"
Muhalefet liderini anlatmaya gerek yok neresini anlatayım, koltuk sevdasını mı anlatayım, kendi menfaatini mi anlatayım, Amelebirliği'nde 3 yıldır ne yaptı bunu mu anlatayım. Arkadaş Hema’nın yolunu yeni öğrendi seçim olmasaydı öğrenemezdi. İşçinin parasına göz diken, erken çıkıyor diye amirlere şikayet edenin neyini anlatayım. Bir de çıkmış erken çıkan işçiye Amelebirliğini açıyor 12’de çay söylüyor. Keşke her gün seçim olsaydı, keşke sen her gün böyle olsaydın. Arkadaşlar ekip kuramadık. Benim ekibime geldiler teklif ettiler, bizim ekibimiz bizden ayrılmaz. 2011 yılında bir seçim yaşadık o seçimde bir olumsuzluk yaşadık, çizik denilen yanlış bir strateji ile karşı karşıya kaldık. O gün bizi ekibimizi satmak ile suçladılar, seçimin ardından bütün ekibimi alarak genel başkanın yanına gittim, durumu anlattım ve istifamı veriyorum dedim. Genel Balkan olmaz deyince ekip arkadaşlarım başkan sen devam et dediler. Bunlardan biride bu gün muhalefetin borazanlığını yapan Baki Tura’dır.
"İŞÇİYE BASKI YAPIYORLAR, HESABINI SORARIZ"
Hiç koltuk bulamazsa ne yapıyorlar facebook sayfalarında dolaştığı gibi müessese müdür koltuğunda oturup fotoğraf çektiriyorlar alın sizin olsun bize sendikacı lazım sendikacı. Bugün kardeşlerimiz işveren ile işbirliği yapmışlar işveren ile birlikte işçilere baskı yapmaya çalışıyorlar. Bir takım şefler, müdür, mühendisler 14 Ocak sabahı kaçak yer bulamazsınız benim işçimi kimse tehdit etmeye kalkmasın. Benim işçi arkadaşlarıma baskı yapanlara tek tek hesabını soracağız. Biz 14 Ocak ta yine buradayız, kimse hesabını veremeyeceği bir işe karışmasın. Muhalefettekiler Hema işçilerine diyorlar ki açık açık İsa Mutlu’nun yanında olmayın. Biz kazanırsak orası açılırsa iş bulamazsınız diyorlar. Biz de Allah nasip ederse Allah da size nasip etmeyecek madenci de size nasip etmeyecek. Biz 14 Ocak sabahı buradayız, bize destek vermeyen karşı tarafta olan Hema’daki kardeşlerimiz gönlünüz rahat olsun biz burada olduğumuz sürece yine çalışacaksınız, oy verseniz de vermeseniz de çalışacaksınız, ama işçiyi tehdit eden muhalefete bu makamları inşallah Allah da nasip etmez, Madencide…
"YENİ KUYUDAN DAHA YENİ HABERİ OLDU"
Neymiş İsa Başkanın Genel Müdür ile arası bozukmuş, o yüzden ikinci kuyu durdurulacak yapılmayacak. 'Biz göreve gelirsek yeni kuyuyu yaptıracağız' diyor. Arkadaşımız daha yeni haberi oldu herhalde biz ikinci kuyuyu 4 yıl önce mücadeleyi başlattık, yatırım planına girdi, ihalesi yapılıyor, 10 trilyon parası ayrıldı sen neyini yaptıracaksın?
"BİZİM KAVGAMIZ İŞÇİNİN HAKKININ ALINMASIDIR"
Biz genel müdür ile kavga etmekten çekinmiyoruz, biz işçimiz ve işimiz için onların ağa babaları ile de kavga ederiz. Büyüklerimiz şöyle derler eğer bir sendikacı ile işveren ayın yerde kol kola geziyorsa arada bir şey vardır, bir sendika başkan adayı onun koltuğunda oturuyorsa onun ne olduğuna siz karar verin.
BU SEÇİM İŞİMİZİN, AŞIMIZIN GELECEĞİ
Önümüzde zor bir dönem bizi bekliyor. Bu zor dönemi deneyimli bir kadro başarıyla aşabilir. Bu seçim geleceğimizin çocuklarımızın geleceğinin işimizin aşımızın istikbali. Bireysel kırgınlıklarla, öfke ile arkadaşlık, köylücülük olarak oy verme hakkı yok. Geleceğimizi oylayacağız. İşyerimizin, çocuklarımızın geleceğini oylayacağız. Bana kırgın, kızgın, öfkeli olabilirsiniz, beni çok seviyor da olabilirsiniz, köylüm, akrabam, ahbabım, komşum olabilirsiniz ama o kabine girdiğinizde o sandığın başına gittiğinizde elinizi vicdanınıza koyun. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır diyor, yeniden ekibiz ile beraber desteklerinizi bekliyoruz. Kendimizi bu güne kadar olduğu gibi önce Allaha sonra sizlere emanet ediyoruz. Bütün çalışanlarımıza kazasız belasız çalışmalar diliyoruz.
(Haber Merkezi)