* Yalı Boyu olarak bilinen bölgedeki Kireçlik'te kurulacak  termik santral için Kandilli'de düzenlenen  "halkı bilgilendirme" toplantısında, yöre muhtarları bu toplantı için kendilerine kamudan bir davet gelmediğini belirtirken, toplantının yerine konusunda itirazda bulundular. Yalı boyu köyleri Hema'ya değil termik santrale karşı olduklarını tekrarlarken, "gelsinler Kireçlik'teki kapatılan kömür ocaklarını açıp çalıştırsınlar biz de yardımcı olalım" sözleriyle çözüm konusunda da fikirlerinin bulunduğunu vurguladılar.

* Yalı boyu köylerinden gelenlerin sert itirazlarına sinirlenen bazı Hema yandaşlarının toplantının sonunda yaptıkları saldırı sonucunda yaşanan gerilim, "işte toplantının neden Kandilli'de yapıldığını en net kanıtı" sözleriyle kurulan baskıya dikkat çekildi.

* Op. Dr. Hüseyin Uysal, bölgede yaşanan kanser olaylarının arttığına dikkat çekerken, "vatandaşlar bize 'akciğer kanser hastalığı genetik midir diye soruyorlar cevap veremiyoruz" dedi. Uysal,  atıklarda civa bulunacağını ve 200 derecede buharlaşan civayı nasıl filtre edeceklerini de sordu.

* Kamuoyuna "Kireçlik'i ZKÜ'ye verdik" açıklamaları yapıp, ZKÜ'ye verilen arsanın iki yakasına ise termik santral kurulmak istenmesi ortaya çıkan ZKÜ yetkilileri, ısrarla hazırlanan santral projesinin kendilerine tahsis edilen alanlar içinde olduğunu belirtirken "Üretimin içinde eğitim olmaz, eğitimin içinde de üretim olmaz" sözleriyle görüşlerini açıkladılar.

* Av. Yakup Okumuşoğlu ise projeyle ilgili bakanlığın internet sitesinde bile bilgi olmadığını belirtirken bir çarpıklığı daha ortaya çıkardı. Okumuşoğlu, termik santral için yapılan başvuru dosyasında "Kandilli demiryolu üzerindeki alan" ifadesinin olduğunu, su konusunda ise Alacaağzı ve Neyrendere sularından yararlanılacağını belirtildiğine dikkat çekerek bu ifadelerin bile toplantının geçersizliği için yeterli olduğunu belirtti.

* Kdz. Ereğli Kent Konseyi Başkanı Muhabbet Tezel'de özel sektörün verdiği sözlerin arkasında durmadığını belirtirken, Erdemir'in özelleştikten sonra bölgedeki akciğer kanseri olayların arttığını kaydetti.

* "Biz dumansız bir hava sahası istiyoruz" diyen Av. Ünal Demirtaş, kurulmak istenen termik santralin hangi teknolojiye sahip olacağının da açıklanmasını isterken, "Eren Holding'in Çatalağzı'nda kurduğu santralde Çinli işçiler çalıştırıldı. Burada kim çalışacak" dedi. Demirtaş ayrıca, Kireçlik'in coğrafi yapısına da dikkat çekerek, yapılacak bacanın uzunluğu konusunda net bir bilgi verilemediğini ve baca boyunun 150 metre olsa dahi kod farkından dolayı çıkacak dumanların evlerin balkonunda kalacağını anlattı.

Tüm Karadeniz Bölgesinde yurt dışından kömür getirerek termik santralde elektrik üretmek isteyenler gözünü Zonguldak üzerinden ayıramıyorlar. Zonguldak halkının uysal oluşundan mı bilinmez, "İllaki Zonguldak" diye bastıranlar, her türlü numarayı çevirerek Türkiye'de Emeğin Başkenti'nde yaşanan bir çok meslek hastalığı ve kanser vakalarındaki artışı da umursamayarak yeni tehdit ve tehlikeler getirecek termik santralleri kurabilmek için tüm olanaklarını kullanıyorlar.
Bartın'da kurmak istediği termik santral konusunda başarılı olamayan ve gözünü birden bire Karadeniz Ereğli'ye çeviren Hema, kamuoyunda "istihdam yaratmakla" elde ettiği kısmi sempatiyi de termik santral kurma ısrarıyla sürekli yitiriyor. Hema'nın önce Kdz. Ereğli'nin Köseağzı'na kurmak istediği ve "günü birlik turizm alanı" olduğu için format edilmeyen başvurusundan sonra bu kez Kireçlik için hem de iki tane birden termik santral kurmak için başlattığı girişim sonucunda Kandilli'de açıklamaya göre "bilgilendirme", toplantıyı izleyen yöre halkına göre ise "ikna" olarak algılanan toplantının ikincisinde çok sert tartışmalar yaşandı ve toplantı kapanırken de, termik santralın kurulacağı Kireçlik bölgesinden gelen vatandaşların itirazlarına da Hema yandaşı olanlar tarafından saldırı türünde baskı uygulanması, olayın önümüzdeki süreçte daha da gerileceğinin işaretlerini verdi.

GÜNÜ BİRLİK TURİZM ALANI
Kandilli'deki ikinci toplantının gündeminde 1320 MW'lık ve adı "Kireçlik Termik Santrali" olan proje gündeme geldi.
İlk sözü alan Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Hema'nın bölgede huzursuzluk yarattığını ifade ederek İl Çevre ve Orman Müdürlüğü yetkililerine "Bu bölge günü birlik turizm alanı ve bu projeyi siz yapıp önümüze getiriyorsunuz. Sizin yaptığınız bu projeyi daha sonra istediğiniz gibi 'termik santral kuralım' diye değiştirme hakkınız var mı?" diye sordu. Posbıyık termik santrale karşı olduklarını ve asla yapılmasına da izin vermeyeceklerini belirtti.

DUMANSIZ HAVA SAHASI
Ballıca Köyü'nden avukat Ünal Demirtaş ise, konuya farklı bir pencere açtı. Demirtaş, bu toplantının Kandilli'de yapılmaması gerektiğine işaret ederek başladığı konuşmasında, Kireçlik'in valilik tarafından günü birlik turizm alanı ilan edildiğini vurguladı. Kireçlik bölgesinin balıkların üreme bölgesi olduğunu da özellikle vurgulayan Av. Demirtaş Kireçlik'te yerleşim alanları ile kod farkı bulunduğu belirterek, çıkacak dumanın kaç metre baca yapılır ise yapılsın bu bölgedeki evlerin balkonlarını aşamayacağını iddia etti. Demirtaş, kurulacak termik santralin hangi teknolojiye sahip olacağının da bilinmediğini, ayrıca çalışacak işçilerin de Çinli mi, Türk mü olacağının da açıklanmadığını anlattı.

AKCİĞER KANSERLERİ ARTTI
Kdz. Ereğli Kent Konseyi Başkanı Muhabbet Tezel de, toplantının tarafsız olmadığını ve halkı bilgilendirmenin bilgi değil ikna toplantısı biçiminde yapıldığını, tarafsız bir kurul tarafından bilgilendirme toplantısı yapılması için harekete geçeceklerini anlattı ve "Erdemir Oyak'a devir edildikten sonra Kdz. Ereğli'de akciğer kanser olayları arttı. Biz özel sektörün verdiği sözlere güvenmiyoruz" dedi. Tezel, bu olayın namusluların mücadelesi olduğunu ve insanları işsiz ve aşsız bırakanların bölgenin geleceğini ipotek altına almak istediklerini söyledi.

ZORLAMA NİYE?
Çevre Koruma Derneği'nden Birol Sezgin de, köylere 700 metre mesafede kurulacak bir termik santral isteğindeki zorlamayı sordu. Sezgin, bölge insanının hastanelere akın edip kanser tedavisi olmak istediğini hatırlattı.

AKCİĞER KANSERİ GENETİK MİDİR?
Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi dostorlarından Op. Hüseyin Uysal da kendisine ve diğer doktor arkadaşlarına gelen hastaların "akciğer kanser hastalığı genetik midir?" diye sorduklarıne ve bu soruya yanıt veremediklerini anlatıp "Bu toplumu sağlıksız hale getirmeyelim" dedi. Uysal, bu çağda Kireçlik gibi bir bölgeye termik santral kurulmasının hata olduğunu ifade edip, bölgenin turizm alanı olmasını istedi. Uysal, bacadan çıkacak dumanda, 200 derecede buharlaşan civa bulunacağını ve civa ve diğer ağır metallerin nasıl tutulacağını sordu. Uysal, "Termik santral kurulursa bizim sağlıklı yaşam hakkımızı elimizden alırsınız. Biz buna karşı çıkmalıyız ve olanların da denetlenmesi gereklidir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

SİZ VARSANIZ BİZ YOKUZ
ZKÜ adına katılan Doç. Yılmaz Yıldırım ve Doç. Ahmet Altın, projenin üniversiteye tahsis edilen alanın üzerinde olduğunu ve koordinatların doğru olmadığını ifade ettiler. Ayrıca, iki termik santralın ortasında bir eğitim yuvası olamayacağını belirterek "Siz varsanız biz, biz var ise de siz yoksunuz. Aynı anda hem üretim hem de üretim faaliyeti olmaz" dediler.

BİZİ MARMARİS'E GÖTÜRÜN
Kandilli'den Mustafa Güldalı'da termik santral tehlikesine şöyle dikkat çekti. "Rize ve Tunceli'de su ile çalışan hidro elektrik santraline karşı çıkılıyor ve hatta terör örgütü devletin araçlarını yakıyor. Biz tepkimizi göstermiyoruz diye mi zeki değil miyiz? Biz içimize sindiremediğimiz bir yerde niye duralım. O zaman bize Marmaris'te bir yer tahsis etsinler  biz de gidelim."

BAŞVURU BELGELERİ BİLE YANLIŞ
Konuyla ilgili ciddi hukuk bilgisiyle konuşan av. Yakup Okumuşoğlu da, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın internet sitesinde bile proje ile ilgili bilgi bulunmadığını, başvuru belgesinde ise Kireçlik'ten bahsedilmeyerek Kandilli'de demiryolu üzeri, su için de Alacaağzı ve Neyrendere sularının kullanılacağının yazıldığını belirtti. Okumuşoğlu, herkesin anayasadan kaynaklanan sağlıklı yaşama hakkı bulunduğunu belirterek "ekonomi vardır diye yaşam hakkımızdan vazgeçmeyiz" dedi.

DENİZE NEREDE GİRECEĞİZ?
Vefa Derneği Başkanı Abdullah Bostancı da, "Gelin burada hastaneyi ve yolu yapın. Hema gelsin, organik tarıma öncülük etsin domates yetiştirsin.  Ben Ereğli'de denize giremiyor ta Kireçlik'e Çavuşağzı'na gidiyorum. Kdz. Ereğli'de zehirleniyoruz" sözleriyle çağrı yaptı.

NEDEN YERLEŞİM ALANI İÇİ?
Çevre Derneği Başkanı Bekir Çelik'de, dünyada bu tür santrallerin yerleşim alanları dışına yapıldığını ve çevresinde ise o santralde çalışanlar için yapılan lojmanlarda oturanlar bulunduğunu belirtti.
Çelik, bu toplantının da bilgi amaçlı olmadığını, bilgide veri bulunduğunu, sorulan sorulara da yanıt veremeyenlerin bu toplantının bilgi amaçlı olmadığını ortaya koyduğunu, bu toplantının ise olsa olsa malumat toplantısı olabileceğini dile getirdi.

ÖZGÜRLÜĞE  İPOTEK

Yalı Boyu Köyleri adına söz alan Bayat Köyü Muhtarı Ahmet Eyrilmez çok ciddi bir konuşma yaptı. Eyrilmez, kendisinin muhtarlık görevi nedeniyle bir kamu görevi bulunduğunu ve bu kamu görevine rağmen hiçbir kamu kuruluşundan bu toplantı için davet gelmediğini söyledi. Ahmet Eyrilmez, termik santral kurulmak istenen bölgenin üzerinde oturduklarını ve halkı bilgilendirme toplantısının da Bayat'ta yapılması gerekirken neden Kandilli'de yapıldığını sordu. Toplantının Kandilli'de yapılması nedeniyle de geçersiz olduğunu ifade eden muhtar Eyrilmaz sözlerine şöyle devam etti:
"Bu termik santral ile benim özgürlüğüme ve yaşamıma ipotek konuluyor. İstihdam yaratılacaksa TTK'nın Kireçlik'te kapalı tutulan ocakları var. Gelsinler bu ocakları çalıştırsınlar ve biz de yardımcı olalım. Biz Hema'ya değil, termik santrali kim kurmak istiyorsa karşıyız. Üniversitenin, maden işçileri sendikasının araştırmaları var. Gitsinler başka yere kursunlar. Biz doğamızı kimseye mahvettirmeyiz. Burayı katletmek isteyenler öncelikle 8 tane köyü taşıyacaklar ve bizleri de istihdam edecekler ve sonra da gelip Kireçlik'te termik santral kuracaklar. Biz Yalı Boyundaki 8 köy ve 7500 kişi herkesle sonuna kadar mücadele edeceğiz."

HEMA YANDAŞLARINDAN SALDIRI
Yalı Boyu Köyleri'nden gelen vatandaşların zaman zaman sertleşen ve "benim oğlum kanser 100 milyar harcadım. Yazık değil mi bize. Bu halk akciğer kanseri ile yaşamak zorunda değil" gibi sözlerle yapılan müdahaleler, bazı Hema yandaşlarını kızdırdı.


Yalı Boyu Köylülelerinin üzerine yürüyen Hema yandaşlarının bu saldırısı üzerine salon bir anda karıştı.


Av. Ünal Demirtaş başta olmak üzere araya girenler tarafından zorlukla yatış-tırılan kavgadan sonra görüşlerini açıklayanlar "İşte toplantının neden Kandilli'de yapıldığının amacı bu. Hema çalışanlarının ve yandaşlarının baskısıyla burada insanlar kontrol altında tutulmaya çalışılıyor" sözleriyle tepkilerini dile getirdiler.

Muhabir: Haber Merkezi