İSTANBUL (AA) - TÜBİTAK BİGG yatırımı ile ODTÜ Teknokent'te kurulan akademik girişim firması SPACROL, Türkiye'de uydu test cihazları alanında yerlileştirilmiş uydu yönelim simülatörü SACSTOR'u SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda tanıttı.
Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı başladı.
Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortaklığında gerçekleştirilen etkinlik, 9 Mayıs'a kadar ziyaretçilerini İstanbul Fuar Merkezi'nde ağırlayacak.
Uydu, roket ve İHA gibi karmaşık sistemler için yüksek hassasiyetli ağırlık merkezi belirleme işlemlerinde de etkin şekilde kullanıma uygun olan SACSTOR, 3 eksen etrafındaki dönüş kabiliyeti ile 'Küp Uyduların' entegre edilmesine olanak sağlıyor.
SPACROL, geliştirdiği SACSTOR ürünü ile Türkiye'nin bu alandaki dışa bağımlılığı sona erdirmeyi hedeflerken, firmanın ulaşılabilir uzay ekosistemi için 'eyleyici' ve 'sensör teknolojileri' alanındaki AR-GE çalışmaları da TÜBİTAK destekleriyle devam ediyor. Şirket ayrıca kontrol yazılımı geliştirme ve elektro mekanik sistem geliştirme alanında AR-GE çalışmalarını sürdürüyor.
- SPACROL'dan uydular için yerli simülasyon ve test altyapısı
SPACROL Kurucusu Mustafa Atakan Afşar, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, TÜBİTAK BİGG ortaklığıyla kurulan SPACROL'un elektromekanik tasarımı, akışkanlar mekaniği tasarımı ve kontrol sistemleri alanlarında uzmanlaşmış bir ekibe sahip olduğunu ve genellikle elektromekanik sistemler üzerine çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Afşar, fuarda tanıtımını gerçekleştirdikleri SACSTOR ürünlerinin de temel olarak uyduların uzaydaki yönelim hareketlerini yer kürede simüle etmeye yarayan bir cihaz olduğunu anlattı.
Geliştirdikleri cihaz sayesinde uyduların, yeryüzünde de uzay şartlarına benzer bir şekilde havada asılı kalabildiğini vurgulayan Afşar, 'Tabi ürünümüzün kullanım amacını sadece uydularla sınırlamak doğru olmaz. SACSTOR aynı zamanda roket ve İHA gibi karmaşık elektromekanik sistemlerin ağırlık merkezinin hassas bir şekilde belirlenmesi için de kullanılabilecek bir cihaz.' şeklinde konuştu.
Afşar, cihaz üzerinde bulunan dengeleme mekanizma sistemleri sayesinde 3U ve 6U boyutunda uyduları da sisteme doğrudan entegre dip test etme imkanı sunduklarını dile getirdi.
Temel hedeflerinin Türkiye'nin 'ulaşılabilir uzay ekosistemine' katkı sağlamak olduğunu vurgulayan Afşar, ürünlerinin bunu sağlayan bir altyapı sunduğunu kaydetti.
Özellikle yeni girişimlerin bazı testleri yapmakta zorlandığına dikkati çeken Afşar, 'Dolayısıyla yönelim sistemlerini Dünya'da test ettikten sonra uzaya göndermek firmaların AR-GE harcamalarına katkı sağlayacaktır. Bu anlamda ürünümüzün maliyet etkin bir ürün olduğunu söyleyebiliriz.' diye konuştu.
Afşar, havacılık ve uzay mühendisliği alanlarında Türkiye'nin yetişmiş insan kaynağına olan ihtiyacına da değinerek, özellikle son zamanlarda söz konusu bölümlerin artmasının bunun en temel göstergesi olduğunu aktardı.
Akademik alanda da bu çalışmalara yardımcı olmak istediklerini vurgulayan Afşar, hem özel sektör tarafı hem de akademik tarafta etkin bir şekilde çalışmalarının devam ettiğini anlattı.
- Uzay ekosisteminde yerlileşme ve kritik teknoloji hedefi
Afşar, Türkiye'de uzay ekosistemine katkı sağlamak hedefiyle yola çıktıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:
'SACSTOR aslında çok niş bir ürün ve Türkiye'de bu alanda yapılmış ilk ürün. Üzerinde farklı teknolojiler barındırıyor. Benzer şekilde geliştirmiş olduğumuz 'Küresel Hava Yatağı' da yine farklı ülkeler tarafından geliştirilmiş bir teknoloji. Bu kapsamda aslında Türkiye'de SACSTOR ilk yerlileşmiş ürün oldu ve bunun gururu içerisindeyiz. Biraz önce de bahsettiğim gibi uzay ekosistemine katkı sağlamak istiyoruz ve en temel hedefimiz ulaşılabilir uzay.
Bununla ilgili Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK Uzay aslında bir küp uydu yol haritası hazırladı. Uzay alanı zorlu bir sektör, özellikle Türkiye'de. Çok fazla rakibiniz yok ama sektörün de bazı açıkları mevcut. Aslında bir altyapı geliştirdik biz şirketimiz için. Bizim en temel hedefimiz bundan sonra sensör ve eyleyici gibi kritik teknolojiler de geliştirerek bunları da Türkiye'ye kazandırmak. Bununla ilgili TÜBİTAK destekli projelerimiz de devam ediyor.'




