Yine o!

Evet evet yine o!..

O söylemiyor ama…

O’nun türküsünü seslendiriyor; Emel Taşçıoğlu.

‘Hasret düştü gönlüme

Gönülden yaralıyım’ diyor.

Tabipler aman vermezmiş.

Bir bahtına da karalıymış.

Of offf!

Offff dağlar kayalar taşlar.

Dalgalar.

Gökyüzü.

Yağmurlar.

Çiçekler.

Offffff!..

Devam ediyor ustanın sözleriyle Taşçıoğlu:

‘Gönül bilenim nerde

Gönül alanım nerde

Bu devasız derdime

Derman olanım nerde

Gönül derdi yar dedi

Hasret yaman zor derdi

Onu çekmeyen bilmez

Çekenlere sor dedi

Garibim gönül arar

Gönül bileni sorar

Bu gönül yarasını

Gönlü bilen sarar’

Bir offff daha.

Hep beraber çekelim ne olur.

Offffffffffffffffffff!!!!!

Of ki ne offfffffffff!!!!!

 

‘Arama’ dedi.

‘Bitti!’ diye torbaya koyup sepetledi.

‘Gönlüne başkasını al’ bile diye restledi.

Oysa; bayramdan bayramlara diye başladı.

Bayramlar gönüllere sevda tohumlarını özgürce ekti.

Sözler verildi.

Sözlerin ardında duruldu.

‘Yalan olmasın’ dendi.

Zamana bırakıldı her şey.

Tanışmayı tanımayla güçlendirme kararlaştırmalarında siyah yıldızlar oynaştı.

Hele ki gözler.

O gözlerin derinliğindeki çakmak çakmak yanan ateş, kimi zaman göz pınarlarıyla sevişti.

Tıkladı.

Bir tık yetmedi.

Önce ikiye.

Ve sonra üçte özel kaldı.

Tık tık tık.

 

Hey rüzgar.

Rüzgarlar!

Estiniz yine.

Estirdiniz.

Gerilimin patlaması bu.

‘Haksız’ desek de anlaşılmaz.

Dümdüz gider her şey.

Keskin sirke gibi.

Kabarır.

Taşar.

Sonrasında da kabını çatlatır.

Aynen dünyanın arzına uzanan volkan gibi.

Patlar.

Patladı da!

 

Niye böyle?

Niye durduramıyorlar ?

Niye kontrol edemiyorlar?

Niye sevildiklerinin gereğinde tutunabilme gücünü gösteremiyorlar?

Neden?

 

“Gal sana gurban” dedi Emel Taşçıoğlu.

Gurban.

Yaşam gurban da.

Sonuçta gurban olan sevda.

Gönderildi işte.

Gönderildi.

Sert bir biçimde.

Hatta “git başkasına” bile denildi.

Of dağlar.

Dağların oflaması.

 

Bayramdan bayrama.

Bayramdan bayrama olmalıydı.

Oldurmayanlara yazıklar olsun.

Bayramları zehir edenlere.

Bu zehirin içine de güvensizlik tohumları ekenlere yazıklar olsun.