Basın?ın dördüncü kuvvet olduğu hep söylenir durur. Ama icraata farklıdır. Basın mensuplarının bırakın dördüncü kuvvet olmalarını bu günlerde ? yıkıcı kuvvet ? olarak nitelendiriliyor. Gelen vuruyor giden vuruyor. İcraların başındakiler basın mensuplarını ikiye ayırmışlar ?Bizden? ? Bizden olmayanlar? Yani onların tabiri ile ? Bizden? ciler çok rahatlar, çünkü musluklar onlar için akıtılıyor, kapılar onlar için ardına kadar açılıyor. ? Bizden olmayanlar? a ise yaşam şansı yok. Onlar ağızları ile kuş tutsalar kimseye yaranamıyorlar ( Gerçi bu meslek kimseye yaranmak için yapılmıyor ama?. ) Bu ayırımcılığı sadece iktidar koltuklarında oturanlar yapmıyor elbet, muhalefet de bulunanlarda yapıyor. Eleştiriye tahammülü olmayanlar da yapıyor. Peki, bu yapılanlar doğrumudur? Kesinlikle doğru değildir. Peki, bunda bizlerin hiç mi suçu yok? Kesinlikle var. Var. Çünkü kalemi üç- beş kuruşa satmışlar. Onun bunun kalemşorluğuna soyunmuşlar. Bir meslektaşın yazdığına sadece muhalefet etmek için diğer meslektaşı karalama da bulunuyor. Birlik yok, birlikteliği sağlamak için uğraş verenlerde bu çirkefliğin içinde boğulup gidiyor. Çünkü Cenap Sahabet tin?in dediği aynen bu mesleğe uyuyor. Ne demiş Cenap Sahabettin ?Zirvede kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek birisi sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir. (Cenap Şahabettin) aozturk_&#[email protected] &#[email protected]