Kadının meta olarak görüldüğü bir ortamda “kadına şiddete hayır” , “kadın hakları günü” , “emekçi kadınlar günü” kutlayarak kendimizi avutuyoruz sanki…Bakın aşağıda Gazate Vatan’dan alıntı yaptığım bir haber var;
İSTANBUL’DAKİ AK Partili Gaziosmanpaşa Belediyesi, ilçedeki boşanma oranlarını azaltmak için iki yıl önce Evlilik ve İletişim Uzmanı ile anlaştı. 2010 yılı Mart ayından itibaren ilçede hem evlilik hazırlığı yapan çiftlere hem de boşanma aşamasına gelmiş çiftlere seminerler vermeye başlayan Yeşilyurt, ayrıca “Evlilik Vizesi” adlı bir kitapçık da hazırladı.Kitapçıkta, kadını adeta kocasına hizmet edecek bir karakter olarak ele alıyor. İşte tavsiyeler:

- ”Çalışmayan bir kadının özel durumlar haricinde (hastalık, gece çocuk bakmak vb) sabah eşinden önce kalkıp eşinin ihtiyaçlarını (kahvaltı, kıyafet vb) hazırlamaması, işe güleryüzle uğurlamaması durumunda bir süre sonra eşi tarafından ‘sürekli uyuyan, tembel, hiçbir işe yaramayan, para yiyici’ olarak algılanabilmektedir.”

- ”Problemin çözümünde konuşmak ama asla vıdı-vıdı yapmamak gerekir. Yaşadığınız problem o anda çözülecek diye bir kural yoktur.”

- ”Dengeli anlayış sergileyen, istikrarlı, sevecen, çekici, gizemli bir kadının erkekler peşinder koşar. ‘Ben buyum. İşine gelirse ‘ diyen kadını , her erkek eninde sonunda aldatır. Çünkü ilişkinizi restleşme düzeyine indirmişsiniz demektir. Rest çekmek pokerde olur. Poker ise kumar oyunudur.”

- ”Başarılı bir iletişimle çözülmeyecek aldatılma problemi yoktur. Yeter ki eşimizin algıladığı dilden konuşalım.”

- ”Bilinmesi gereken en önemli gerçek , mükemmel kadın mutsuz kadındır. Evli olan ve hayatında mükemmel olmayı seçen kadın, iş hayatının dışında iyi bir anne, iyi bir iş hedefi ile adeta kendi ile savaşır bir duruma gelmektedir.”
Habre bakar mısınız….
Söylenenler belki yanlış sözcükler değil ama evliliği yürütmenin sadece kadın üzerinden hesaplanması,kadının meta olarak görülmesi ve çalışan kadını başarısız bir evlilik sembolü olarak gösterilmesi ve bütün bunların bir kadın ağzından dökülmesi ne kadar acı…
Bugün 3 çocuk yapın diyen bir Başbakanın o 3 çocuğa nasıl bakılacağının da çözümlerini sunması gerekirdi.1 çocuğun bile masraflarını karşılamak günümüz Türkiye’sin de yeterince zorken 3 çocuk için bütçe ayırmak neredeyse imkansız.Yoksa eminim ki ekonomisi müsait olan herkes kendince yeteri sayıda çocuk dünyaya getirmek ister.
Ermeni soykırımıyla gündem meşgulken bir akşamda milletin vekillerine intibak yasasını uygulayıp emekliyle dalga geçip asgari ücreti es geçtiler.
Ekonominin kötüye gittiği ülkemizde bizlerin vergileriyle maaşlarını alan vekillerimizin maaşlarınıın haklarını son kuruşuna kadar vermesi gerekir diye düşünüyorum…
Konusu gelmişken intibak yasasının tüm emekliler,memur ve işçiler için hayata geçmesi şart.
Yoksa kadın çalışmadığı takdirde bir evin geçiminin tek maaşla sağlanabilmesi mümkün değil.
Gün geçtikçe çoğalan boşanmaların altında yatan en büyük sorun ekonomik sorunlar…Magazin kültürü ise bu ekonomik sorunları ne yazık ki körüklüyor.Magazin ve dizi kültürüyle yıkanan beyinler “benimde olmalı” hırsıyla ekonomisini bozmaya devam ederken yuvasından da oluyor.
Gaziosmanpaşa Belediyesinin evlilik danışmanının tavsiyeleri kadar kolay değil evlilikleri yürütmek ve sadece kadının elinde değil.Evlilik iki kişi tarafından kurulan bir kurum ve yürütmek iki kişinin elinde.Evlilikte hem kadına hem de erkeğe sorumluluklar düşüyor.Kadının meta olarak görülmesi gösterilmesi erkeğin sorumluluklarını göz ardı edilmesi anlamına gelmez.
Kadınları ayaklar altına alan bu zihniyeti ve  işçisini asagari ücretle çalışanını,emeklisini hiçe sayıp vekillerin maaşına intibak uygulayan,ekonominin kötü günlerinde mevcut evkillere iki katı maaşı hak gören yönetimin kadınlara biçtiği bu görevleri  şiddetle kınıyorum