Gecenin ıssızlığındasın yine.
Takılmışsın Onur Akın`ın "ay aydınlık" sözlerine.
Ay aydınlık.
Ay ve ışık.
Ay ve romantizm.
Ay ve ıslak bir ten.
Ay ve gözlerden çakan şimşek.
Ay ve umut.
Ay ve uyku.
Ay ve vapur.
Ay ve çiçek.
Ay ve kirli sarı.
Ay ve şimendiferin sesleri.
Ay ve yaşanmışlıkların sıcaklığı.
Ay ve aykırılıklar.
Ay ve hınzır ve çapkın bakışlar.
Ay ve samanyolu.
Ay ve zincirler.
Ay ve deniz kenarları.
Ay ve ekilmeler.
Ay ve ateşler.
Ay ve can yakmalar.
Ay ve türküler.
Ay ve rüzgar.
Ay ve sevgi.
Ay ve girift olmuş beklentiler.
Ay ve sen.
Ay ve hele ki siz?
Yani; ay ve aydınlık..!
İşte gitti yine iki kadeh kırmızı şarap.
Birdenbire düğümlendi boğazının kıvrımları.
Kötü oldun be.
Yaşadıkların geldi usuna.
Ay ile o yıldızlar sevişirken arsızca,
Saatleri de durdurarak,
Çılgınca,
Sınırsız?
Sızladı bir yüreğin yine derinlerden gelen hıçkırıklıklara gem vurdun "Unuttum ben O`nu" diyerek.
Evet unuttun.
Ya da unuttuğunu sandın.
Ama o ay yine doldu yüreğine.
Unutulmuyor? unutulmuyor? unutulmuyor?.
Unuttum diye dağlara tepelere kafa tutup da, kendine doğru söylemesen de unutulmuyor?
"Buluşalım mı?" teklifine verdiği "peki" yanıtı ile içinin aşk türküleriyle doluşu nasıl da ayaklarını yerden kesivermişti.
Ay? ay? ay?
Hele ki, ilk elele tutuşlarınız.
Gözlerine bakışın ve o bakışa verilen arzulu cevap.
Nasıl da titremişti dizlerin.
Nasıl da için bir hoş oluvermişti.
Nasıl da için akıp gidivermişti o yüreğe.
Nasıl da tüm çekinceliğine rağmen süslü ve etkin sözleri sıralayıvermiştin tüm doğallığınla.
Çalı çırpılar selam durmuştu size.
Önce sınırlara saygı duyuvermiştiniz.
Sonra?
Ezip geçivermiştiniz sevginizle aradaki o küçücük engelleri.
Bütünleşmenin derin hazzı işlemişti terli bedenlerinize.
Of ya.
Dışarıda ay aydınlık yine.
Pırıl pırıl.
Ay ışık.
Ay türkü.
Ay başka yıldızlarda.
Ay yok artık.
Gitti?
Bir daha aramamak, sormamak ve yaşanmışlıkları unutarak.
Bekleme artık O`nu.
Ay aydınlık.
Ama?.
Senin olmadığın yerde özel mi özel ışık saçıyor.
Geceleri gündüze çevirerek?.
Yorumlar