Az bacaksız değilsin.
Tavşana kaç tazıya da tut demenin ötesinde, daha binbir şeytanlıklara dans ettiriyorsun.
Sessiz ve sakin.
Ve dikkat çekmeden.
Öyle ya bacaksız.
Kısa.
Kısacık.
Ama?.
Çok tehlikeli.
Sen bu kadar uyanıklığı nereden aldın bakalım.
Bi sor soruştur.
Senin geninde böylesine sessizlik nereden geliyor.
Hem sessiz de, bir o kadar da ateş dolu.
Yangınlarda.
Demiri bile eritir.
Sonrası mı, çeliği ister.
O da kesmez ise, elmas var mı diye sorar.
Çünkü, demir ve çeliği yuttuğu gibi, ateşini bir tek elmas ile söndürebilir.
Keskin mi keskin.
Hırslı.
Rüzgar misali akan giden.
Bunca hareketliliğini de o malum bakışlarıyla saklar.
Çaktırmaz.
Suskundur ya.
Kimse de ciddiye almaz.
Oysa.
Şeytanın abdest almadan yanına yaklaşmaması gereken bir tehlike.
Tehdit.
Gerilim.
Düşünüyorum da, senin o saklı kalmış arzuların bir de özgürce boşalıverirse ne olur?
Yakar mı?
Yıkar mı?
Delirtir mi?
Çağlar mı?
Yutar mı alev alev heyecanını.
Sıradakine de meydan okuyarak.
Ah bacaksız ah.
Ne yürekler yaktın sen böyle.
Sinsice yaklaşıp çarparak kırık yürekleri saçtın ortaya.
Sayısı kaç?
On, yirmi, otuz, kırk.
Daha mı fazla.
Yapma ya.
Bu kadar çok ha!..
Sen neymişsin be bacaksız.
Ah bacaksız ah.
Bacak kadar boyun var ama, ne haltlara yol olmuşsun sen.
Kırmış kırdırmış ve pişti oynamışsın üst üste koyarak.
Helal falan desem ne yazar demesem ne yazar.
Yaşamasını bilenler engel tanımaz ki.
Merdivensiz ağaca çıkar ve üzerinde de iki seksen üç yirmi matematik formülleri kurar.
Ve tutturur hesapları.
Eksiği fazlası yok ki, tereyağlarından alınan kılların birbirinden haberi olmadı.
Yüzyüze bakarak bilinmeyen numaraların oyuncağı olduklarını bile çözemediler.
Yan çizdiler.
Ortadan gittiler.
?Oh be amacıma ulaştım? diye böbürlendiklerinde bile kullanıldıklarını anlayamadılar.
Kullanan sendin.
Ve işleri bittiğinde de lekeli bir mendil gibi bırakıverdin sokağa göcen gibi.
Oyun kontrolünde.
Oynat bakalım.
Sıra sıra gelsinler.
İsterse topluca.
Her birini birbirinin ardından pulsuz postalarsın da haberleri olmaz.
Sen bu işi biliyorsun bacaksız.
Tıkır tıkır oynatıyorsun herkesi.
E ne diyebilirim ki, bu yeteneğe.
Komşuda pişse ne yazar ki.
Yavan ekmeğe talim tek çare.
Bir de yanına buz gibi su.
Yutkunmaktan başka seçenek yok.
Hadi bakalım.
Bas gaza.
Bu kez kim takılacak bakalım oltaya?
Yorumlar