Adı gibi yeni olan, çiçeği burnunda Yeni Parti’nin biraz zamana ihtiyacı olduğu kesin.

Bu kadar kuşatma altında kalıp, birçok mevzide sayısız saldırıya direnmek kolay bir şey değildir.

Bu parti uzun zamandır dış cephede mücadele etmeye alışmıştı. Partinin en eski en büyük hastalığının nedeni olan hizip virüsü, arkasına rakip kuvvetleri de alıp tekrardan canlanınca, mücadelenin büyüğü iç cephede verilmeye başlandı.

Bu tuzaklara düşüp, vakit geçirmenin bir mantığının olmadığı anlaşıldığında, yeni yepyeni bir yol açıp oradan yürümeye karar verildi.

Büyük mücadeleler sonucunda, biber gazlarından, plastik fişeklerden sıyrılıp, barikatları da aşınca, yeni oluşumla birlikte mecburiyetten seçilmişlerin yerine atanmışlar konuldu.

Öyle olunca da bazı virüslü bünyeler, selin önünden kütük kapmanın hevesine kapıldılar!

Vakit kaybetmeden durumu kendi lehlerine çevirmek için fırıldaklarını, topaçlarını çevirmeye başladılar.

Başta Ankara’da sonrasında ülkenin her tarafında, partinin içinde ve dışında olanı biteni bilerek meseleyi bir kenara koyup, sözü kasabanın özeline getirirsek.

Kasaba’ da Yeni Parti’nin, öncesinde seçilmiş, şimdinin atanmış, zaman zaman “hadi bana eyvallah” demeleriyle bilinen, İlçe Başkanı’nın yoğun siyasi trafikten başının fazlasıyla döndüğü çok açık belli oluyor.

Şimdilik şiddeti zayıf, birkaç yönden esen rüzgârların karşısında, küreklerini kaybetmiş acemi sandalcı gibi elinde yekesi, ne olup ne biteceğini bilmez bir halde, bekleme pozisyonunu almış gibi gözükse de,

Arkasına Milletvekilinin erken estirdiği cılız, etkisiz rüzgârı almayı tercih etmiş.

Hâlbuki yakın geçmişte ilçe başkanı da seçildiği kongrede, aynı rüzgâr tam karşısından epeyce sert esmişti.

Seçimli kongre öncesinde milletvekili ve şürekâsıyla mücadele edenler, pek zorlanmadan maçı kopartıp almışlardı.

Sonrasında açılan dikensiz yolda, sırtını Belediye Başkanına da yaslayınca sıkıntısız zahmetsiz İlçe Başkanlığı koltuğuna oturmuştu.

...

Bu süreç, yani Yeni Parti’nin ilçe başkanlığı, kısa bir süre için üstlenilmiş bir görev olabilir.

Malum, genel seçimler için takvim hızlıca ilerliyor. Kuruluş tamamlanıp, işler normal seyrine girince partinin tüm il ilçe kongreleri yeniden yapılacak.

Kasabada,

Belediye Başkanı, Milletvekili, İlçe Başkanı üçgeninde durumu en sıkıntılı gözükenin partinin atanmış ilçe başkanı olduğu anlaşılıyor.

Milletvekili, Belediye Başkanının sahadan bir müddet çekilmesini fırsat bilmiş olmalı ki, erken davranıp ortaya bir eylem koymaya niyetlenmiş, ilk icraat olarakta ilçe yönetim kurulunun oluşmasına müdahil olup sağlam bir ağırlık koymuş!

(Bir iki kişiye sordum, bu işler dışında kasabayla pek bir alakasının olmadığını söylediler, onların yalancısıyım)

Usulen ve etik olan, bu günlerin olağanüstü koşullarında, topluca istifa eden seçilmiş ilçe yönetim kurulunun, yine aynı üyelerden oluşturulması gerekirken, basit ayak oyunlarına tenezzül ederek, seçilenlerin bazılarını listeye aldırmış bazılarını listenin dışında bıraktırmış.

Bu konuda “ben karışmıyorum, bu işlerin dışındayım, komikliğine hiç gerek yoktur”

Biz şunu iyi biliyoruz, aslında bizim bilmemizin pek bir önemi yoktur.

Sözümüz esas bilmesi gerekenlere.

Eğer mevcut Belediye Reisi politikaya devam etmek ister, aday olmak ister veya birisini birilerini önerirse,

Onu tümden yok sayıp, bazı şeyleri fırsat bilip, by pass etmeye de kalkılırsa

Kasabada yerel seçimi kendi elleriyle karşı tarafa sunmuş olurlar, kazanmaları mümkün olmadığı gibi altında kalırlar, ezilirler yok olurlar. (Bazıları o gitsin de ne olursa olsun demeye devam edebilir)

Yakın geçmişte ne olmuştu, hatırlayalım,

Partililer tarafından istenilen değil de, başını vekilin çektiği, bir iki aklı evvelin istediği Belediye Başkanı adayını, gizlice bir kâğıda yazıp, yetkili ağızdan açıklanması için Genel Merkezin yolunu tutmuşlardı.

Genel merkez, tüm ısrarlarına rağmen, bu tayfayı adam yerine koymayıp “siz böyle boyunuzdan büyük işlere karışmayın” diyerek gerisin geri kasabaya postalamıştı. O zamandan buyana akıllanmadıkları gibi, düştükleri durumdan da bir ders çıkartmadıkları anlaşılıyor.

Sonra ilçe kongresinde partinin delegeleri Başkan adaylarının bile olmadığı bir liste çıkartmıştı, mavi liste.

Kongre sonucunda, delegeler nezdinde hem Milletvekilinin hem de o zamanki defter kaçıran kişi olarak bilinen dümen suyundaki ilçe başkanının, kasabada hiçbir ağırlıklarının olmadığı anlaşılmıştı.

O zamandan buyana değişen bir şey olmamıştır.

Milletvekili ve iş birliği yaptığı kişilerin, kasabada o günde hiçbir karşılığı yoktu, bu günde yoktur.

Genel Başkanın her fırsatta söylediği ayrı gayrı olmadan tüm demokratlar bir olalım beraber olalım çağrısı yaptığını bile bile kasabada ayrışmayı hedefleyenleri, beraberliği yok etmeyi vazife edinenleri kasabalı iyi biliyor.

Esas önemli olanı görmek için büyük fotoğrafa biraz dikkatli bakmak yeterli olur.

Her ne kadar vilayet nezdinde partinin iki vekilinin söz sahibi olduğu söylense de,

Esas mesele, önümüzdeki genel seçimlerde, Yeni Partinin vilayetten seçilecek vekiller için nasıl bir aday sıralaması yapacağıdır.

Birinci sıra bellidir, seçimlerde üç milletvekili çıkartırlarsa sıkıntı olmaz dertler biter diye düşünülebilir.

Ama iki vekilde kalınır endişesi hep vardır ve gerçekleşmesi büyük ihtimaldir.

O zamanda, ikinci sıraya kimin konulacağı sorusu birileri adına hayati önemdedir.

Şimdilerde birlikte hareket ediyoruz görüntüsü veren İl Başkanı ve milletvekilinin zamanı geldiğinde

Hele ki vilayetin partili, cambaz, oyun kurucuları aport’ta beklerken, İl Başkanını üçüncü sıraya kim nasıl razı edecektir?

Eğer üçüncü sıraya razı edilemeyeceğine inanıyorsanız ve de bu senaryo gerçekleşirse,

İşte o zaman yandı gülüm keten helva.

Nuri ÖZTÜRK / Sapanca