İSTANBUL (AA) - YETER ADA ŞEKO - YEŞİM YÜKSEL - Gönüllü ekibiyle 2021'den bu yana afetlerde görev alan Cemre Vakfı, kurumsal kimliğe kavuşmasıyla özellikle iklim değişikliğiyle mücadele alanında daha aktif bir yol haritası izlemeye hazırlanıyor.
Cemre Vakfı Tanıtım Programı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Vakfın Onursal Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AA muhabirine, Cemre Vakfının öncelikle bir gençlik hareketi olarak 2021 yılında çalışmalarına başladığını, gönüllülerin orman yangınları ve depremlerde sahada aktif olarak rol aldıklarını söyledi.
2025 yılı temmuz ayı itibarıyla Cemre Vakfının kurumsal bir yapıya kavuştuğunu belirten Karaaslan, 'İddiamız çok büyük. Türkiye'nin çevre alanında ve afetler noktasında en donanımlı, en birikimli gençlik yapılanmasını oluşturmak istiyoruz. Ayrıca, Türkiye'nin gençlerini başta iklim değişikliği olmak üzere birçok alanda, kendi hayatlarını da etkilemeye başladığını hissettikleri ve ilgi duyup önemsedikleri bu alana yönlendirmek istiyoruz.' dedi.
Cemre Vakfının iklim değişikliği konusundaki duruşundan bahseden Karaaslan, şöyle konuştu:
'Aşırı hava olayları ya da istisnai görünen hava olayları ne yazık ki yeni normallerimiz olmaya başladı. Her yağmurun bir sele dönüştüğü, her hava olayının ne yazık ki şehirlerimizde belli oranda birtakım yıkımlara yol açtığı bir süreçte gönüllülüğü şöyle görüyoruz: Meselenin ve sorunun farkında mıyız, görev almak istiyor muyuz? Evet, görev almak istiyoruz ancak ne yapacağımızı bilemiyorsak, işte o aradaki boşluğu dolduracak olan Cemre Vakfı olacaktır.'
- 'Dipte İz projesi ile deniz çayırlarının korunmasına katkı sağlanacak'
Vakfın çevre alanında çeşitli projeler yürüttüğü, bunlardan birinin de 'Dipte İz Projesi' olduğu bilgisini veren Karaaslan, oksijen kapasitesi açısından büyük önem taşıyan deniz çayırlarının korunmasına katkı sağlamayı amaçladıklarını, projenin Halkbank desteğiyle yürütülen kapsamlı ve önemli bir çalışma olduğunu bildirdi.
Fidan dikimi, arama kurtarma eğitimleri gibi çeşitli programları kapsayan bir gündemlerinin bulunduğunu söyleyen Karaaslan ilerleyen süreçlerde ulusal ve uluslararası projelerle daha görünür olacaklarını dile getirdi.
Karaaslan, Türkiye'nin dünyanın en önemli iklim zirvesi olarak bilinen COP31'e ev sahipliği yaparak, küresel krizler ve devam eden çatışmalar karşısında liderlik rolü üstlendiğini ifade etti.
Dünyanın geleceği için önemli kurumlar ve fikir insanlarının Türkiye merkezli bir organizasyonda bir araya gelecek olmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Karaaslan, şunları söyledi:
'Ben inanıyorum ki COP sürecinin bugüne kadar en önemli kırılma noktalarından biri Türkiye'de yaşanacaktır. En önemli kararlar burada alınacaktır. Çünkü güçlü bir altyapı ve hazırlık var. Biz sözde değil, dünyayı gerçekten eyleme dönüştürme konusunda ülke olarak Sayın Cumhurbaşkanı'mızın işaret ettiği yolda çok önemli kademeler katediyoruz. Önemli hedeflere ulaşıyor ve bir sonrakine ilerliyoruz. Dolayısıyla iklim değişikliğiyle mücadele ve iklim değişikliğine uyum politikalarının, tüm dünyanın sahiplenmesi gereken bir mesele olduğu, bunun tek başına bir ülkenin asla üstesinden gelebileceği bir sorun olmadığı açıktır. Türkiye'nin tarihsel sorumluluğu yok denecek kadar az olmasına rağmen bu sorunlarla mücadelede görev alması hakikaten çok önemli ve değerlidir. Biz de Cemre Vakfı olarak COP31 sürecinde elimizden gelen her şeyi yapacağız.'
- 'Türkiye'nin COP31 ev sahipliği diplomatik bir zafer'
Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, vakfın tanıtımının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılması ve birinci cemrenin havaya düştüğü tarih olan 20 Şubat'a denk gelmesi dolayısıyla mutlu ve heyecanlı olduklarını söyledi.
Cemre Vakfının tüzel kişiliğinin 2025 yılının temmuz ayında alındığını belirten Gökgöz, 'Biz gönüllülerimize 'Cemreler' diyoruz. İlk Cemrelerimiz, belki hatırlarsınız 2021'de Kastamonu'nun Bozkurt selinde görev almıştı, orada doğup bu zamana kadar çoğalarak geldik ve tüzel kişiliğimizi aldık. Ama asıl çıkış hikayemiz, 'asrın felaketi' dediğimiz 6 Şubat depremlerinde 10 binden fazla gönüllümüzle lojistik destek hizmeti sağlayarak depremde üstümüze düşeni Cemre Vakfı olarak yapmış olduk.' sözlerini sarf etti.
Dördüncü kol olarak ifade ettikleri afetler konusunda ciddi ve yüksek gönüllü kitlesiyle çalışmalar sürdürdüklerini anlatan Gökgöz, iklim değişikliğiyle mücadelenin de çok ciddi bir konu olduğunu vurguladı.
Gökgöz, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Çocukluğumuzda '30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra şunlar olacak' denilirdi. Artık o sürelerin hepsini tüketmiş durumdayız. Biz Cemre Vakfı olarak iklim değişikliğiyle ilgili önce temel seviyeden yani ana sınıflarından, ilkokullardan başlayarak bir bilinçlendirme çalışması, daha sonra da bireysel olarak hanelerden başlayarak 'iklim değişikliğini normale döndürecek neler yapabiliriz'in projelerini, 2026 faaliyet planımızı incelediğinizde de görebilirsiniz. Bugün Cemre Vakfının tanıtımında Sayın Cumhurbaşkanı'mızı misafir ettikten sonra yılın her ayı, her haftası, her günü 'Cemreleri' Türkiye'de, Anadolu'da veya uluslararası arenada bir köşede göreceksiniz diyorum.'
Türkiye'nin COP31 ev sahipliğini diplomatik bir zafer olarak nitelendiren Gökgöz, özellikle Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan tarafından 2017'de başlatılan Sıfır Atık Hareketi'nin 2023'te zirveye ulaşmasıyla BM'de de güçlü bir destek aldığını vurguladı.
Gökgöz, Cemre Vakfı olarak önceliklerinin gönüllülük ve çevre alanında COP31'de yerlerini almak olduğunu bildirdi.




