İSTANBUL (AA) - MEHMET KARA - Kapsamlı mücadele eğitimleri sayesinde sanal kumar bağımlılığından kurtulan bireyler, dijital dünyanın 'kolay kazanç' algısı üzerinden bireyleri hızla bağımlılığa sürükleyen görünmez tuzaklarla dolu olduğuna dikkati çekti.

BUZLANMA KAZAYA NEDEN OLDU
BUZLANMA KAZAYA NEDEN OLDU
İçeriği Görüntüle

Dijitalleşen dünyada adı her geçen gün daha sık anılan sanal kumar, 'bir telefon kadar yakın' olması nedeniyle kolay ulaşılabilirliğiyle özellikle gençler başta olmak üzere geniş kitleler için sessizce ilerleyen, hayatları fark edilmeden tüketen ve geriye yıkılmış aileler ile kaybolmuş gelecekler bırakan bir tehdide dönüşüyor.

Mobil uygulamalar ve çevrim içi platformlar üzerinden zahmetsizce erişilebilen sanal kumar, kısa sürede yüksek kazanç vaadiyle bireyleri bağımlılığa sürüklerken, psikolojik, sosyal ve ekonomik yıkımlara da zemin hazırlıyor. Türkiye'de sanal kumar bağımlılığına yönelik başvurularda ciddi artış yaşanırken, bağımlılık yaşının giderek düştüğü belirtiliyor.

Bağımlılıkla mücadele doğrultusunda kapsamlı eğitimler veren Bağımsız Yaşam Derneği (BAYDER), son yıllarda özellikle gençler arasında sanal kumarın hızla yayıldığına ve bağımlı olma yaşının 14-15'e kadar düştüğüne dikkati çekiyor.

Dernekten aldıkları destekle sanal kumar bağımlılığından kurtulmayı başaran bireyler, yaşadıkları zorlu süreçleri AA muhabirine anlattı.

- 'Kumarın, uyuşturucunun bana kaybettirdiği en büyük şey ailem'

16 yaşında sanal kumara başlayan Necati Y, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının birbirini tetiklediğini söyledi.

Telefon üzerinden kumara alıştığını anlatan Necati Y, 'Para hırsı, daha çok para kazanma isteği beni buraya getirdi. Uyuşturucu bulmak için kumar oynamamız gerekiyor. Elinde 1000 lira var, atayım işte 4, 5 bin olsun diyorsunuz. Fark etmeden elinizdeki her şey gidiyor.' dedi.

Necati Y, bu süreçte ciddi mali kayıplar verdiğini ve borçlandığını anlattı.

Hep daha fazla kazanacak gibi hissettiren bir motivasyonla hareket ettiğini belirten Necati Y, 'Valla ben bir araba parası yemişimdir, 1 milyon değerinde böyle bir araba parası yemişimdir. Sanal kumarda belki uyuşturucuyu da sayarsak 2-3 araba, bir ev parası kaybetmişimdir ama kumarın, uyuşturucunun bana kaybettirdiği en büyük şey ailem, ailemin bana olan güveni. Yani yıkıldılar.' ifadelerini kullandı.

Necati Y, ailesinin yanında otururken bile sanal kumarda binlerce lira kaybettiğine, bu durumun sanal kumarın ne kadar tehlikeli olduğunun bir kanıtı olduğuna dikkati çekti.

Sanal kumarın en tehlikeli bağımlılık olduğunu düşündüğünü ifade eden Necati Y, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Uyuşturucu çok tehlikeli geliyor insanlara aslında, en tehlikeli olanın kumar olduğunu düşünüyorum çünkü ulaşımı çok kolay. Çok şükür erken tedavi almaya karar verdim. Az kaybettim belki. Burada da görüyorum; kumardan 6-7 milyon kaybetmiş, karısını kaybetmiş, ailesini terk etmiş insanlar var yani. En kötü ailesini kaybettiriyor. Çocuğuna, eşine harcayacağın rızkı bir gecede, bir günde, bir saatte sitede harcıyorsun.'

- 'Bir hafta içinde 2 milyon lira kadar para kaybettim'

Sanal kumara lise yıllarında başlayan Mehmet K. de uzun yıllar hayatını mahveden sanal kumar bağımlılığından kurtulduğu için resmen yeniden doğmuş gibi hissettiğini söyledi.

Sanal kumara özellikle üniversite yıllarında başladığını belirten Mehmet K, 'Üniversite yıllarında büyük kayıplar yaşamaya başladım, ailem borçlarımı kapattı. Polislik ve astsubaylık sınavlarını kazandım ama sağlık raporunda bazı engeller vardı, kayıt yaptıramadım. Babamla birlikte çalışmaya başladım. Her şey güzel gidiyordu ama bir anda yeniden o tuzağa düştüm.' diye konuştu.

Mehmet K, özellikle arkadaş ortamının onu sanal kumara ittiğini vurguladı.

Sanal kumarın insan karakterini yıpratan özelliğine dikkati çeken Mehmet K, 'Ulaşımı çok kolay. Bankadan da kolay para bulabiliyorsun. Çevreden, eşten, dosttan, arkadaşlardan da sürekli para istiyorsun, yani insanı yalancı yapıyor. İnsanları manipüleyle her türlü yoldan kandırabiliyorsun. Yani ben babamı, annemi, arkadaşlarımı kandırıyordum, abilerimden alıyordum. Çevremde borç para almadığım insan kalmamıştır.' ifadelerini kullandı.

Mehmet K, yaşadığı zorlu süreçleri şu sözlerle anlattı:

'Bir dönem kayıplarım çok olduğu için eve gelemiyordum. Ailemle artık aram iyice açılmıştı. Sokaklarda kalıyordum. Bir hafta 10 gün dışarıda kaldığım süreç oldu. Babam beni aldı. 'Seni kurtaracağım.' dedi. Yanından ayırmadı evde. O süreçte telefon kullanmadım. 6 ay boyunca kullanmadım ve sanal kumar oynamadım. Tamamen bırakmıştım, sonra telefonu tekrardan elime aldım. 4 ay boyunca yine devam ettim oynamamaya. Çok güzeldi hayatım.'

Mehmet K, bu süreçte daha ciddi kayıplar verdiğini ve hayatının daha da kötüye gittiğini vurguladı.

Eline geçen yüklü miktarlarda paraları 'zararlarını kapatma' hayaliyle sanal kumarda kaybettiğini söyleyen Mehmet K, 'Bir hafta içinde 2 milyon lira kadar para kaybettim. Sanalda, basketbolda kaybettim. İşte ondan sonra zaten direkt ailemle aram açıldı. Yani annemin gözyaşları, babamın çaresizliği, abilerimle 2-2,5 yıldır konuşmuyorum. Uzağız. Yeğenlerim artık bana yüzünü çevirdi.' dedi.

Mehmet K, bu süreçte internet üzerinden BAYDER'le tanıştığını belirterek, şunları dile getirdi:

'Allah'a şükür artık kurtuldum. Yeniden o eski gülen Mehmet, hayata toz pembe bakan Mehmet tekrardan hayata doğuyor. Buradan aileme seslenmek istiyorum. Babama, anneme yani annemi 10 yıl boyunca ağlattım. Babamı çaresiz bıraktım. Abilerimle aram açıldı. Yeğenlerim artık bana farklı gözle bakmaya başladı. Tüm ailemden, nişanlımdan ve ailesinden burada sizin aracılığınızla özür diliyorum. Yani onlar bana hakkını helal etsin.'

- 'Başvurularda yaş 14-15'e kadar düştü'

BAYDER'de görevli Psikolog Ahmet Safi, derneğe yapılan başvuruların önceki yıllara kıyasla çarpıcı biçimde arttığını, 3 yıl önce 35 ila 40 yaş civarında olan yaş skalasının son dönemlerde 14-15'e kadar düştüğünü vurguladı.

'Bu kadar erken yaşlardaki bağımlılığın en büyük etkeni ulaşımın daha kolay olması.' diyen Safi, 'Elimizdeki telefonlar, sosyal medya bir tehlike aracına dönüşüyor. Ayrıca 14-15 yaşındaki bir çocuk, yetişkinleri sayesinde bir banka hesabı açabiliyor. Bu yüzden bize başvuru sayıları çok arttı. Bağımsız Yaşam Derneği, Türkiye'de 15 şubesi olan bir dernek ve şu anda 10 bin kişi iyileşmek, tedavi görmek için sıra bekliyor.' sözleriyle artan tehlikeye dikkati çekti.

Kaynak: AA