Bir atasözü vardır; "Gelen gideni aratır". Eminim birçoğumuzun en büyük korku ve kaygısı budur sanırım.
Belediye Başkanlığı seçimlerinde seçmenler her zaman için adaylardan güzel sözler duyarlar.
Belediye Başkanı seçildikten sonra bir dahaki seçime kadar geçen sürenin sonunda hayal kırıklıkları yaşanır. Uzunca zamandır bu böyle gelmiş ve görüldüğü kadarıyla böyle de gidecektir. Demokratik seçimler sırasında insanların birbirlerine en fazla sorduğu soru "kim gelsin?" den çok "kim gelmesin?" dir. İşte insanlarda bu zihniyet ve bu mecburiyet olduğu sürece "Gelen gideni aratır" atasözü bir gerçek olarak kalacaktır. Devletten hizmet bekleyen toplum, göreceği ilk hizmeti evine en yakın çevreden alacaktır. Bunu da en basit şekilde belediyelerimiz sağlar. Kendilerini huzurlu, mutlu ve refah hissetmek konusunda en büyük ve temel ihtiyaçları arasında; temizlik, ulaşım, düzenli kentleşme, sosyal, sanatsal ve kültürel etkinlik yer alır. Bütün bu olguları sağlayan her başkan övgüye ve alkışı hak ettiği gibi her olumsuzlukta eleştirilerinde hazmetmesi gerekir.
İlçemizde şu sıralar yüksek sesle konuşulan"Gelen Gideni Aratıyor" sözü birçok kesim tarafından konuşulur oldu. Bu sözün hedefindeki isim olan Belediye Başkanı Nevzat Çimenoğlu'nu 1,5 yılda hizmet anlamında Alaplı'ya bir şeyler kazandıramadığını düşünenler ne kadar haklıdır bilinmez ama bu gün Çimenoğlu'nun yanında olanlar bile Başkandan memnun olmadıklarını acık, acık konuşur oldular. Özellikle işçi maaşlarındaki belirsizlik, Belediyeye alınan işçiler ve verdiğin sözlerin yerine getirmemesi noktasında birçok kesim rahatsızlıklarını dile getirmeye başladı.
Bu rahatsızlıklar büyüyerek devam eder mi? yoksa büyümeden önlenir mi bunu zaman gösterecek.
Benim vurgulamak istediğim konu ise, "Güler yüzlülükle bir yere kadar gidilir. Esas olan başarı ciddiyettir" 
Bu gün "Gelen Gideni Aratır" sözünü söyleyenlerin kastettiği diğer bir kişi ise Çatur oğlu'dur. Bir kaç yıl önce Çaturoğlu'nun arkasından konuşanlar şu sıralar Çaturoğlu'cu kesildi. Belediye Başkanlığı döneminde belediyeyi borç içinde bıraktığını söyleyenler ve gitmesi için avuçlarını kaşıyanlar bu gün ne oldu da Çaturoğlu'nu arıyoruz diyebiliyorlar.
Ben bu insanları ne severim nede sayarım ama küçükte olsa bu insanlara hak vermekte gerekir. Çaturoğlu döneminde her ne kadar belediyenin borcu olsa da yinede güzel şeyler oluyordu. En asından sosyal yönden olsun işçi maaşları olsun ve bazı hizmetler devam ediyordu. Borçta olsa gemi yüzmeye devam ediyordu.
"GELEN GİDENİ ARATIYOR MU? Okuyucuların yorumlarına bırakıyorum.
KILIÇDAROĞLU VE ALAPLI
O kaset olmasaydı bu gün CHP'nin başından Deniz Baykal'ı hangi güç alabilirdi.
Kim ne derse desin, isterse tuzak desin, komplo desin, montaj desin bu kaset hem millet için hem de CHP için hayırlı olduğunu düşünüyorum. Bu gün CHP'nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu için de CHP yeni bir dönemin başlamış oldu. Kılıçdaroğlu'nu izleyeceği politika ve yapacağı siyaset CHP'nin geleceğini belirleme noktasında çok önemli olacaktır. Ben Kılıçdaroğlunu ne gördüm, ne konuştum, ne de siyasi ve kişisel hayatını biliyorum.  O'nu ancak, televizyon ekranlarından ve gazetelerdeki haberlerden tanıyorum. Televizyon ekranlarında, siyasi rakipleriyle katıldığı açık oturumlardaki sakin hareketleri, rahat konuşmaları, sinirlenmemesi, ağzını bozmaması, itham etmemesi ve en önemlisi kızgın rakipleri karşısında, istifini terbiyesini bozmadan sakin cevap vermesi, ne dediğini bilmesi, ilk zamanlar bende hayretler olumlu düşünceler oluşturdu. Benim, genelde tanıdığım; hırslı, asabi siyasetçi tipine hiç benzemiyordu. Kılıçdaroğlu bu çizgisini bozmasa CHP iktidar olması hayal olmaz.
Referandum çalışmaları için önümüzdeki hafta Zonguldak'a gelecek olan Kılıçdaroğlu Alaplı'yı da ziyaret edecekmiş. Ziyaret sırasında Kılıçdaroğlu, İlçe merkezinde sadece halka hitap edeceği belirtiliyor. Bunun dışında esnaf ziyaretleri ya da yaptırılabiliyorsa
Güneydoğudan gelen işçileri de ziyaret ettirilebilir. CHP acısında açılım yönünden iyi olacağını düşünüyorum.