Eski Karadeniz Ereğli Nostalji Sevenler Grubu'nda Karadeniz Ereğli'nin tarihine ilişkin önemli fotoğraf, bilgi ve belgeler yayınlanmaya devam ediyor.

654233190 10241018223577631 6150727543410130233 N

Grup yöneticilerinden Mustafa Tekce, Karadeniz Ereğli açıklarında batan Millet Vapuru'nun fotoğrafını yayımlayarak, "2 Ocak 1939 tarihinde Karadeniz Ereğli açıklarında kıyıya çok yakın bir mevkide batan ve 19 mürettebatından yalnızca 2 kişinin sağ olarak kurtulduğu Millet Vapuru Mcmillan A. & Son Ltd. tarafından 1883 yılında inşa edilen bir yolcu ve kargo gemisidir." notunu düştü.

19 Kasım 2023 tarihinde Karadeniz Ereğli'de meydana gelen afette de sahilde bir gemi karaya vurup ikiye bölünmüş, Kafkametler isimli gemi de askeri mendireğe çarparak batmış, mürettebattan kurtulan olmamıştı.

Başlıksız 1-231

MİLLET VAPURU GERÇEĞİ

Gazeteci/Yazar Osman Öndeş, Karadeniz Ereğli'de yaşanan Millet Vapuru faciasını kaleme almıştı. O günkü gazete haberlerine de yer veren Öndeş'in yazısı şu şekilde:

"1939 Yılı Ocak ayı başında Karadeniz’de hakim olan ağır fırtına sonucunda Ereğli’de 5 gemi karaya sürüklenmiş ve Millet vapuru da batmıştı.

Özellikle Millet Vapuru’nun batışı ile hayatlarını kaybeden denizciler o günün basınında günlerce hüzün dolu haberlere konu oldular. Çok sonraki yıllarda “Millet Vapuru Faciası” başlığı ile akademisyenler tezler ve makaleler yayınladılar. Ben de o günlerdeki felaketi birkaç kez hem eserimde ve hem de makale haline yayınladım. Ocak 1939 ilk günlerinden Karedeniz Ereğli’de meydana gelen bu deniz felaketi, dünya denizcilik tarihinde en yoğun gemi felaketi olarak yerini almıştır. Bu makalemde olayı böyle bir bakış açısıyla değerlendirdim.

Bu facianın özünde Karadeniz sahillerinde hiçbir liman olmayışının ıstırabı yatıyordu. Gemiler son derece yaşı idiler ve devletçi bir anlayış ile özel sektör armatörlüğü önemsenmiyordu. Oysa Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte, özsermayesi olan Türk müteşebbisinin imkansızlığını gören Mustafa Kemal Atatürk , bir taraftan yabancıların elindeki şirketleri satın alarak millileştirirken diğer taraftan da ayakkabı, bez üretimi, şeker üretimi, kağıt üretimi gibi yaşamsal sanayi yatırımlarını devlet imkanlarıyla yaptırmıştı. Kendisinden sonra gelenler Atatürk’ün başlattığı sanayi yatırımlarının özündeki gerekleri göremediler ve hayli seneler devletçi olarak kaldılar.

Başlıksız 4-24

Karadeniz Ereğlisi’nde olduğu gibi, Zonguldak’da gemilerin batmasının asıl nedeni olmayan limanlardı. Ayrıca fırtınaya dayanamayan küçük tonajlı yaşlı gemilerdi.

Felaketin hemen bir haftası sonrasında Denizbank’ın Karadeniz seferlerinde yolcu ve yük vapurlarını ayırmak kararı verdiği açıklanmıştır. Ayrıca daha önce çalışmaları yapılan gemi satın alma kararı ile İngiltere’ye 11 yolcu gemisi siparişi verilmiştir.

Karadeniz sahillerinde limanların yetersizliğinden, gazeteler Ocak ve Kasım ayında Zonguldak ve bilhassa Karadeniz Ereğlisi’nde meydana gelen deniz faciasını aktaran yürekler acısı haberlerle doludur. Bu haberlerde görülecektir ki, Türk deniz ticaret filosunun çok önemli bir kısmı çok yaşlı ve küçük tonajlı gemilerdir ve limansızlıktan bir gecede karaya düşmüş, batmış, parçalanmış ve nice denizci yaşamlarını kaybetmiş, nice ocaklar sönmüştür.

Başlıksız 6-4

Ilgaz, Ramazan Bayramı'nı hareketli geçirdi
Ilgaz, Ramazan Bayramı'nı hareketli geçirdi
İçeriği Görüntüle

Fırtına yüzünden telefon ve telgraf haberleşmeleri inkıtaa uğramış, Karadeniz’de yıldız karayel fırtınasından kurtulamayan Kaplan, Suat ve Refah şileplerinden haber alınamamıştır. 1 İkincikanun (Ocak) 1939 tarihli gazeteler Karadeniz’deki faciayı birinci sayfalarından duyurmaya başlamışlardır. Cumhuriyet’in “Karadeniz’deki Facia” başlıklı manşet haberi Ereğli limanındaki felâketin onbeş dakika zarfında olduğunu bildirmektedir. O yıllarda Karadeniz Ereğlisi’nde liman yoktur. Gemiler Bababurnu ile Ereğli kasabası arasındaki koya demirlemektedirler ki, bu koy tüm kuzey rüzgarlarına açıktır.

3 İkinci kanun (Ocak) 1939 tarihli gazeteler Karadeniz’deki faciayı birinci sayfalarından vermişlerdir. Gazeteler Millet Vapuru’nun Ereğli’de sahile sürüklendiğini, Çobançeşme Deresi açığında batık bir gemi enkazına çarparak parçalandığını ve 19 tayfanın boğulduğunu bildirmektedir. Denize atlayanlardan iki kişi kurtulmuştur.

Başlıksız 2-78

Millet vapuru Barzilay - Benjamin kumpanyasına aitti.

1800 tonluk bu şilebin Süvarisi Giritli Besim Kaptan ve mürettebatı felaket sırasında 19 kişi idi. 1888 senesinde inşa edilmiş olan vapur 41 yaşındaydı. Millet şilebi demir mahallinden demir kesmiş, Baba Burnu’nu, dolayısıyla batı karayeli arkaya almak üzere hareket etmiştir. Fakat tahmin edildiğine göre rüzgarın şiddetinden rotasını tutturamayan Millet şilebi Çobançeşme deresi açığında bulunan batık bir Yunan şilebinin üzerine düşmüştür. Millet şilebi, sert havanın etkisiyle kendini kurtaramamış, karinası vasat kısmından delindikten sonra, deniz tarafından dövüle dövüle parçalanmış ve süratle batmıştır.

Çok korkunç fırtınada Ereğli koyunda, Şadan, Galata, Zonguldak, Mete, Samsun, İkbal, Atilla, Tan ve Sümer şilepleri karaya düşmüştür. Mete ve Samsun şilepleri Alaplı istikametindeki Sarıkum’a sürüklenirken, biraz daha aşağıda kayık iskelesine yakın bir yerde Şadan, Galata, Zonguldak, İkbal şilepleri, Çobançeşme ağzında Tan şilebi, biraz ötede Atilla şilebi ve Yunan bandıralı Süper ve Nikolaos Nomikos şilepleri çok zor anlar geçirmişlerdir. Karaya düşen gemilerden Galata şilebi 1800, Zonguldak şilebi 1400 tonluktur. Her ikisi de Kırzâdelere aittir. Vaziyetlerinin çok tehlikeli olduğu gelen haberlerden anlaşılmaktadır.

Ereğli Sarıkum’a sürüklenmiş olan Mete Vapuru 5,500 tonluktur ve Kalkavanlarındır. Sarıkum’da karaya oturan vapurun vaziyeti - eğer hava uygun giderse yüzdürülebilir denilmektedir. Samsun vapuru, Aldıkaçtı firmasına aittir ve 1,700 tonluktur. İkbal şilebi 5,300 tonluktur ve Benjamin - Barzilay kumpanyasınındır. Şadan şilebi Sadıkzâdelere aittir ve 3,300 tonluktur. Yelkencilerin olan Tan şilebi 3,700 tonluktur. Çobançeşme Deresi ağzında oturmuştur. Bu şilep balast tanklarını su ile doldurup karaya vurmuştur. Atilla şilebi 1,800 tonluktur.

Denize açılan vapurların da tehlikeli vaziyette oldukları anlaşılmaktadır. Vatan vapuru imdat istemektedir. Yine gazeteler “Liman nerede yapılacaksa, kestirip atmalı ve hiç vakit kaybetmeden işe başlanmak esbabı da tacil olunmalıdır” diye yazmaktadır!

Başlıksız 3-50

Karadeniz Ereğlisi’nde vukua gelen deniz faciasından, kurtulabilen Ahmet Abidin ve Sabri San, dün sabah şehrimize (İstanbul) gelmişlerdir. Bu iki cesur ve talihli denizci, dün Barzilay kumpanyasına giderek kazayı anlatmışlardır. Kendilerine elbise ve para verilen denizciler, müteakıben Haliç’te bulunan Doğan vapuruna yerleştirilmişlerdir.

Samsun vapuru armatörü Barzilay demiştir ki: “Bu kazada bizim gemimiz gitti. Fakat, biz, bundan ziyade bu fakir ve fukara gemicilerimizin maruz kaldığı felaketten çok üzgünüz.”

Ereğli’de Millet vapurunun batması, beş altı vapurun karaya oturması, birçok motörün parçalanmasıyla neticelenen deniz faciasını mahallinde gören Ereğli’de kömür tüccarı Sadeddin de bu acıklı hikâyeyi şöyle anlatmıştır:

- Böyle felâketli anlarda vapurlar karaya giderken düdüklerini gemilerin direklerine bağlayarak bunu daimi surette öttürürler. Beşi çeyrek geçe ilk düdük sesi başladı. Bu Millet vapurunun düdüğüydü. Sonra Şadan, Kaplan, Yunan bandıralı Nicolaos Nomikos vapurları da düdüklerini öttürmeye başladılar. Millet vapuru düdük öttürerek kalkmak istedi.

O sırada yüklü olarak civarında bulunan Nikolaos Nomikos vapuruna bindirdi. Besim Kaptan arkadaşımdır. Akşam beraberdik. İhtiyatlı bir kaptandır. Kendisi biraz da rahatsızdı. Kaptan bu tehlikeli komşuların yanından kalkıp daha açıklara demirlemek istiyor, fakat o sırada geminin kıçüstü gittiği fark ediliyor. Besim Kaptan hemen geminin muayenesini emrediyor; Üç ve dört numaralı ambarların yarıya kadar suyla dolduğunu, suların kazan dairesine girmekte olduğunu fark ediliyor. Boğulmamak için karaya bindirmek üzere vapuru çeviriyorlar. Fakat maalesef gemi karaya 500 metre kadar mesafedeyken birdenbire batıyor. Sabahın alaca karanlığında onun yalnız bacasıyla direği gözüküyordu.

Başlıksız 5-10

Bilahare Sümer vapuru da gelerek karaya bindirdi. Bunları Mete ve İkbal şilepleri takip etti. Yalnız başka yerler varken tayin edemediğimiz bir sebepten dolayı Zonguldak vapuru da Kaplan vapurunun yanına geldi ve orada karaya oturdu. Busuretle Şadan ve Kaplan vapurları, dalgaların tesiriyle birbirine çarparak harap oldular. Tan vapuru dün kurtarıldı. Mete vapuruyla İkbal vapurunun kurtarılmasına çalışılıyor.

Faciadan evvel limanda Bakır ve Anadolu şilepleri vardı. Bunlar fırtına koparken kalktılar. Şule, Sakarya ve Samsun kaldılar. Samsun gitmek istedi, fakat Bababurnu açıklarından geri döndü. Boğulanlardan yedisinin cesedi bulundu.”

Faciaya ait Akşam Gazetesi’ndeki haber şöyle idi; “Barzilay şirketinin kömür yüklemek üzere Ereğli’ye giden Millet vapuru pek feci şekilde batmıştır. Kar, fırtınası bütün şiddeti ile devam ederken. Eski bir denizci olan Besim kaptanın idaresindeki Millet vapuru demirini tarayarak limandan açılmış ve sonra da şiddetli dalgaların tesirine dayanamayarak batmıştır. Geminin 21 mürettebatından ancak ikisi kurtarılabilmiştir. 19 kişiden henüz haber yoktur. Facia etrafında tahkikata başlanmıştır.”

6 Ocak 1939 tarihli Son Posta Gazetesi birinci sayfasından Karadeniz’de 18 kişi ile beraber batan Millet vapuru hakkında henüz İstanbul’a esaslı ve resmi malumat gelmediğini duyurmakta ve şöyle denilmektedir; Buna sebep fırtına dolayısı ile muhaberatın kesilmiş olmasıdır. Millet vapurundan lostromo Ahmet ile ateşçi Sabri’nin kurtuldukları anlaşılmıştır. Karaya oturmuş olan 10 gemi den en tehlikeli vaziyette olanı Tan vapurudur.

Bir milyon kıymetinde on vapur karaya gitmiştir. Millet vapuru Gülüç Deresi sahiline varmadan beş kulaçta gece batmıştır. Nasıl battığını bilinmiyor. Son vaziyeti, gemi tamamen batmış, direkleri ile bacası da sonradan kopmuştur.

Cumhuriyet Gazetesi limandaki batıklarla ilgili bir haber yayınmıştır. Bu haberde şöyle denilmektedir; “Millet vapuru, sert hava tesirleri ile kendini kurtaramamış, tekne orta kısmından delindikten sonra deniz tarafından dövüle dövüle az zamanda parçalanarak batmıştır.

Millet vapurundan denize atlayanlar arasından ancak iki kişi kurtulabilmiştir. Şu vaziyete göre Millet vapurundan boğularak şehit olan denizcilerimizin yekûnu 20 kişi olmak lazımdır.

Bu facianın kurbanı Millet vapuru Barzilay - Benjamin kumpanyasının malıdır. 1800 tonluk bir şileptir. Süvarisi Giritli Besim kaptandır. Mürettebatı 22 kişiden ibarettir. 1888 senesinde inşa olunan vapur, oldukça eski, fakat mukavemetli bir gemi idi.” denilmektedir.

3 Ocak 1939 tarihli Son Posta Gazetesi birinci sayfadan verdiği haberde şöyle denilmektedir;

"Batan gemi Millet Vapuru’dur.Barzilay Kumpanyası’na aittir ve 2000 tonluktur. Ancak iki tayfa kurtarılabilmiştir. “Millet vapuru evvelki sabah diğer bir takım vapurlarla beraber Ereğli limanında kömür almağa hazırlanırken saat 6 sularında fırtına birdenbire müthiş bir şekil almış, liman altüst olmuştur. Limanda demirli bulunan irili ufaklı gemiler, karaya düşmemek için açılmağa çalışmışlar, bir taraftan da telsizi bulunanlar S.O.S işareti çekmeye başlamışlardır. Fakat alınan tedbirler fayda etmemiş, kısa bir müddet içinde Anadolu, Galata, Şadan, İkbal, Mete, Samsun, Zonguldak, Tan vapurları dalgaların şiddetine dayanamayarak muhtelif yerlerde karaya oturmuşlardır. Millet vapuru da limandan açılamamış, yüksek ihtimal bir gemi leşine takılarak devrilmiştir. Millet vapurunun battığını gören sahildeki tahlisiyesiler faaliyete geçmişler, kazazede geminin mürettebatını kurtarmağa çalışmışlar. Fakat şiddetli fırtına yüzünden teşebbüsleri akim kalmış, hiçbir harekette bulunamamışlardır. Nihayet gemi sular arasında kaybolmuştur."

Ocak 1939 ilk günlerinden itibaren Karadeniz Ereğlisi’nde fırtına sonucu batan ve karaya sürüklenen gemilerin maruz kaldıkları felaket, dünya deniz ticareti tarihinde en yoğun deniz kazası olarak kayıtlıdır. Limanları olmayan ve deniz ticaret filosu çok küçük ve eski gemilerden oluşan Türk Deniz Ticareti dünyası adına bu facia zamanla mazide kalsa da asla unutulmamalıdır.

Kaynak: Millet Vapuru Faciası - Osman Öndeş,

https://www.virahaber.com/millet-vapuru-faciasi-9133yy.htm

Muhabir: Mustafa Kemal Bektaş