Bir kaset hikâyesidir gidiyor…
Devamlı bir şekilde muhalefetin kasetleri internete düşürülüyor… Anlayamadığım şu aslında “muhalefettekiler çapkın, karşı cinse düşkün iktidardakiler ise bir o kadar mazbut, eşlerinden başkasına kem gözle bakmayan hatta güzele bakmak sevaptır sözü bile onlar için günah”

Ne hale geldi ülkemiz.Atatürk’ün bile özel hayatıyla fazla haşır neşir olup halkı Büyük Önderimizden nasıl soğuturuz bunun peşine düştüler…Bırakın özel yaşamları insanları kötü yanlarıyla anmak yanlışlarını deşifre etmek Müslüman bir toplumun davranışı olamaz…
Tabi iyilik yap denize at diye boşuna da söylenmemiş…
Ama bu kaset hikâyeleri hiç hoş değil. Dizilerle bozulmaya yüz tutan toplum ahlakı ülkeye hatta dünyaya mal olmuş kişilerin kaset hikâyeleriyle daha da bozulmaya başlandı. Bu olanlardan anladığım konu demek ki bizi yönetenlerin neredeyse hepsinin böyle bir kaseti var ve zamanı gelince ortaya çıkıveriyor.

Adamlığın, kadınlığın bu kadar ayaklar altına alındığı bir ülkede gelecek nesillere ne kadar temiz bir toplum hedefleyebiliriz ki…

Bırakın Allah aşkına şu kasetmiş, belden aşağı imiş, rakı içermiş, dans edermiş v.s.

Ülkede derin bir huzura ihtiyaç var…
Açlık işsizlik almış başını gidiyor… Emeklilerin durumu ortada…

Yok çılgın proje yok aile sigortası bunlardan çok daha önce acilen kapatılan kitlerin sosyal devlet gereği açılmasına üretime geçmesine ihtiyaç var…

Ülkemizin topyekûn refaha ihtiyacı var. Bunun içinse kavgadan beslenen bir siyasetle değil gerçek hümanist ve sosyal devlet bilincinde milli duygularla ülkeyi yönetecek kişileri bizden ve bizden olmayanlar diye ayırmayacak bir siyasetle yönetilmeye acilen ihtiyacımız var…

Ben; kişilerin özelinin ortalığa serildiği tehdit unsuru olduğu bir ortamda değil kişilerin beyinleriyle var olduğu beyinlerle, fikirlerle ilgilenen, fikirlerle var olunan bir yönetim istiyorum…

Dini ve ahlaki inançlarımın sömürülerek siyaset yapılmasını şiddetle kınıyorum