Son zamanlarda Türkiye`de enerji darboğazına girildiği varsayımıyla gerek nükleer santraller ve gerekse termik santraller kamuoyunun gündemine sık sık girmeye başlamıştır. İlçemizde rödevans sözleşmesi ile Alacaağzı olarak bilinen kömür ocağında faaliyet gösteren Hattat Holding , alt şirketlerinden Hema ile yada bir başka şirket ile ilçemizin Balı Mahallesi ile Keşkek Köyü arasında bulunan ve adeta bir cenneti andıran Köse Ağzına termik santral kurmak istemektedir . Soğutmanın deniz yolu ile yapılıp, kömürün Alacaağzından alınacağı bildirilmektedir . Girişimci şirket ve Çevre Bakanlığı tarafından , kurulacak termik santralin çevreye hiçbir zararının olmayacağı iddia edilmektedir ! Bu da göstermektedir ki yapılan tahliller yanlıştır hatalıdır , keza , değerlendirmeler isabetsizdir. Termik santral konusunda Ereğli ve çevre halkının çok duyarlı olduğu bilinmektedir. Ereğli halkı termik santrale karşı tepkisini göstermiştir ve göstermektedir . Ne yazık ki kamuoyunun tepkisi dikkate alınmadan Köse Ağzında bir termik santral kurulacağı açıklanmaktadır . Böyle bir yatırım Ereğli için felaketin başlangıcı olacaktır. Ne Ereğlinin tek nefes alabildiği Köse Ağzı koyu kalacak, ne de özellikle Balı ve Keşkek halkı artık rahat bir nefes alabilecektir . Ayrıca Köse Ağzı kapalı bir havzadır, denize açılan kısım haricinde tamamen dağlarla çevrilidir ; kirli havayı dağıtacak rüzgara da sahip olmadığı gibi rüzgar estiği zaman doğrudan Keşkek Köyü halkı etkilenmektedir . Çıkan baca gazları tamamen Ereğli halkının soluklarını kesecek , orman bitki örtüsüne , deniz ve ormanın doğal hayatına zarar verecektir . Olayın ilginç yanı yine bu yöreye çok yakın olan ve yıllar önce kurulan Çatalağzı termik santralinin artık toz tutulamaz hale geldiği yöre halkı tarafından bilinmektedir.
Bilindiği gibi termik santraller kömür, fuel-oil, motorin, doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir. Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem, kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. Bu dönüşüm büyük miktarlardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılmasıyla elde edilen ısıyla, bir dizi ayrışma işleminden sonra saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jeneratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. Kömür yakıtlı termik santrallerin Türkiye`de ağırlıklı bir enerji üretim biçimi olarak seçilmesinin ana nedeni, kömürün, fuel-oil veya doğal gaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. Ancak , ucuza enerji elde edileceği düşüncesi ile insanların ve diğer tüm canlıların sağlığı - hayatı bir hiç sayılmamalıdır. Ekolojik dengenin bozulmasına izin verilmemelidir. Hattat Holding ve Çevre ve Orman Bakanlığı Ereğli halkının çığlığına , İSYANINA kulak vermeli , Ereğli halkının hiçbir şart ve kayıtla Köse Ağzına kurulmasını istemediği termik santrali , adeta dikte eder gibi , halkın isteğine aykırı olarak ısrarla bu bölgeye kurma isteğinden vazgeçmelidir. KÖSE AĞZINA TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ .
KÜL ATIKLARI ÇEVREYİ VE DENİZİ KİRLETİR
Termik santrallerde üretilen enerjinin sadece %30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte; kalan kısmı ise "kaçak enerji" olarak adlandırılmakta ve kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır. Termik santrallerin en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyuyla ilgilidir ve termik santrallerin soğutma suyu gereksinimi çok büyüktür. Bu nedenle termik santraller genellikle nehir, göl veya Köse Ağzında olduğu gibi deniz gibi soğutma suyu kullanılabilecek kaynaklara yakın yerde kurulmaktadır. Atıkların denize atılması, karaya serpiştirilmesi çok eskiden beri kullanılan sorumsuz atık yöntemidir. Köse Ağzında da bunun olmayacağının hiçbir garantisi yoktur . Denize yapılan atık ısınmış su boşaltımları denizlerdeki biyolojik yaşamı tehlikeye sokmaktadır. Termik santrallerin en çok şikayet edilen ve çevreye de büyük zararı dokunan yanı kül atıklarıdır. Örneğin 100 Megawat gücünde bir termik santralde 1 yılda -3,8x10-5 K cal/sn termik etki, 750 ton Karbon monoksit; 45000 ton Kükürt dioksit, 3500 ton katı parçacıklar; 26000 ton Azot oksit; 250 ton hidrokarbon; 5560 m3 kül dışarıya saçılmaktadır
Bir termik santralın kurulacağı yerin seçiminde en önemli etkenlerden birisi de soğuk bir kaynağın varlığıdır. Bir termik santralın bilançosu incelendiğinde, üretilen bir kilowatt için 4000 kilojouledan fazla bir enerjinin soğutma suyuna harcandığı görülmektedir .Sözgelimi, 400 megawattlık bir enerji grubunda soğutma için saniyede ortalama 20 metreküp su gerekmektedir .Bu nedenlerden ötürü,büyük santraller ancak deniz kıyısında kurulmaktadır.Bununla birlikte,termik santrallerin yol açtığı ısı artışı,su bitkileri ve hayvanları için ciddi sorunlar yaratmakta ekolojik dengeyi bozmaktadır. Köse Ağzına kurulacak bir termik santral denizin ekolojik dengesini bozacak , yöre halkı için ciddi bir geçim kaynağı olan balıkçılığı olumsuz yönde etkileyecektir. Unutulmamalıdır ki , deniz varlıkları da bir can sahibidir.
YEŞİL BİTKİ ÖRTÜSÜ GAZLARDAN DOLAYI YOK OLMAKTADIR
Termik santrallerin bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar kükürt dioksit ve azot oksitleridir. Bitkilerin bu gazlara en hassas olan ve etkilenen organı yapraklarıdır. Yapraklardaki stomalar vasıtasıyla yaprak bünyesine giren bu gazlar yapraktaki klorofillerin yapısını bozmaktadırlar. Ayrıca yanık etkisi, serbest asit halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilmektedir. Bunlar akut, kronik ve gizli zararlanmadır. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte, kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. Görünmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır.
Kükürt dioksitin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka, yöredeki yağışların ve bağlı nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi artırıcı, bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik etkinliği yok edici bir etkide bulunarak, dolaylı yoldan bitkilerin direncinin azalmasına neden olmaktadır . Bu direnç zayıflığı da zararlı böcek ve mantarların üremesi için gerekli ortamı oluşturur. Bu böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok ederler. Kükürt dioksitin yapraklardan sonra en etkili olduğu yerler bitki besin maddelerinin taşındığı iletim borularıdır. Bu borular vasıtasıyla bu gazın yaptığı zarar bitkinin diğer kısımlarına yayılır. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. Ayrıca polenler ve dişicik boruları zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. Meyvedeki belirtiler bitki bir yıl Kükürt dioksite maruz kaldıktan sonra belirginleşir. Bitkilerdeki termik santrallerden kaynaklanan zararlar yaprak lekeleri, yaprak kurumaları, yaprak ve meyve dökülmeleri, büyümedeki gerileme, solgunluk ve ölümle sonuçlanır.
MUĞLA-YATAĞAN FELAKETİ, KÖSE AĞZINA ÖRNEKTİR
Termik santrallerin etrafındaki bitkilerin tahribi konusundaki en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır. 20 Kasım 1982`de ilk ünitesi devreye giren bu santralin, ikinci ünitesinin 1983`de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. Üçüncü ünitenin 1984`de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 hektar orman sahası kurulduğu için kesim yapılmıştır. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 hektar gibi çok geniş alanda ekosistem bozulmuş; yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş, eski su kaynakları kurumuştur . İşte bu gerekçelerle KÖSE AĞZINA TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ !!!!
TARİH , DOĞA, İNSAN HAYATININ DEĞERİ VE TERMİK SANTRAL
Bütün bu açıklamaların ışığı altında Köse Ağzının seçilmesi düşündürücüdür. Zira , kurulan tersanelerle ile Ereğlinin denize girilebilecek , insanlarının rahat bir nefes alabileceği tek alanı cennet koyumuz Köse Ağzı kalmıştır. Gerçekten de Köse Ağzı Karadeniz`in hepsi birbirinden güzel olan koylarının en güzellerindendir . Köse Ağzı , Uzun Mehmetin taş kömürünü bulduğu yer olarak gerek Ereğlinin ve gerekse Zonguldakın tarihi dönüm noktasıdır. Ayrıca , tam termik santralin kurulmak istendiği yerde bulunan iki adet devasa büyüklükteki tarihi çınar ( kavla ) ağacı sadece Köse Ağzı ile değil , tüm Ereğli halkı ile bütünleşmiştir. Termik santraller modern teknoloji ile güvenlik ön plana çıkarılsa dahi çok aşırı toprak,su ve hava kirliliğine neden olmaktadır . Bunun aksinin iddia edilmesi ve termik santrallerin hiçbir zararının olmadığının söylenmesi açıkça halkın kandırılmasıdır .
HİÇBİR YATIRIM İNSAN HAYATINDAN VE YAŞANABİLİR BİR ÇEVREDEN DAHA ÖNEMLİ VE İNSANCIL DEĞİLDİR !!!
Çevre , piyasa ekonomisi kapsamına alınmadan korunamaz . Ama çevrenin bir değeri yok ! Çevrenin parasal değeri dediğimiz zaman aklımıza gelen tek değer : Sıfırdır . Temiz hava alınıp satılmaz . Hava bedavadır . Kimse , bunun bir fiyatı olabileceğini aklına getirmez . Bu nedenle hava , ekonomik bakımdan sanki değersizmiş sanılır . Çevrenin bir alım satım değeri yoktur.
Suyun parasal değeri nedir? Havanın ? Denizin ? Toprağın? Bir parasal değeri olmadığı için de bütün çöpleri suya atmakta bir sakınca görmüyoruz . Havayı kirletiyoruz . Toprağın yok olmasına seyirciyiz . Neden? Çünkü hava,su,toprak,deniz için bir ödeme yapmıyoruz.Bir şeyin parasal değeri yoksa,istismar edilir.Ama değeri varsa,korunur. O nedenle Köse Ağzı , bağrına bir termik santral kurularak , tüm tabiat değerleri ile istismar edilmek istenmekte , insanlara , doğaya , çocuklarımıza , GELECEĞİMİZE yatırım yapmaktansa kanser soluyan bir tesis inşa edilmeye çalışılmaktadır. Neredeyse her ailesinde 2-3 kanser hastası bulunan Ereğlide artık daha fazla kanser hastası istemiyoruz. İşte bu nedenlerle Köse Ağzına termik santral istemiyoruz !!!!
EREĞLİ HALKININ İSTEMLERİNE UYMAYAN YATIRIM YAPILMAMALIDIR
Diğer taraftan Köse Ağzında kurulacak olan termik santral Ereğlinin hemen yanı başındadır. Bu alanın topoğrafik ve jeolojik durumu termik santral yapımına uygun değildir ve ayrıca bu yöre birinci derecede deprem bölgesidir. Kömür galerileri bu alanın altından geçmektedir. Dünyanın hiçbir ülkesinde kömür çıkarılan alanların üzerinde hiçbir faaliyet gösterilmemekte, orman örtüsü muhafaza edilmektedir. Ayrıca Karadeniz`e atılacak ısı boşaltımları nedeniyle Karadeniz`deki biyolojik yaşam tehlikeye girecektir. Yöre ekonomisi kısmen balıkçılığa dayandığından termik santralin faaliyete geçmesi durumunda bu sektör de zarar görecektir. Unutulmamalıdır ki insanlar kadar bu termik santralden etkilenecek bitkiler ve hayvanlar da bir can sahibidir . Ereğlide Ereğli halkının istemlerine uymayan bir termik santral yapılmamalıdır . Ereğli halkı Köse Ağzına kurulması düşünülen bu termik santrali her ne pahasına olursa olsun istememektedir . Çünkü Ereğlide Ereğli insanları yaşamakta , ne Hattat Holdinin sahipleri ve ne de bu projeye onay verecek siyasilerin hiçbirisi Ereğlide yaşamamaktadır ve nede onların Köse Ağzının neresi olduğundan haberleri dahi bulunmamaktadır. Bir kez Ereğliye gelmiş olsalardı ve bir kez o cennet koy Köse Ağzını görmüş olsalardı arka bahçeleri kadar insanların yaşam alanlarına ve Ereğli şehir merkezine yakın konumda bulunan Köse Ağzına termik santralin kurulamayacağını onlar da anlarlardı !!!
KÖSE AĞZINA TERMİK SANTRAL DEĞİL , ÇOCUKLARIMIZ İÇİN PLAJ İSTİYORUZ
Enerji ihtiyacının her geçen gün arttığı , küreselleşen ve tek kutuplu hale gelen dünyamızda artık tartışılmaz. Ancak , Hattat Holding sahiplerinin belki de hiç adım atmadıkları Balı Mahallesi Köse Ağzı mevkiine termik santral kurma projelerini desteklememiz de mümkün değildir. Neden ? Çünkü Hattat Holdingin sahipleri Ereğli`de ve hele Balı`da , Keşkek Köyünde yaşamıyor . Hiç bahçeniz kadar yakın olan bir yerde termik santral kurulmasını ister misiniz ...? Ereğli`de , gerek Çernobil faciasının ortaya koyduğu etkiler ile ve gerekse Erdemirin saldığı zehirli gazlar dolayısıyla neredeyse her evde bir - iki kanser hastası insan var... Bu sayının daha da artmasını istemiyoruz. Her ne kadar hükümet kurmak istenilen termik santralin çevre dostu ! olduğunu iddia etmekte ise de buna asla inanmıyoruz. Bizler Balı Mahallesi , Keşkek Köyü ve tüm Ereğli halkı olarak Ereğli`nin cennet mekanı Köse Ağzına termik santral değil çocuklarımız - çocuklarınız için plaj kurulsun istiyoruz. Hattat Holdingin yöneticilerinden de Köse Ağzı`na termik santral değil plaj kurulması ve çocuklarımızın burada rahat bir nefes alabilmesi için destek bekliyoruz. Hiçbir yatırım insana yapılan yatırımdan daha değerli olamaz ... Buraya kuracağınız termik santral ile bir kaç milyon dolar kazanacağınıza 200.000 nüfuslu Ereğli halkının sevgisini kazanmayı tercih edeceğinize inanıyoruz .
Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız nedenlerle Köse Ağzına termik santral kurulmasına itiraz etmekte , Ereğli halkının isteklerine aykırı olarak , bu bölgeye ısrarla termik santral kurulması isteğinden vazgeçilmesi gerektiğini belirtmekteyiz. İşte bu sebeplerle Ereğlinin gerçek sahipleri olan biz Ereğlililer Köse Ağzına termik santral kurulmasına sonuna kadar karşı çıkmaktayız. KÖSE AĞZINA TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ.