Sazlar çalıyor gecenin gizemli yarılarını geçtiğinde.
Vuruyor usta, ustalar mızrabı ile tellere.
?Güm? ettikçe insanın içi titriyor.
Alıp götürüyor teller insanı.
Tel?
Teller?
Bir de o tellere dokunan iyi bir usta ise!
Sevgiye ve özlemlere olan tutku akıp gidiyor sanki göz pınarlarından.
Yutkunmamak ne mümkün..
Can yanmış bir kere.
Susmuyor.
Susturulamıyor ki.
Bilen bilir.
Bir kez düştü mü ateş yüreğe, söndürülemez.
Nereye vurursan vur kendini.
İstersen parçala.
İstersen şarkılara vur kendini.
Şiirler yaz bir şeye benzemese.
Taşlara tekme vur.
Bulutların koynunda aydınlık ara.
Saldır.
Dostunun hoşgörüsünü sömür.
Çıldır.
Sonsuzluğa yolculuk yapmaya kadar bir girdabın içinde boğul.
Çıkmazlarını ateş böceği ışıkları ile aydınlatmaya çalış.
Sümüklü bir çocuğun soğuğun ortasında pipisi ile oynamasını izle.
Madencileri düşün.
Laf olsun torbalar dolsun diye anlamsız muhabbetlerin ortasında debelen.
Şavaşların kan kokusuna yönlendir kendini
Okey taşları arasında dağıtmaya kalk beynini kemiren acabaları.
Belki de, bilgi-sayarın tuşlarından al hınçlarını.
Kır.
Dök.
Duvarlara yumruk at.
Belâ ara kendine.
Yeni diyarlarda tek başına bir dünya kur hayallerinde.
Kimi zaman da suç veya suçluların sentezinde boğul.
Öptüğün elleri getir aklına.
Saygı düsturunla kontrol et bedenini.
Yene mi olmuyor.
Anlaşıldı.
Sen ?seviyorum? numarası çekmemişsin.
Sen aşık olmuşsun be arkadaş,
Harika?!
Ne güzel ya.
Bırak senin bu sevdanın büyüklüğünü ezip geçenleri.
Sırtından vurulan hançer veya hançerleri,
Kalleşlik yer ve zaman dinlemez.
Vurur..!
Vurulan ne ilk ne de sonucusun.
Niceleri vurdular.
Sana söylenen ?birinci faciadan ders almadın mı?? sözlerini umursamadığına da yanma.
Kişilik meselesi güzel insan.
Karakterinde varsa bir bozukluk, tükürdüğünü yalama meziyeti tiksindirmez böylelerini.
Boşver?
Sen o duyguyu yaşama şansını ihanete rağmen bulmuşsun ya, şans bu şans?
Noktanın mikronu kadar sana, senin verdiğin değeri verseydi, bu insanlık dışı gerçekler yüzyüze gelmezdin ki.
Bir sor kendine?
-Kim kaybetti?!!
Sen mi?
Yoksa, senin duygusal dünyanı paramparça edip yerlerde sürüyenler mi?
Lütfen sus!
İsyan yok...!
Yakışır mı?
Senin farkın, güzel yüreğini kör jiletle kesip paramparça ederek ailesine sunanların hafifliğine rağmen insan gibi insan olmak değil mi?
Sakın ha!
Bu çizgini asla bozma.
Göndereceğin kınayı da, yüreğinde sevda çiçekleriyle oynaşan gelinlere gönder.
Sen sana yakışmayanı yapamazsın.
Yapmamalısın.
O acı, bir ömür boyu seninle yaşayıp mis kokulu toprağa gidecek olsa bile, çizgini bozma.
Ne bilsin sevgiyi.
Ne bilsin, senin mutlu ettikçe mutlu olabilme dünyanı.
Bilse?
Bilebilse?
Sallamaz ve koşup gelirdi koynundaki çiçek dünyasının içinde, ?üç tık? derdi.
Demedi.
Yine de hoşgör.
Büyük olmak bunu gerektirir çünkü?
Yorumlar