1974 yılında zamanın Genelkurmay Başkanı, Başbakan Bülent Ecevit’ten yüklü miktarda para talep eder. Bu paranın Başbakanlığın “örtülü ödeneğinden” ödenmesini ister.

Örtülü ödenek Başbakanın yetkisindedir, istenilen para ise örtülü ödeneğin neredeyse tamamına yakın bir tutardır. Başbakanın dikkatini çeker.

Bülent Ecevit bu paranın nerede kullanılacağını sorar.

Ödemenin bu güne kadar Amerikan Askeri Yardım Heyetinin olduğu binada görev yapan, varlığından habersiz olduğu “Özel Harp Dairesi” için kullanılacağı söylenir.

Özel Harp Dairesinin ödemelerinin şimdiye kadar ABD tarafından yapıldığını, şimdi kesildiğini, ilk kez o zaman öğrenir.

Sonrasında Kontra Gerilla- Özel Harp Dairesi ile ilgili çok şeyler okuduk çok şeyler duyduk.

O günlerin üzerinde uzun yıllar geçti

...

Meçhul kişinin ilk günlerinden buyana yanında yakınında meçhul bir kişi daha var.

Önce Doğru Yol Partisinde sonrasında Demokrat Partide bulunmuş.

DYP nin Ankara İl Başkanıyken görevinden ayrılıyor, kendi partisinden değil de nedense bir başka partiden, DP’den milletvekili adayı oluyor.

Daha sonra Türkiye Partisinin kurucuları arasında yer alıyor.

Buraya kadar bir istikrarı var, sokağın hep sağ tarafında saf tutmuş. Aynı cenahta birinden çıkmış birine girmiş, oradan oraya dalmış çıkmış ama kendi adına, bulunduğu partiler adına hiçbir yerde kayda geçecek bir başarının altına imza atamamış.

2010 da radikal (!) bir karar alıp sokağın karşısına, sol tarafına geçiyor, Aslında geçmiyor yukarıdan inerek eski müdürü, abisinin kanatları altında yer buluyor, CHP’de PM üyesi oluyor, Genel Başkan vekili, İdari ve Mali İşler sorumlusu oluyor, milletvekili oluyor.

Hakkını vermek gerekir. Abisine layık olmak için elinden her şeyi yapıyor (!)

Gündemimizi aylarca meşgul eden 6’lı masa günlerinde, Abi’si adına” CB adayı olmazsa masanın dağılacağı” tehdidini savuruyor, CB seçimlerinin sonuçlarından öylesine emin oluyor ki Milletvekili adayı bile olmuyor. Seçim sonrası kendisine hangi Bakanlığın verileceğinin hesabını yapmaya başlıyor.

Aslında kazanmaktan korktukları CB seçimi sonrasında, abisi partinin Genel Başkanlık seçimini de kaybedince, tası tarağı toplayıp gittiler diye düşünenler, bu günlerde ne kadar yanıldıklarını anlıyorlar.

Meçhul kişi, meçhul ekibiyle, koşusuna devam ederken,

Geçmişte pek fazla dillendirilmeyen söylemleri ve eylemleri de kendisine eşlik ediyor.

Gazeteci Utku Çakırözer’e, söylediği Laiklik elden gidiyor politikalarını sürdürmeyi doğru bulmuyorum sözleri tekrar konuşuluyor.

Atilla Kart 2017 deki Anayasa referandumunda, seçim devem ederken saat 16,30 da mühürsüz zarfların geçerli sayılması kararını Genel Başkanın kabul ettiğine dair belgeyi gösteriyor,

Ekip çalışmasının bir örneği olarak,

Meçhul yardımcının tekke ve zaviyelerin kapatılmasının toplumu yozlaştırdığı, tekrar açılmaları gerekiyor sözleri hatırlatılıyor

Şu günlerde atanmışın atadığı kerameti kendinden menkul, “meçhul yamak, yardımcı oyuncu’ yu” yeni bir çalışmanın, ülkede yeni bir gündem yaratmanın gayreti içerisinde görüyoruz.

Devletin dili, devletin aklı diyor.

Daralan demokrasi, özgürlüklerin azaldığı dönem diyor.

Bürokratik aklın siyaseti doldurmasından, parlamentonun etkisinin azalmasından söz ediyor

Yeni bir düzenden, yeni kurallardan bahsediyor.

Kamuoyu merak ediyor,

Bunları neden söylüyor? Neyi amaçlıyor (!?)

...

7 Haziran 2026 tarihinde Neo TV kanalının Manşet isimli programında Kemal Anadol ile uzun bir söyleşi yapıldı.

Kemal Anadol,

Tüm bu yaşadıklarımızı yalnızca bir partinin üzerinden değerlendiremeyiz.

Bu, emperyalizmin istediği modelin ülkemizde de yaşama geçirilmesinin önüne taş koyanların, engel olmaya uğraşanların, sahadan silinmesi hareketidir diyor. Yolun üzerindeki engelleri temizlenme çalışmalarıdır diyor.

...

Meçhul kişi, başkanlığına atandığı partinin genel merkezine biber gazıyla, plastik mermilerle girdiğinde, eline Barışın sembolü beyaz güvercinler tutuşturuldu,

Gazetelerde

Genel Başkanlık katında Bozkurt işareti yapanlarla birlikte,

Meçhul kişiye beyaz barış güvercinleri verenlerin, ellerindeki silahlarla çektirdikleri boy boy fotoğrafları yayınlandı.

Nuri ÖZTÜRK / Sapanca