Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın diğer ortakları ile onların iktidarda kalmasını isteyen güç odakları tüm imkanlarını zorlamaya başladı.

En son kozları CHP önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu.

CHP içi kavga olarak gösterilmeye çalışılan bu hamleyi, istesek de istemesek de en azından ilk seçime kadar konuşacağız.

Asıl olan; Kılıçdaroğlu’nu ve CHP’yi konuşurken onları süreçten bağımsız olarak konuşmamaktır. Başta AKP Genel Başkanı Erdoğan ile yakın çevresi olmak üzere, içeride ve dışarıda bu düzenden nemalananlarla birlikte konuşmaktır.

Nitekim CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve arkadaşları ile diğer muhalefet güçleri, Kılıçdaroğlu ve bu senaryoyu yazanların birlikteliğini anlattıkça, iktidarın ne kadar çaresiz duruma düştüğünü bütün dünya görüyor. Lüleburgaz Mitingi bunun son resmi oldu.

Kılıçdaroğlu’nun ne hallere düştüğünü görmek ve inanmak istemeyenler de kısa süre içinde onunla aynı duruma düşecekler. Onlara da iktidarın ve uzantılarının işbirlikçisi olarak bakılacak.

***

Bir önceki; “Kılıçdaroğlu’nu Hafife Almak Zaman Kaybı” yazımda şu ifadelere yer vermiştim;

“CHP önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da deşifre ettiler. Onun da yıllardır bu tezgahın içinde olduğunu üzülerek öğrendik. Ama hala aldatılmışlığını kabul etmek istemeyenler var.”

“Açıkça görünüyor ki, daha önce 13 seçim kaybeden ve milyonlarca insanı oyalayan Kemal Kılıçdaroğlu’na seçim odaklı yeni bir görev verildi.”

“Özel’in, kolunu kanadını kırmaya çalışacak. Başarılı milletvekillerini, başarılı il-ilçe başkanlarını tasfiye edecek. Daha şimdiden tüm belediye başkanlarını hedefe koydu.”

Evet, gelir gelmez saldırıya geçti ve Kılıçdaroğlu’ndan beklenti içinde olmanın zaman kaybı olacağını, herkese gösterdi.

***

12 Eylül 2010 da Anayasa Referandumu vardı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal 10 Mayıs 2010 da kaset operasyonu ile görevinden ayrılmak zorunda kaldı. 26 Mayıs 2010 da K.K CHP Genel Başkanı oldu.

Hukukçu ve tecrübeli bir siyasetçi olarak Deniz Baykal’ın Anayasa Referandumuna ciddi bir muhalefet etmesi beklenirken gelen kaset operasyonu kafaları karıştırsa da kimse K.K’dan şüphelenmedi.

İlk MYK’sında aktif partili sayısı az olunca, K.K Genel Başkanlık hesabı yapmamış, tecrübeli kadrolarla yakın değil diye düşündük.

Referandum mitingleri ve söylemleri de zayıf kalıyordu. Yetersiz, ama samimi diye düşündük.

Anayasa Referandumu; yüzde 58’e, yüzde 42 gibi bir farkla kabul edildi. Hemen MYK’yı değiştiren K.K, kaybettiği tüm seçimlerden sonra aynı şeyi yaptı.

Ekmeleddin vakası, Muharrem İnce olayı, dokunulmazlıkların kaldırılması, 2017 referandumu, 2023 adaylık dayatması ve sağ partilere 39 milletvekilliği vermesini gibi çok önemli hamleleri bir şekilde görmezden gelindi.

Ama 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Kurultay’da delege “artık yeter” dedi.

***

Türkiye’nin belini kıran en önemli olay 2010 Anayasa Referandumu ile FETÖ’cülerin “Yargıyı” ele geçirmesiydi. FETÖ başı, mezardakilerin bile oy kullanmasını isteyecek kadar referanduma asıldı. Referandumun 12 Eylül tarihinde yapılması ve göz boyayan maddeler ile liberaller ve bazı solcular da işe dahil edildi. İmralı’daki PKK örgütünün başı devreye sokuldu ve HDP de tarafsız kaldı.

Yani bu referandumda, karşı taraf tüm güçlerini devreye sokarken CHP’liler, Kılıçdaroğlu’nun bu dönemde göreve gelmesinden şüphelenmedi.

Üstelik ABD çıkışlı bir raporda daha 2008 yılında Deniz Baykal’ın yerine K.K’nın geçeceği yazılmasına rağmen onun üzerine şüpheler yoğunlaşmadı. Nedense, bu rapor o dönemde kamuoyuna duyurulmadı.

***

1 Mart 2003’de, ABD’nin Irak Tezkeresinin TBMM’den geçmesine engel olan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın hesabı 2010’da kesildi. Sorasında CHP, sorun olmaktan çıktı.

1 Mart tezkeresini engelleyen; Abdullah Gül Başbakanlıktan indirildi. Ara seçim ile Recep Tayyip Erdoğan Başbakan oldu ve Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Eş Başkanı olduğunu açıkladı. 2007’de AKP’deki Milli Görüşçüler tasfiye edildi, yerlerine FETÖ’cüler geldi. 2008’de Balyoz ve Ergenekon operasyonları ile askerler tasfiye edildi. (Deniz Baykal için de karar verilmiş). 2010’da Deniz Baykal gitti, yerine Kemal Kılıçdaroğlu geldi. Yani senaryo eski.

(Bu süreci; https://youtu.be/wWT9jbJTyFw?si=aRwO4uUwGHN2e4Hgyoutube@turhanoral67 de, 10 Haziran 2010 tarihli “R.T. ERDOĞAN, D. BAHÇELİ ve K. KILIÇDAROĞLU 400 MİLLEETVEKİLİ ARIYOR” Videomda daha ayrıntılı anlattım.)

#kılıçdaroğlu #receptayyiperdoğan #fetö #denizbaykal