Bizi, sessiz çoğunluğu saf, enayi, hiçbir şeyi fark etmeyen çoğunluk olarak görmeyin. Çok iyi biliyoruz ki, Onu yaşatmadınız çünkü Atatürkçülüğü yaşatmak istemiyorsunuz.
Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu katledilişinin 33. Yılında Kdz. Ereğli’de anıldı. Atatürk Anıtında bir araya gelen bazı parti ve demokratik kitle örgütleri adına konuşan ADD Kdz Ereğli Şubesi Başkan Yardımcısı Bülent Kalyoncu Sözlerine:
“Biz Atatürkçüyüz.
Biz laikiz. Biz antiemperyalistiz.
Biz tam bağımsız Türkiye’den yanayız.
Biz özgürlükçüyüz.
Biz insan hakları savunucusuyuz.
Biz terörün karşısındayız.
Biz yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyız.
Biz Uğur Mumcu'yuz. “ diyerek başladı.
Ortak açıklamanın devamında şöyle denildi:
“24 Ocak 1993 tarihinde otomobiline konulan bombanın patlamasıyla, haince, sinsice, vahşice, gaddarca katledildi Uğur Mumcu. Bu katlediliş yurdumuzdaki tüm süikastlere, faili meçhullere, cinayetlere lanetleme, simgesel olarak karşı koyma, aydınlarımızı, yurtseverlerimizi hüzün ve şükranla anma, onların yüreğimizdeki unutulmazlığını dünyaya haykırma günü haline geldi.
Maalesef Uğur Mumcu cinayeti aydınlanmasa da, niçin katledildiği geçen zaman içinde daha berraklaştı, netleşti. Artık şurası açıktır ki Uğur Mumcu, yönü uygarlığa, çağdaşlığa değil Ortadoğu bataklığına dönük bir oluşması için öldürüldü. Türkiye'nin Uğur Mumcu, Türkiye'nin tüm temel değerlerinin, Cumhuriyetin tüm kazanımlarının yok edilmesi için öldürüldü.
Unutmayalım ki Uğur Mumcu yaşamını düşüncelerini yazarak, araştırmalarını yayınlayıp, söyleşiler yaparak sürdüren bir gazeteciydi. Yazdıklarına, araştırmalarına, kitaplarına, söylemlerine demokratça, medenice, insanca cevap veremeyenler, varsa bir yanlışı açığa çıkaramayanlar, ülkemizde gerçeklerin ortaya çıkmasına engel olmak isteyenler, perde arkasındaki pisliklerini gizleyenler, Türk insanının aydınlanmasını istemeyenler aramızdan aldı Uğur MUMCU’yu.
DALAVERELİ İŞLERİ ORTAYA DÖKTÜ
Bugün Uğur MUMCU, Abdi İPEKÇİ, Muammer AKSOY, Bahriye ÜÇOK, Ahmet Taner KIŞLALI, Gaffar Okkan, Turan DURSUN, Çetin EMEÇ, Hırant DİNK ve çoğu faili meçhul süikastlerle öldürülen aydınlarımız yaşıyor olsaydı ne olurdu? Son günlerde yaşanan yolsuzluklar, adaletsizlikler, Cumhuriyetimize, bağımsızlığımıza, yurtta ve dünyada barış içinde yaşama şartlarımıza karşı gelişen tüm tehditler, soykırım iddiaları bu ölçüde güçlü olabilir miydi?
Uğur Mumcu gerçekleri derinliğine araştırdı. İnsanlık dışı, ahlak dışı; halka, halkın çıkarlarına ters düşen dalavereli işleri ortaya döktü. Bilgilerle, belgelerle, tam bir yüreklilikle. Dürüstlüğü ve çalışma yöntemi ile milyonların kalbinde taht kurmuş bir araştırmacı olarak 'Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz' kendi ifadesini bir atasözü haline dönüştürdü. '
Ödün vermez bir Atatürkçü olarak, Türkiye'nin her yönden gelişmesi ve uygar ülkeler düzeyine ulaşmasının ancak Atatürk devrim ve ilkelerine sahip çıkmaktan geçtiğini söyledi.
Yurdun düşmanlardan kurtarılması ve temizlenmesi için varını yoğunu ortaya koydu. Bu uğurda seve seve kanını ve canını veren yoksul halkın yazdığı destanın, o dönemde tarihin akışını değiştirdiğini söyledi. Mustafa Kemal’in etrafında kenetlenmiş, inanmış insanlardan oluşan 'Kalpaklı Kuvvai Milliyecilerin ' yerli ve yabancı düşmanlara karşı vatanı savunduğunu ve bin bir zorlukla laik cumhuriyeti kurduklarını her fırsatta yazdı.
Onu koruma ve yüceltme görevini yüklenenleri ise yine kendi deyimiyle 'kalpaksız kuvvacı ' olarak tanımladı. Aslında en büyük Kalpaksız Kuvvacı Uğur MUMCU idi.
OLMAZLARI OLDURDU
Mobilya kaçakçılığı ile başlayan hayali ihracatları, gümrük yolsuzluklarını,
Kara para – silah – uyuşturucu – tarikat - terör bağlantılarını – yapanları,
Rabıtayı,
Ülkemizi yönetirken şahsi çıkarlarını düşünenlerin zırhlı araç ve diğer yolsuzluklarını ,
Ülkenin yüksek çıkarları söylemi, maskesi arkasında mafyalaşanları, çeteleşenleri, aramızda kahraman edasıyla dolaşan katilleri, bir çok olayı araştırdı, yazdı, aydınlattı.
Olmazları oldurdu, canı pahasına yurdumuzda olagelen görebildiği ne kadar yanlışlık varsa üzerine gitti.
Buradan ülkemiz üzerinde kirli emelleri olanlara, ülkemizi karanlığa ve kaosa götürmek isteyenlere sesleniyoruz; Bizi, sessiz çoğunluğu saf, enayi, hiçbir şeyi fark etmeyen çoğunluk olarak görmeyin. Çok iyi biliyoruz ki, Onu yaşatmadınız çünkü Atatürkçülüğü yaşatmak istemiyorsunuz.
Onu yaşatmadınız çünkü ülkemizin Meclisinden en ucra köşesine kadar yolsuzluklar, düzensizlikler olsun istiyorsunuz,
Onu yaşatmadınız çünkü ülkemize laikliği değil şeriat düzenini uygun görüyorsunuz, Onu yaşatmadınız çünkü ülkemize tekrar Sevr’i dayatmak istiyorsunuz,
Onu yaşatmadınız çünkü ülkemizde hukuk, düzen, eğitim, refah, teknoloji gelişmesin istiyorsunuz.
SORUMLULUK SAHİPLERİNE ÇAĞRI
Çok iyi biliyoruz ki; bu toprağın aydınlarına sahip çıkmadıkça, cinayetlerin ardındaki karanlığı aydınlatmadıkça, ne Mumcular yattığı yerde rahat edecek, ne de bizler mücadelemizden vazgeçeceğiz.
Yine çok iyi biliyoruz ki; bir gün bu yapılanların hesabı sorulacaktır. İnsanların yaşam hakkını elinden alıp, yaşamlarına son verenlerden, haksızlık ve adaletsizlik yapanlardan mutlaka ve mutlaka hesap sorulacaktır. Karanlıkta kalan cinayetlerin nedenleri açıklığa çıkacak. Yarın, öbür gün, eninde sonunda bir gün.
Bu inanç ile Abdi İPEKÇİ, Muammer AKSOY, Bahriye ÜÇOK, Uğur MUMCU, Ahmet Taner KIŞLALI, Çetin EMEÇ, Turan DURSUN, Gaffar Okkan, Hırant DİNK ve diğer aydınlarımıza yönelik ülkemizde gerçekleşen tüm cinayetlerin, suikastlerin aydınlatılmasını ve yapanların cezalandırılmasını bu ülkeyi yönetenlerden, sorumluluk sahibi olanlardan bir kez daha talep ediyoruz.
Cumhuriyetten, demokrasiden, bağımsızlıktan, laiklikten, emekten ve aydınlıktan yana olanları cinayetlere, haksızlıklara, yanlışlıklara karşı mücadele etmeye çağırıyoruz
Kalbi vatan sevgisiyle dolu bu büyük insanı aramızdan ayrılışının 33. yıldönümünde sevgiyle anıyor, aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyor, ülkemize yaptığı hizmetler nedeniyle şükranlarımızı dile getiriyoruz.
“TÜRK BAYRAĞININ İNDİRİLMESİ ALÇAKLIKTIR”
Ayrıca, Demokratik kitle örgütleri olarak, Türk Bayrağı’nın indirilmesine yönelik bu alçak, açıkça provokatif saldırıyı ve Bayrağımızın gönderden indirilmesine engel olunamamasını kabul edilemez buluyoruz. Bu provokasyonu lanetliyor, şiddetle reddediyoruz.
Bu girişim yalnızca bir bayrağa değil; halkımızın ortak iradesine, Cumhuriyetimizin temel değerlerine, bağımsızlığımıza ve toplumsal barışımıza yönelmiştir.
Türk Bayrağı, bu ülkenin bedel ödeyerek kazanılmış onurudur; şehitlerimizin emaneti, ulusal birliğimizin simgesidir.
Bu değere uzanan her el, karşısında demokratik kitle örgütlerinin kararlı, onurlu ve tavizsiz duruşunu bulacaktır.
ASILDIK EY HALKIM
Provokasyonlardan medet umanlara bir kez daha açıkça ifade ediyoruz.
Ülkemiz de, Bayrağımız da, Cumhuriyetimiz de, halkımızın ortak değerleri de asla sahipsiz değildir.
Son olarak sözlerimizi, Uğur MUMCU’nun 25 Ağustos 1975’teki yazısının bir bölümü ile bitirmek istiyoruz;
Dağ gibi yağız delikanlıydık.
Babamız, sırtında yük taşıyarak getirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı.
Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi...
Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bir gün sesimiz, hepimizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi.
Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz ey halkım.
Unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi
AÇIKLAMAYA İMZA KOYANLAR
Atatürkçü Düşünce Derneği Kdz .Ereğli Şubesi
Alevi Kültür Derneği
Çağdaş Yaşam Destekleme Derneği Kdz Ereğli Şubesi
Kdz.Ereğli Bağımsız Türkiye Partisi
Kdz.Ereğli Barolar Birliği
Cumhuriyet Halk Partisi Kdz.Ereğli İlçe Örgütü
Kdz.Ereğli Çevre Platformu
Eğitim-iş Kdz.Ereğli Şubesi
Eğitim Sen Kdz.Ereğli Şubesi
Kdz.Ereğli Lisesi Mezunları Derneği
Kdz.Ereğli Sanat Kurumu
Kdz.Ereğli Zafer Partisi
#uğurmumcu #karadenizereğli #gazeteci
























