Annem  SAFİNAZ  AKGÜN  Çarşamba  günü  Atatürk Devlet hastanesinde  hakkın rahmetine  kavuştu.

Yoğun Bakımda sürekli  kontrol altında  tutulan  annemiz  Çarşamba  günü  hayatını  devam ettirmesi  gereken  fonksiyonların   tamamen bitmesi üzerine   hayatını kaybetti.

AKGÜN  ailesi olarak  24 saat  belki hastaneden  bir saniye dahi ayrılmadık.BİR  UMUT  bekledik.Babamız  Bilal  AKGÜN   Hacettepe  de hayatını kaybettiği   günlerde  de böyle  bir  tecrübe edinmiştik.Babamızın ölümü  AKGÜN  ailesi olarak  bizleri  adeta yetim bırakmıştı. Babasızlık  yıllarca  bizim hayatımızın  dönüşüm noktalarında  kendini  hissettirmişti. Ancak; anne daha farklı oldu. Annemiz  bizi hayata bağlayan bir fonksiyon  gibiydi.YANDIK,YIKILDIK,işte şimdi Aileye  NÜKLER BOMBA   düşmüş oldu.

ÖNCE  SABIR,SONRA  TAVIR  başlığını neden kullandım.?

Evet  annemiz  15  gün önce  kardeşimin evinde  düşmüş kalça kemiği kırılmıştı.Aynı günün gecesi  Atatürk Devlet Hastanesine  kendisini  acil olarak getirdik.Günlerden cumartesi olunca  tabi ki  ilgi alaka  düzgün olmadı.

ORTOPEDİ  doktoru  öncelikle  ameliyat  dedi.Ancak; garanti vermedi.Yaşı fazla  olunca  RİSK  fazlaydı. Bir iğne vurulmadan  bir serum  dahi verilmeden  annem EVDE TEDAVİ  olur gerekçesiyle  hastanede  servise yatırılmadı.

Op dr.Ersin KURTAR ‘Ben  ameliyata  almadığım  hastayı  servise  yatırmam’ diyerek bizleri  kapı dışarı  etti.Bizde kendi  gayretimizle  bir ambulans bulup  annemizi  eve getirip  5 katı  kalça kemiği kırılmış annemizi bir  battaniye  üzerinde  taşıdık.Annemiz büyük bir acı çekti.Evde bir hafta  hiçbir iyileşme göstermeyen  annemiz kalça kemiğindeki  kırıp sebebiyle  nefes alırken  zorluk çekmeye başladı.ÖDEM  oluştu   düşüncesiyle Yine  Atatürk Devlet Hastanesi  doktorlarından İÇ HASTALIKLARI  uzmanı  dr. Orbay HARMANDAR’a  annemizi getirdik  ve anında  özel odaya  yatırdı.Sonra  tevadisi başladı.Annemiz  bir hafta gelen giden  ile gayet  neşeyle görüştü.Bir hafta pazartesi  gecesi  YOĞUN BAKIMA  kaldırıldı. Yoğun Bakım  onun hiçbir zaman istemediği  tedavi  yeriydi.Çünkü;eşini  Hacettepe de yitirdiğinde  YOĞUN BAKIM da yatıyordu.

Dedik ya önce sabır sonra tavır  Bakıp gördünüz Ersin  KURTAR ile   Orbay  HARMANDAR  arasındaki  farkı gördünüz.

Şimdi  Ersin beyimiz acaba bir vicdan azabı çekiyor mudur?

Bizim ailemiz inanmış bir ailedir.Sabır etmesini de bilir, şükür etmesinide bilir, tavır göstermesini de bilir.

AK PARTİ  iktidarında  SAĞLIK  şöyle gelişti.Böyle  düzeldi.İşte sizlere  düzelmiş bir örnek verdim.Kendi hayatımızdan bir örnek vererek.

YIL: 1926- YIL 2012 

86 yıllık bir ömür  içinde  çile, hoşgörü,sabır, iyilikler, güzellikler,metanet, pozitif düşünce,siyaset, dolu  yıllar  …

Geçti gitti...

Benim annem  öldü.

Benim annem benim için ölmez.

Annem  gerçek bir ülkücü  ve ASENA  olarak bizim mücadelemize destek vermişti.Bir gün dahi  çocuklarının  gittiği yolda  onları  desteksiz bırakmadı.

ÇİLE   dolu  bir ÖMÜR  içinde  ne fırtınalar gördü,yıkılmadı,AİLE   onun etrafında  Babam sonrasında  bütünleşti.

Annem gerçek bir OSMANLI  KADIN dı.