Uzun bir aradan sonra Kandilli’yi  gerçekten özlemle yazmaya devam etmek istiyorum.
 
  Öğretmenlerimden bahsediyordum. Türkan  öğretmenimiz biz kız öğrencilere  çok güzel el becerileri  öğretmişdi . Hala örneklerini  saklarım.

Bir bayanın evlerde yapabilecekleri hemen  hemen her bilgiyi almıştık o yaşlarımızda. Hani köy enstitüsü okullarında öğrencilere gerçek hayatlarında kullanabilecekleri her şeyi öğretirlermiş ya, aynı onlar gibi, her türlü el becerisini  öğrenmiştik.  Ne de olsa ağaç yaş iken daha kolay eğiliyor. Türkan öğretmenimiz ve eşi Nihat bey, hiç Kandilli’yi unutmadılar. Her Kandilli’ler gecesine geldiler. Bizler de hasret giderdik onlarla.

Bu gün coğrafya bilgime güveniyorsam, bunu Kenan beye borçluyum. Çok düzgün Türkçesi vardı. Gözümüz kapalı Türkiye’mizin haritasını çizdirdi bizlere. İyi ki öyle yapmış, memleketimi o yaşlarda  taşını toprağını ezberlemiştim. Marmara denizini çizerken her iki boğazı harita da göstermek beni çok mutlu ederdi.

Geçenlerde belediye otobüsü ile evime gidiyordum. Önde, 70 küsür yaşlarında  bir beyefendi ,bir koltuk arkada oturan 13-14 yaşlarındaki  kız çocuğu ile sohbet ettiklerine şahit oldum.Beyefendi  çocuğa  soruyor ; Kızılırmak  nerede?çocuk, Ereğli’de olmadığını biliyorum. Peki ; Van gölü nerede? Adı üstünde Van da tabii. Sorular peş peşe sıralanıyor. Memleketimizin en büyük dağını söyle bana. Ya, amca, dağların isimlerini bilmesem olmaz mı?  Türkiye’nin komşularını biliyormusun? Çocuk, Irak, ,Afrika, Hindistan diye cevap verince ben kendimi tutamadım artık., güleyim mi ağlayayım mı? İşte böyle…….Neyse…

Resim derslerimizi güzel havalarda bahçede  yapardık. Manzara öyle güzeldi ki, çiz çizebildiğin kadar. Ama benim çizmede çok da kabiliyetim yoktu Buna rağmen, hala ağaçları çizerken aslına iyi  benzetirim. Birde, kapalı havalarda,  masanın   üzerine  konan , içinde  çiçekleri olan  vazo resmini.

Beden eğitimi derslerimiz öylesine dolu geçerdi ki, her türlü etkinlikleri öğrenirdik. Hele  top sahasındaki, 19 Mayıs Gençlik ve spor bayramlarımız bir şölen  havasında  yapılırdı. Bütün  bayramları  anlamlarını vererek,  tüm velilerle birlikte  kutlardık.  Onlara  gösterilerimizi   sundukça çok keyif alırdık. Onlarda bizimle gurur duyarlardı.
Bu vesile ile Kandilli’de yaşayan insanlar bir araya  gelirler ,o gün herkes işini gücünü  bırakıp  akşama kadar  bayramı doya doya  yaşarlardı. Bayramlarımız   beraberliğimiz   için çok önemli bir buluşma günleridir. Bunları ailelerimizle  beraber yaşamamız gerektiğine inanıyorum.


Knadilli yazmakla bitmez devam edecek.