Şehir yapısının kalitesi insan sıhhat ve sağlığı için bir temel niteliğindedir.
Bu günün şehirlerindeki birçok problem fakirlik, eşitsizlik, kirlilik, işsizlik, işe, mallara ve hizmetlere erişim zorlukları, toplumsal bağlılığın azlığı, konut ve diğer alanlardaki düşük kalite ile ilişkilidir.
Şehir planlamasının sosyal, fiziksel ve ekonomik çevreler ile şehirlerin işleyiş şekillerinde etkisi bulunmaktadır. Bu yüzden bu problemleri belirtmede ve sağlık, sıhhat ve hayat kalitesini arttırmada anahtar bir role sahiptir.
Sağlık sadece hastalığın olmaması durumu değildir. Sağlık; fiziksel, zihinsel ve sosyal esenlik halidir. Ulaşılabilecek en yüksek sağlık standardı, ırk, din, politik inanç veya sosyal ve ekonomik koşullar arasında bir ayrım yapmaksızın her insanın temel haklarından biridir.
Genel inanışın tam tersine sağlık birçok mesleğin ve temsilciliğin merkezi amaçlarından biri olmalıdır ve özellikle şehir planlaması sağlıklı bir çevre yaratılması konusunda anahtar bir role sahiptir.
Yalnız kentlerin gelişimi ne yazık ki günümüzde yerel yönetimlerin rant kavgasına terk edilmiştir.
Sağlıklı kent planlamasında plancıların göz ardı etmemesi gereken hedefler vardır: Sağlıklı bir yaşam şekli; sosyal birlik, konut kalitesi, iş, ulaşılabilirlik, beslenme, emniyet, eşitlik, hava kirliliği, su ve alt yapı, iklim v.s... ?den oluşur
Toplum içerisinde arkadaşlık ve destekleyici bir çevre kişiye evinde, işinde yardımcı olabilir, bir hastalıktan sonra sağlığını tekrar kazanmasını hızlandırabilir, depresyonu ve kronik hastalıkları azaltabilir, verimli olmasını sağlayabilir.
Şehir planlaması topluluklar arasında sosyal ağlar yaratamaz. Buna karşın sosyal birlik, insanların tesadüfen tanışabilecekleri güvenli ve doğal sosyal alanların inşaatı ile kolaylaştırılabilir. Şehir merkezlerinin, ticari ortamların ve yerleşim yerlerinin ortak kullanımı sosyal imkânları arttıracaktır.
Yetersiz, güvensiz ve fazla kalabalık barınma koşulları fiziksel sağlığa zarar vericidir. Aşırı kalabalık ruh sağlığı, fiziksel sağlık ve kazalar ile bağlantılıdır. Çok yüksek konutlar ruh sağlığı üzerinde etkilidirler. Depresyona ve kötü bir sağlığa sebebiyet verebilir. Yeterli barınma alanı ve buna bağlı olarak uygun temel hizmetlerin varlığı esastır. Sağlık, eğitim ve dinlenme alanları gibi toplumsal kullanım için uygun yerler planlanmalıdır.
Unutulmamalı ki çarpık kentleşmenin suç unsurları üzerinde büyük etkisi vardır.
Sağlıcakla kalın?